Giriş
(1)

Patron firması

metal69
Patron firmasında çalışıyorum bazen patron alay eder gibi konuşuyor, saygımı bozmak istemiyorum bazen altta kalmıyorum ama bazen de mecbur susuyorum nasıl bir politika izleyeyim buna karşı? Patron firmasından kasıt kurumsal olmayan iki ortağın yürüttüğü bir firma.
Patron firmasında çalışıyorum bazen patron alay eder gibi konuşuyor, saygımı bozmak istemiyorum bazen altta kalmıyorum ama bazen de mecbur susuyorum nasıl bir politika izleyeyim buna karşı?

Patron firmasından kasıt kurumsal olmayan iki ortağın yürüttüğü bir firma.
0
metal69
(16 dk)
olayı şahsileştirmeyin ve duymazdan gelin.

bir insanın karakterini ya da patronluk kültürünü değiştiremezsiniz. Patron firmalarında güç dengesi tamamen tek taraflıdır. İnsan kaynakları departmanı patronun iki dudağının arasında, mobbing kavramı ise 'ılık götlü la bu' seviyesindedir.

Maaşını gününde alıyor musunuz? Sektörde tecrübe kazanıyor musunuz? Cevap evet ise, mesai saatleri içinde duygularını tamamen vestiyere bırakıp içeri gir. Akşam çıktığınız an işi kafasında bitir ve gizliden gizliye iş aramaya başla.
0
galahad reloaded
(1 dk)
(4)

Gün içinde telefon kullanmaya engel olacak meşguliyetler

egerbiryolcu
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Öneril
Bir konuda deneme yapıp telefonla çok ilgilenmemem lazım. Neler yapayım ki telefon kullanmaya canımın sıkılmasına neredeyse hiç vakit bulamayım veya o kadar kendimi kaptırmaliyim ki tek uğraşim o olsun.

Telefondan uzaklaşma kastım aslında WhatsApp tan gruplardan iletişimden uzaklaşmak istemek. Önerilen şey telefondan yapabileceğim şeyler de olabilir yani.
-1
egerbiryolcu
(4 saat)
havuza denize git. yürüyüş yap uzun uzun telefonu yanına alma. spor yap genel olarak.
0
jelly bear
(4 saat)
E book al bir tane. Kitap okuma alışkanlığı edin.
Direkt kitap oku demiyorum. Her an her yerde cebinden çıkarıp okuma şansı vermez kitap.
0
Mirket
(4 saat)
Bilardo oyna.
0
galahad reloaded
(3 saat)
en kolay ulaşılabilecek şey karakalem çiziktirmek gibi geliyor bana bir köşede.
0
pide
(47 dk)
(5)

Crocs alinir mi

Kittie
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
Bazi modelleri yumusak, bazilari sert mi bunlarin? Su an 3500 gibi. Flo'da 2500 ayni model. Flo, orijinal olmayabilir mi? Ve deger mi?
Markaya para vermem gereksiz yere ama cidden konfor sunuyorsa almayi dusunuyorum. Oyle dusunun. Benzer bi konforu h&m eva terlik de yasatiyorsa onu alirim yani.
📊 Crocs nasil?
+1
Kittie
(03.07.26)
Ben kullanamıyorum ayrı ama arkadaşım crocs hayranı. yazın ayakkabı giydiği yok ve çakmalarını da denedi, çok fark ediyor dedi (onun yalancısıyım)
0
kisa
(03.07.26)
şu anda da ayağımda var. yıllardır giyerim. mayıs ayında sezonu açarım, eylülde kaparım. ayrıca işyerinde de ayakkabılarımı çıkartır giyerim. sağlamlık açısından da iyidir.

şortun altına gider, capri pantalon altına gider, araba kullanırken on numara, sahil kenarı yürüyeceksen istediğin gibi suya gir. tek parça ve tabansız olduğundan tabanı çıktı, dikişi attı, yırtıldı derdi yok.

alacaksanız orjinal alın.
0
galahad reloaded
(03.07.26)
bende lite-ride modeli var. bence tabanının rahatlığı iyi ancak nihayetinde naylon bir terlik ve ayağı terletiyor. arada çorapla giyiyorum; çok bayılıyorum diyemem. bence biraz ağır ve ayağı yoruyor bu model. mesela deniz tatiline, gezer'in sandalet tarzı bir terliği var, genelde onu götürüyorum; bence o daha konforlu.
ama kışlık bir botu var, onun hastasıyım. çünkü hem tipi çok tatlı, hem de diğer kışlık ayakkabılarıma göre çok hafif kalıyor. terletme sorunu aynen devam ediyor ama.
edit: bence ankette ara bir şık olmalı: "gideri var" gibi.
+1
lil siztah
(03.07.26)
yııılllar evvel satılan yumuşak modelleri artık üretilmiyor. istediğin parayı ver üretmiyorlar o yumuşak plastik ne idiyse yok şu an. inanılmaz rahat ve terletmiyor onlar, bizim evde hala var mükü bişi. bir de yenilerden var restoranda ayağıma yağ mağ gelir diye her tarafı kapalı bişi aldım çok pişmanım. asla da kullanmıyorum.
0
neira
(03.07.26)
Satıcı flo ise orijinaldir ama brnce 2500 tl edecek bir terlik değil. Terletiyor ve uzun süre kullanımda rahat değil. Mantar tabanlı terlikler daha rahat bence.
0
elorelia
(22 saat)
(3)

Gece ereksiyonu

arbre
Her gün 03.00 05.00 arası uykudan uyandıran bir ereksiyon oluyor 1 aydır. Bu normal mi? Biraz sıkı boxer giyiyorum. Ondan olabilir mi?
Her gün 03.00 05.00 arası uykudan uyandıran bir ereksiyon oluyor 1 aydır. Bu normal mi? Biraz sıkı boxer giyiyorum. Ondan olabilir mi?
-15
arbre
(02.07.26)
yatmadan önce çişinizi yapın. ya da yatmadan önce bol su içmeyin.
0
galahad reloaded
(02.07.26)
Gecenler pek sevmedigim donlarimdan biri vardi ustumde uykudayken, ayni saatlerde normalden siddetli ereksiyonla uyandim, ayni zamanda testislerde de siddetli agri vardi. Tahminimce bolgede beklenmedik bir cesit sikisma oldu uyku esnasinda. Ozetle cevabim normal olur oyle.
0
mbond
(02.07.26)
Kuşunuz son demlerini yaşıyor, son günlerini mutlu mesut yaşatın.
+7
rhan
(02.07.26)
(7)

Cannabis ile ilgili okuduğum bir tweet hakkında yorumları merak ediyorum

birdirbir
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanl
Geçenlerde otun yasalardaki yeriyle ilgili bir zincir okudum sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Sizin terazinizde baskın gelen tutum nedir?

"bu cannabis/marijuana mevzusunun arkasındaki sosyolojik korku inanılmaz bi şey. olay sadece bir bitkinin yasaklanması değil, devletlerin ve otoritelerin insanların bir araya gelmesinden, birbirini sevmesinden ve ırkçılığı unutmasından korkmasıyla ilgili.

1920 ve 30'ların amerika'sını hayal edin. siyahiler ve beyazlar kanunen tamamen ayrı dünyalarda yaşıyor, otobüste bile yan yana oturamıyorlar. inanılmaz katı ve ırkçı bir sistem var. ama bir yer hariç: caz kulüpleri.

bu kulüplerde siyah ve beyaz müzisyenler, sanatçılar, gençler bir araya geliyor. cannabis tüketip müzik yapıyorlar, eğleniyorlar. cannabis'in getirdiği o empati ve rahatlama hissi, devletin yıllardır kurduğu o nefret bariyerlerini patır patır yıkıyor.

insanlar birbirini rengi, ırkı ya da dini yüzünden ötekileştirmemeye başlıyor. tam bir "biz hepimiz biriz" kafası oluşuyor yani. işte otoritelerin kabusu tam olarak burada başlıyor. çünkü sistemi yönetmek için düşmanlığa ihtiyaçları var.

dönemin federal narkotik bürosu başkanı harry anslinger resmen çıldırıyor bu duruma. adamın kayıtlara geçen şöyle bi lafı var: "marijuana içenlerin çoğu zenciler, hispanikler ve caz müzisyenleridir. bu meret, beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor."

yani adamların derdi sağlık falan değil. insanların cannabis içip birbirine sarılması, ırkçılığı reddetmesi ve düzene başkaldırması. uyuşturucuyla savaş dedikleri şey aslında her zaman toplumsal kontrol ve ırkçılık savaşıydı."
-3
birdirbir
(01.07.26)
meseleye böyle bakmak çok naif olmuş. çok romantik bir bakış açısı.
+1
co2s2
(02.07.26)
içerik tamamen esrar güzellemesi yapmak için yazılmış. ama altında yatan başka gerçekler var

-caz mekanlarında insanları buluşturan uyuşturucu değil, müzikti
-insanları birbirini sevmesi, sarılması vs gibi benzetmeler günümüzde herhangi bir barda alkolden sonra yaşanabilen şeyler, uyuşturucu ile alakalı değil tamamen atmosferden kaynaklanıyor.
-uyuşturucuyu savunan kişiler kendilerine dayanak olarak ırkçılığı kullanmaya çalışıyorlar.
-anslinger denen adam ırkçı ve uyuşturucu karşıtı ama "beyaz kadınların zencilerle ilişki arayışına girmesine neden oluyor" diye bir söz söylediği tartışmalı.
-çok fazla ortama girmişimdir ama uyuşturucudan sonra siyahi arayan bir kadın görmedim.
-son olarak da uyuşturucular libidoyu düşürüyor.
0
bravoteam
(02.07.26)
Devletlerin, bireylerin ahlakını veya yaşam tarzını dikte etmek için bilimi ve hukuku manipüle etmesi çok kullandıkları bir yöntem. belirttiğiniz ötekileştirme ve korku, kitleleri yönetmenin en kolay yoludur.

Sonuç olarak; yasaklama mantığının bilimsel değil, ideolojik ve kontrol odaklı olduğu ortada. Günümüz dünyasında bu konunun bir suç olmaktan çıkarılıp; devlet denetimi, tıbbi kullanım, doğru vergilendirme ve halk sağlığı politikalarıyla şeffaf bir zemine oturtulması hem hukuki mantık hem de etik adalet açısından en makul yoldur.
+2
galahad reloaded
(02.07.26)
Göründüğü kadar masum değil, herkeste aynı etkiyi yapmaz, panik ataktan şizofreniye kadar uykuda bekleyen psikolojik rahatsızlıkları katalizör gibi güçlendirip kişinin ruh halini çok kötü duruma sokabilir. Kalp rahatsızlığı olanları tansiyonunu yükseltip zora sokabilir.

Bu yüzden serbest bırakılacaksa bile tıbbi kullanım denilen kontrollü bir serbestlik olursa bundan keyif alan kişiler bir sağlık engellerinin olmadığını bilerek, kontrollü ortamlarda, ne yediğini içtiğini bilerek tüketebilir. Misal yakın zamanda Yunanistan'a gittim, orada bile serbest bırakılmış, hatta havaalanında pasaport kontrol öncesi reklamları dönüyordu ve afişleri vardı, sloganı da : "Yes you CANN!"
+2
kimlanbu
(02.07.26)
@kimlanbu yunanistanda esrar ya da marihuana serbest değildi ve hala serbest bırakmadı da, yanlış bilgi. bahsettiğiniz muhtemelen cbd.
0
zozjotejmnk
(02.07.26)
sadece bu değil, birçok konuda otoritelerin kitleleri yönetmek için korkuyu kullanmasıyla ilgili öfkem artıyor ve gördüğüm kadarıyla bu konuda çok da başarılılar. insanların kendine olan saygısını yitirdiği abuk subuk u*uşturucuları dışarıda bırakarak, bu konudaki korkunun artık abartıldığını düşünüyorum.

zararları kadar faydalarını da konuşacaksak duyurudan bir arkadaşın paylaştığı websitesini iliştirmek isterim: engindusun.com
0
🌸birdirbir
(02.07.26)
1960' larda yaygın olan uyuşturucu kullanımını cinselliği insanların istediği gibi yaşamasını savunan Hippilerin kökeni oralara uzanıyor gibi .

"hepimiz biriz " in çıkış noktası kafayı, aklı yitirmeye sebep olan şeyler olmamalı

İnsanlar bir araya uyuşturucu gibi sebeplerle de gelse uyuşturucunun yokluğunda veya kıtlığında silahlar patlayabilir. Nitekim uyuşturucunun yaygın olduğu yerlerde şuç oranları da
daha fazla .
İslam dininde ise Allah celle celaluhu n rızası için bir araya gelinir ve bu sayede şeytani hastalık olan ırkçılık vs. de kalmaz.
Doğduğumuzda tercihini yapamadığımız şeylerden biri olan ırk sebebiyle insanların birbirine bu sebeple düşman olması kadar akılsızca bir eylem yok gibidir.
0
diyecevaplandı
(02.07.26)
(11)

kredi çeken / kontrolsüz kredi kartı kullanan 70+ anne

la lykia
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şey
bir önceki duyurumun üzerine yine bir aile sorum var.
annemin zaten psikolojisi ve davranışları zaten pek normal değildi. defalarca psikiyatriste de gittik. her gittiğimiz doktor narsisistik kişilik bozukluğu ve okb var dedi. kontrol takıntısı, yönetme isteği, üstünlük kurma ihtiyacı vb. bilindik şeyler.
ben evden ve ondan uzaklaşıp kendi hayatıma baktıkça çıldırıyor, uzaktan bile hissedebiliyorum.
son 6 aydır da kontrolsüz para harcama, kredi kartı kullanımı meseleleri vardı. en son bu hafta bankadan 350k ihtiyaç kredisi çekmiş. babamdan da gizlemiş. mail hesabı benim telefonda tanımlı, bana sözleşmeleri geldi. babama sordum, onun da haberi yok. annem de anında inkar etmiş, sözleşmeleri gösterince "evet, çok ucuzdu, aldım, ne var" falan demiş. öyle mantıklı bir nedeni de yok.
kredinin 12 aylık geri ödemesi 52k ve emekli maaşları 20+20=toplam 40k. öyle bir gelir yok yani.
pandemi döneminde de benzer şeyler yaptı, ilk değil, o zaman da evde büyük krizler çıktı, sonra ben ödedim hepsini.
bu sefer çok net bir şekilde ben yokum dedim, şu an aynı evde de değiliz zaten.
annemle ne yapacağımı bilmiyorum. kontrolsüz harcama dediğim de; mesela evde yemek yapmıyor, sürekli pahalı yemekler sipariş ediyor. kullanması gereken ilaçları elindeki güncel ilaç raporuyla almaya üşenip parayla alıyor, her seferinde eczaneye deli paralar ödüyor vb. gibi şeyler.
ilk akla gelecek şey; akıl sağlığı raporu almak ve vasi atamak ama tabii o işler o kadar kolay değil. annem akıl sağlığı yerinde değildir raporu alacak bir durumda da değil. vereceklerini sanmıyorum.
benzer süreçlerden geçen veya önerisi olan olur mu?
0
la lykia
(01.07.26)
bol bol esra erol ve müge anlı izlemenin faydalarından birini burada göreceğim hiç aklıma gelmezdi.

tam hatırlamamakla beraber eski programların birinde benzer bir durum işlenmişti. medeni kanunda savurganlık nedeniyle kısıtlama diye bir şey var. bunun için anneninize doktor raporu almanıza gerek yok.

ancak bu durumu doktoru ile görüşün derim. Teşhisi koyan psikiyatrist ile (mümkünse babanın) iletişime geçsin. Hastanın rızası yoksa bile doktoru bilgilendirin, durumun finansal boyutlara ulaştığı ve hayati risk (gelirin üstünde borçlanma) yarattığını anlatsın. Belki de yasal süreçle birleştirilerek zorunlu yatış/tedavi alternatifi masaya gelecek.
+4
galahad reloaded
(01.07.26)
Kumar olmasın sakın?
+3
Sattva
(01.07.26)
@sattva; yok değil.
evden çıkmıyor zaten. eve gelen de yok. kredi kartı ekstrelerinde de hiç öyle bir şey yok. akıllı telefon kullanmayı da bilmiyor. yüksek standartlarda yaşamayı seviyor diyelim, emekli olmayı kendine yediremiyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Ah bu çok iyi. Ama yine de güvenli tarafta kalmak için bu parayı ne yaptığıni öğrenin. Dışarda yemekle harcanacak para değil gibi geldi bu miktarlar. Lüks çanta ayakkabı alıyor mu?
0
Sattva
(01.07.26)
Anlaşılan tehlikeli alarm zillerini ya duymuyor ya da daha eksiye girecek ki o zaman duyacak.
Güvendiği dağlara artık her neyse yapay / sanal kârlar buzlarla kapatın .
+1
diyecevaplandı
(01.07.26)
@sattva
evde hiç yemek pişirmiyor artık. hatta bazen kahvaltı bile hazırlamıyor kendisine. sürekli telefonla eve sipariş veriyor.
mesela sabah x yerden 500 tl'ye sandviç. akşam y yerden 1500 tl'ye pizza ve patates.
izmir'in merkezi bir bölgesi. günde 2000 tl'yi buluyordur. ayda en az 50.000 yapıyor.
bu da başka bir konu zaten.
sorduğunuz zaman yemek yapacak hali yok, midesi bulanıyor, yorgun, canı istemiyor vs.
birini tutalım da diyemiyorum çünkü kimseyle anlaşamıyor. ki bakıcı işi beni de maddi olarak çok zorlar, asgari ücret üzerinde aylıklarla çalışıyorlar.
şu an haftada 1 gelen gündelikçi eskiden haftada 3 geliyordu, yemek yapıyordu, onun yemeklerini de yemiyordu, babamla ben yiyorduk, o yine dışarıdan söylüyordu.
bir de işte eczane harcaması çok. sürekli ilaç alıyor. ilaçlar da pahalı. raporunu kullanmıyor. eczane de ayda 10.000 tl tutuyor.
böyle bakınca sırf yemek ve eczane için 60.000 tl civarında bir harcama yapıyor.
makul ve mantıklı davranışlar değil yani, diyaloğa da açık değil, hemen bağırıp çağırmaya başlıyor.
0
🌸la lykia
(01.07.26)
Borç ödemesine yardım etmeyin, en az 1 ay gecikmeye düşsün, kredi puanı düşünce zaten bir daha banka kredi vermez, hatta kredi kartı da kapatılabilir.
0
mikro patlama
(01.07.26)
Siz böyle finansal olarak hep destek olursanız bu hiç bitmeyecek hatta daha da büyüyecek. ve bir noktadan sonra sizi de içine çeken finansal çöküşünüze sebep olacak.
Öncelikle eline kendi kredi kartınızı asla vermeyin. babanızın veya sizin kredi kartı kendisinde asla olmamalı. eger aldıysa ve vermiyorsa bankayı arayın kartımı kaybettim diyin o kartı iptal etsinler
Eger harcamaları kendi kartları üzerinden yapıyorsa bırakın ödemeyin.Çünkü Siz böyle ödedikçe durumda daha da kötüleşecek. ödenmeyince banka önce kartını kredi kartından nakit avans çekmeye kapatır. Ondan sonra da kredi kartını komple harcamalara kapatır. Sonra banka kendisini arayıp borcunuzu ödeyin diye darlamaya başlar. Belki o noktada durumun ciddiyetini anlar. bu süreçte kredi notu da dip yapacak. istese de kredi çekemeyecek red yiyecek.Korkmayın hapse girme durumu da yok. Bu şekilde durumun ciddiyetini anlayana kadar ilerleyin. kartı da kullanıma kapatılmış olur .Siz de her şeyin normalleştigini düşündügünüz bir anda borcu kapatıp yeni hayatınıza merhaba dersiniz
0
limonlu eksi
(02.07.26)
bence bir avukattan özellikle finansal konularda sizi ve babanızı koruyucu tedbirler konusunda fikir alın.
- zamanında bir şekilde yükselmiş kredi kart limitini online bankacılık üzerinden düşürebilir ve annenizin komple nakde dönmesini teşvik edebilirsiniz.
- banka müşteri temsilcisiyle, aile hekimiyle, eczacıyla konuşabilirsiniz. nasıl destek olabilecekleri konusunda fikir alışverişinde bulunabilirsiniz. mesela kimi tanıdık eczaneler ilacı "borç" verip, aile hekiminden sonradan alınan reçeteye sayabiliyor.
- mahalle esnafıyla/sık alışveriş yapılan yerlerle konuşup "deftere" yazmamalarını, maddi durumlarda size/babanıza güvenmemelerini hatırlatabilirsiniz.

bu arada siz de bu şekilde annenize "karışıyor" olmuyor musunuz? ailenize bağımlı değilseniz, evinizi hayatınızı ayırdıysanız, maddi beklentiniz yoksa siz neden karışıyorsunuz? hem ailenizden ayrılmaya çalışıp hem de dışarıdan müdahil oluyorsunuz. sonra da ailem bana çok bağlandı diye şikayet ediyorsunuz.
0
tnz
(02.07.26)
size birşey olmaz da babanıza yazık. asıl bu süreci yönetmesi gereken kişi o.

mümkünse parayı elinde alıp kredinin ödenmediği bir dönem ile annenizin bir daha kredi-kredi kartı almamasını sağlamak olur. tabi bu süreçte bir sürü faiz masraflar hatta icralık süreçler olabilir babanız da üzülebilir.

gerçi destek olmayınca bu kredi zaten patlayacak gibi duruyor. muhtemelen ilerleyen aylarda hesaptaki paradan kendi kendini ödeyecek ve oradan da harcama ile ayda 80-90 bin eksilerek 3-4 ayda hesaptaki para bitecektir.

ev kira değilse, araba, arsa gibi varlıklar varsa bu süreçte icraya konu olabilir çok daha büyük maddi zararlar yaşamak ya da istemeseniz bile borcu kapatmak zorunda kalabilirsiniz.
0
orpheus
(02.07.26)
çözüm çok basit: kredi kartı vermeyin. nakit verin. ona göre kendini ayarlasın. bu yaşta bunu öğretmek zor. ödemelerini yaptıkça siz bu davranışlara devam edecek, arkası toplanıyor çünkü.
0
deartheodosia
(02.07.26)
(8)

Sosyal medyada artan incel sayısını neye bağlıyorsunuz?

pembe nohut
En alakasız paylaşımların altında bile kadınlara hakaret eden, sürekli saldırgan, ilişkisi olan erkeklere düşman, oradan buradan duyulmuş yanlış biyoloji bilgileriyle kadınların özgüvenini kırdığına inanan, kadına yönelik şiddeti öven... daha sayabilirim de böyle bir erkek grubu türedi. Önceden bu k
En alakasız paylaşımların altında bile kadınlara hakaret eden, sürekli saldırgan, ilişkisi olan erkeklere düşman, oradan buradan duyulmuş yanlış biyoloji bilgileriyle kadınların özgüvenini kırdığına inanan, kadına yönelik şiddeti öven... daha sayabilirim de böyle bir erkek grubu türedi.

Önceden bu kadar yaygın değildi sanıyorum, sosyal medyada aktif olmama rağmen pek görmüyordum. Sizce sebebi ne? Ülkedeki genel buhran hali, ekonomik olarak çökmek, umutsuzluk desem bunların kadınlardan ziyade sadece belli bir grup erkekte bir şeylere sebep olmasını neye bağlıyorsunuz?
+4
pembe nohut
(01.07.26)
Bazıları herşeye düşman. Filozof Atakan’a bile düşman olan, ona ana avrat küfreden kocaman adamlar vardı. O yüzden kafanızı takmayın.
0
tadartatmaztadantatar
(01.07.26)
Bu dönemsel trendlerle alakalı. Şu anki erkek çocuklarındaki trend bu. Tabii ki dönemin şartlarıda etkili. İnsanoğlu en kolay kabul görüp, rahatça gizlenip, nefretini rahatça ifade edebileceği gruplara girmeye meğillidir. Ülkü ocakları, naziler, cemaatler, aşiretler vb. Erkek çocuklarının kafası çalışmıyor, iş bulamıyor ve kendisini ön plana çıkaracak bir özelliği de yoksa ulaşamayacağı gruplara saldırarak çoğalıyor. Bizim toplumumuz için bakarsak düşük sosyo ekonomik grupta zaten çocuk bakımı yok, erkek çocuğu çalışmıyor ve okumuyor. Ne oluyor bu tarz gruplara uyumlanıyor. Gerçekten ergen erkek sorunu tüm toplumlarda ilgilenilmesi gereken bir durum.
+4
mikahakkinen
(01.07.26)
Geleneksel toplumlarda erkeğe biçilen en temel rol; para kazanan ve evi koruyan olmaktır. ekonomik çöküş ve geleceksizlik, incellerin ellerinden bu rolü tamamen aldı. Bir ev, araba sahibi olamayacağını, hatta kendi hayatını bile idame ettiremeyeceğini gören genç erkek, sistem karşısında büyük bir çaresizlik yaşıyor.

inceller; hak ettiğini düşündüğü dünyayı bulamayan ve bunun faturasını sistem yerine kadına kesen bir hayal kırıklığı ürünüdür. yarak gibi adam deriz ya, o tanım bu tanım işte.
+8
galahad reloaded
(01.07.26)
aynı şekilde erkeklere saldıran kadınlar da türedi. insanlar çok mutsuz ve bu mutsuzluğun bir sebebi/günah keçisi olmalı.
0
ruhlardan esinlenen karga
(01.07.26)
sağcı propaganda. steve bannon'un 4chan üzerinden genç erkekleri radikalize etme planları ifşa olmuştu.

başarılı da oldular.

ki oyun çevrelerinde bu durum çok daha vahim. eskiden topluma göre daha progresif bir alanken, şu an çok daha yobaz oldular.
+1
aguen
(01.07.26)
eksi veren kişi buyur random karşıma çıkan twit;

i.hizliresim.com
-2
ruhlardan esinlenen karga
(01.07.26)
Adamın ölümüne sevinmemişler ya. Kadınlar sürekli ne hikmetse yüksekten düşüp ölüyor ya sözde kaza olarak, yine öyle bir cinayet durumu mu söz konusu diye düşünmüşler ve olmadığını öğrenince sevinmişler. Olay bu.
+1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(01.07.26)
Ne bilirkişiyim ne uzmanım ne bir şey. Tamamen uyduruyorum. Ama inanarak uyduruyorum.

Bunun (ve belki daha bir çok şeyin daha) sebebi veya sebeplerinden biri( küçük bir coğrafyada birbirinden ÇOK farklı kesimlerin bir arada yaşıyor olması. Bakıyorsun kimisi Amerikan dizisinde yaşıyor, kimisi daha taş cilalıyor. Kimisi manitasıyla aynı evde yaşıyor, yahut ne bileyim tatile gidiyor, kimisi misafirlikte karşı cinsten kuzeninden bir bardak su alırken konuşmadan gözlerini halıda sabit tutması gerektiğini düşünüyor. Kimisi için kızlı erkekli arkadaş grubuyla bir kafede bir yerde oturmak gayet sıradan bir şeyken kimisi için herhangi yabancı bir kadınla iletişim kurmak kalp krizi sebebi. Kimisinin manitasıyla düzenli seks hayatı var, kimisinin ahırdaki Karakaçan’la.
Bu örnekler belirgin zıtlıklar. Benzerler arasındaki farklılıkları da düşün üstüne bir de.

İşte tüm bu insanların hepsi bir arada yaşıyor. Hepsinin çok büyük bir kısmı İstanbul’da yaşıyor, hepsi sosyal medyada aynı şeylere denk geliyor.

Herkes kendi gibilerle izole şekilde yaşasaydı mesela, nefret bu kadar da yüksek olmayacaktı.

7 sülalesinde tek bir kişide otomobil olmayan kişi, akşama kadar uzaktan veya ekrandan Mercedes ferrari izlese, sürene de gıcık olur, otomobile de markaya da reklama da. Lastik imalatçısına kadar söver bu adam.

(Kadının kapıdaki köpekten daha fazla kıymet görmediği kültürden gelip, eğitimli, makam sahibi, yönetici vb kadın görenlerin ve belki de bunlarla sorun yaşayanların dellenmelerini de başka soruda anlatırım.)
0
lazor
(02.07.26)
(5)

Yurtdisindan Hoparlor getirmek ve gumruk ile ilgili soru

inte17
4 adet Bose soundlink gen 2 getirecegim. 2 tanesi bana ait acilmis sirt cantamda diger 2 tanesi paketinde bavulda. Toplam deger 430 Euro altinda kaliyor. Hayirdir derler mi?
4 adet Bose soundlink gen 2 getirecegim. 2 tanesi bana ait acilmis sirt cantamda diger 2 tanesi paketinde bavulda. Toplam deger 430 Euro altinda kaliyor. Hayirdir derler mi?
0
inte17
(29.06.26)
Bir şey olmaz al getir.
0
duptıs
(29.06.26)
derler, ticari işleme çekerler. sadece 1 adet hakkınız var. değeri önemli değil.

gümrük mevzuatını araştırabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(30.06.26)
değeri çok önemli değil, ps5 pro sokan bir sürü kişi var, 800euro bi de o. ama aynı cihazdan 4 tane problem. gümrüğe çağırlarsa sağlam dikkat çeker. çağırmazlarsa anca öyle olur.
0
substituent
(30.06.26)
4 tane problem yaratabilir.
her ihtimale karşı diğerlerinin de paketlerini çıkartıp faturasını yanında bulundurmak daha iyi olur.
0
duyuruuser
(30.06.26)
1 tanesi yasal hakkınız. diğerleri riskli vergisini verdirmenin yanında duruma göre kaçakçılığa bile sokabilirler.
0
jülsezar
(30.06.26)
(6)

Hediye fotoğraf makinesi alacağım, bu işlerden anlayanlardan

neden beni sevmedin
yardım rica etmeye geldim.fotoğrafı çekince o an basıp makineden fotoğrafı çıkaran cihazlardan alacağım.hediye edilecek kişi kadın. bu aletler hakkında bilgim yok denecek kadar az. internetten değil, fiziki mağazadan almak istiyorum. mesela şu ürünler nasıl? epey yaygın sanırım. kitapçılarda falan d
yardım rica etmeye geldim.
fotoğrafı çekince o an basıp makineden fotoğrafı çıkaran cihazlardan alacağım.
hediye edilecek kişi kadın. bu aletler hakkında bilgim yok denecek kadar az.
internetten değil, fiziki mağazadan almak istiyorum.

mesela şu ürünler nasıl? epey yaygın sanırım. kitapçılarda falan da görüyorum. fujifilm markası ürünü galiba?
www.instax.com.tr

çok uyduruk birşey de almak istemiyorum. 20 bin TL ye kadar bütçe ayırabilirim.
ne önerirsiniz? her türlü öneriye bilgiye ihtiyacım var.
0
neden beni sevmedin
(26.06.26)
instax mini 12 sanırım son çıkan. bende 9 u var. tatlı bir şey. bana da hediye gelmişti. dr da falan 7-8 bine setlerini satıyolar diye hatırlıyorum bu aynı seti. alınır. sağlam cihaz yani senelerdir benimkine bir şey olmadı.

sadece yorumum şu olacak ek olarak: filmleri çok pahalı :')
0
chanandler bong
(26.06.26)
Canon zoe mini s.. hem sipsak cikariyo hem telefondaki fotpgrafi basiyo. Sipsak kalitesi cokii diil, yazdirma kalitesi iyi

Instax 5 evo.. yine hem sipsak hem foto yazdrma. Sipsak kalitesi daha iyi canondan. Yazdrma kalitrsi de guzel
0
üğpoıuy
(26.06.26)
en iyisi Instax Mini Evo bence.

yanına 2-3 tanede film ekleyin.
0
galahad reloaded
(26.06.26)
Gerçekten istediği bir şey değilse bence almayın. İşletme maliyeti yüksek, bir süre sonra çekmecede tozlanmaya mahkum gibi bir şey.
+2
orient blue
(26.06.26)
Kendisinin karakterine göre model bakmak daha uygun, ben mesela bu makinelerden çok istiyordum ama şu renkli olan modelleri hiç beğenmiyordum tesadüfen instax mini 90 neo classic hediye geldi dünyanın en mutlu insanı oldum, bu renkli ya da büyük olanlardan biri gelse hiç hoşuma gitmezdi.

Bu yüzden model bakarken son çıkandan ziyade karşı tarafın karakterini düşünmek lazım.
Bir de yanında en azından 20'li kağıtla birlikte hediye edilmeli bu tür bir makine.
0
mutekebbir
(26.06.26)
www.beymen.com

iki yıldır kullanıyoruz. çekilen fotoğrafı basmadan önce görüntülemek en büyük nimet bence
+1
kablelvuku
(26.06.26)
(1)

2000-2010 arasinda Radyo Mydonose, Radyo 5 vs. dinleyenlere bir sarki/sarkici sorusu!

Sour
Erkek sarkici, pop. Sarkida su sozlerin gectigini hatirliyorum: "yesterday, there was a flash of light.... my dreams..." bilen var mi? Kanye West degil tabii ki. Dedigim gibi sarki pop.
Erkek sarkici, pop. Sarkida su sozlerin gectigini hatirliyorum: "yesterday, there was a flash of light.... my dreams..." bilen var mi? Kanye West degil tabii ki. Dedigim gibi sarki pop.
0
Sour
(25.06.26)
galahad reloaded
(26.06.26)
(5)

Laptop aldım çalıntı mı çıktı?

ananiyimioguz
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.Cih
Selamlar, bir süredir sahibinden com da gözüme kestirdiğim bir laptop vardı.
Piyasası hep 150-200bin tl ama bir türlü öyle bir bütçe ayıramıyordum.

En son adamın 130bin tl ye düştüğünü görünce + Kendi eski laptopum ve xbox ımın satılmasına denk gelince, farkı da kredi çekip kapatayım, alayım dedim.

Cihaz şu: www.hepsiburada.com

Ram krizi + ssd krizi derken hem yatırımlık hem performanslık olsun dedim hani 130k ya görünce.
Şu zamanda nerede bulucaz rtx 5090 başka...

Bu arada aynı laptop 140-170 arasına var 2.elde yani çok da piyasasının altına almadım ama olsun.

Neyse adamı aradım, dedi ki bursadayım, elden satıyorum. Daha önce aldığım arkadaş kargo ile ilgili bir şeyler yaşamış, başkası mı ne almaya çalışmış o yüzden kargoya girişmiyorum dedi. Gelip görün alın veya bir tanıdığa söyleyin en azından o gelsin dedi. Ben de tanıdık bulamadığım için adamı görüntülü aradım cihazı gösterdi, bilgilerini istedim falan.

İlk sıkıntı şurada çıktı, adamın attığı hepsiburada faturası bir kadın adına alınmış, 199 bin tl ye alınmış. Ama 7 ay önce bu cihaz 199bin tl değil daha ucuz.

Ben de hepsiburada da çalışan bir arkadaşı aradım bu faturayı teyit edebilir misin diye.
Adam dedi ki bu sipariş numarasına ait cihaz bu çıkmıyor başka bir cihaz çıkıyor macbook pro diye. Ama faturayı görseniz cihazın ek kodlarına kadar falan fatura doğru gibi duruyor.

Neyse dedim bir karışıklık oldu herhalde, cihazın servisini arayayım seri numarasını vereyim, en azından garantisi devam ediyor mu ona göre alayım dedim. Adamlar da faturaya göre yine çıkartamadılar. Seri numarasına göre çıkardılar. Evet garantisi devam ediyor getirirseniz seri numarasından da yardımcı olur sorun değil dediler.

Zaten benim aldığım adam da istanbuldaki arkadaşımdan almıştım, kendisi masaüstüne geçmeye karar vermiş, o yüzden ben almıştım. Alırken de gider göstermek için eşinin adına bir şirket üstüne almışlardı demişti.

Ama faturada şirket ismi yazmıyor. Eşinin ismi yazıyor Fatma Gümüş tarzı... Ama game garaj ı aradığımda isim çıkmıyor mesela Moda Sepetim tarzı bir firmaya kesilmiş faturasu diyorlar.

Neyse ben garantiyi duyunca çok sorgulamadım, cihazı aldım. Gidemediğim için de adamı görüntü aradım, çoluklu çocuklu bi adam, kargolarken de aradı, kargoda da aradı, en son teslim ederken ben parayı açıklama da girerek gönderdim. Adam kargoladı kutusu falan herşeyiyle. Cihaz elime sağlam ulaştı, çizik dahi yok iyi güzel.

Ama cihaz oyunlarda biraz ısınınca kapanıyordu. Aha dedim sorunlu cihazmış o yüzden elden ele geziyor herhalde dedim. Adamı aradım, yok bende öyle bir sorun yoktu çoluk çocuk açmaya vakit bulamıyorum, bir de nakit lazımdı ondan sattım dedi.

Servisi aradım dedim böyle böyle... Temiz windows kurun sitemizden driverleri yükleyin düzelir dedi ama yine düzelmedi. Neyse en kötü garantisi var servise gönderirim dedim. Ama o sıralarda da uğraşmaya devam ediyorum, meğer ekran kartı driverlarında bir sorun varmış, son sürümlerde (yakın zamanda) düzeltilmiş. Nvidia dan son sürüm indirince sorunlar düzeldi. Cihaz aslanlar gibi çalışıyor 4k render, 4k AAA oyunlarda falan denedim performansı çok iyi. Kapanma/ısınma falan yok.

Sonra adama dedim işte sorun düzeldi haber vereyim dedim, cihazda sıkıntı yokmuş. Adam da evet zaten yoktu bişey olsa biz garantiye gönderirdik, hatta arkadaşa yine sordum sende oldu mu ben de cihazı sattım bi adama bak kapanıyormuş falan diye ama o da bir problemi yoktu demiş.

Neyse cihaza ben alıştım bütün kurulumlarımı yaptım. Eski laptopbumu sattım yedeklerini buna aldım falan normal kullanıyorum. Fatura için adam beni tekrar aradı ya kusura bakmayın ben tekrar istedim arkadaştan ama arkadaş eşiyle boşanmış, konuşmuyorlarmış, yazmış ama takmamış falan dedi. Ben de haydaa şansa bak neyse ne yapalım zaten garanti sorunu yokmuş dedim.

Aradan 1 hafta geçti. Bu benim aldığım adam dedi ki ya dedi beni ifadeye çağırdılar, güya birisi bu laptopbun seri numarasını verip, bu cihaz benim, ben bunu birine kargolayacaktım, araya başkası girip almış demiş. Ama fatura falan ibraz etmediği için de neye göre şikayette bulunmuş anlamadım dedi. Ben de bu cihazı istanbuldan, arkadaştan, dolap üstünden göndermesini istemiştim, tüm kayıtlarım duruyor, ifadede bunları anlattım dedi.

Arkadaşı da tekrar aradım iste şu faturayı bak sorun çıkıyor dedim dedi. Tekrar ulaşmaya çalışacakmış bakalım haber bekliyoruz. Size de bir şey geleceğini sanmıyorum sizle de sonuçta yazışmalarımız falan duruyor ama bir şey gelirse normal açıklarsınız işte dedi. Sonuçta iban var açıklama var kargo var vs.

Eğer bir sorun çıkarsa falan da cihazı sizden geri satın alırım ne yapalım çözeriz bir şekilde dedi.

Ben de açıkçası tekrar verme taraftarı değilim kredi de çektim zaten bana biraz daha pahalıya geldi dedim. Ya neyse bişey çıkacağını sanmıyorum da çıkarsa bakarız dedi.

Bu arada bu şikayet 3 ay önce açılmış. Yani ilk sahibinin satmaya çalıştığı döneme denk geliyor sanırım. Seri no sunu nerden biliyorlarmış dedim, e soran olursa atmıştır dedi fatura seri no falan ben de size attım dedi.

Yani ben bu olaydan hiç bişey anlamadım. Acaba zamanında biri almaya çalıştı, içinden orijinal faturasını aldı sonra sahta koydu, zaman sonra da benim diye dava mı açtı?

İlk sahibi dolandırıcı da en başından evrakta sahtecilik yaptı da faturayı mı değiştirdi?

Yoksa eşiyle bozuşup ayrıldılar da şikayette bulunan eski eşi mi?

Ben hiç bişey anlamadım... Cihazı geri satayım mı? Beni bağlayan bir şey var mı? Bu tarz bir şey yaşayan var mı? Ne yapmak lazım?
0
ananiyimioguz
(24.06.26)
Bu arada cihazın kendi orijinal kutusu + orijinal kolisi + jelatinleri + teyit edemediğimiz faturası falan eksiksiz bende yani bu şekilde çalıntı olacağını sanmıyorum.

Ya daha önce birisi kargo ile almaya çalıştı sonra biri araya girip almaya çalıştı (bu çok yaşanıyor yıllardır duyuyorum) ama kargocu vermemiş mi ne olmuş geri dönmüş.

Acaba diyorum bu şekilde dolandırmaya çalışanlar 2. adım olarak böyle bir şeyi mi deniyorlar hani başarısız olurlarsa... anlamadım.

Fatura neden uyuşmuyor onu da anlamadım. İlk sahibinde mi bi şeylik var bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(24.06.26)
Bunu kim okur?
Birazını ben okudum ve güven vermedi cihaz
+5
artıküyeolmakistiyorum
(24.06.26)
Özet:

Sahibinden üzerinden uzun süredir takip ettiğim RTX 5090 ekran kartlı Game Garaj Slayer5 laptopu 130 bin TL gibi piyasasına göre uygun bir fiyata, havale ve kargo yoluyla satın aldım. Cihaz elime ulaştığında yaşadığım ısınma ve kapanma sorunlarını Nvidia sürücülerini güncelleyerek kendim çözdüm, donanımsal bir sıkıntısı yok. Ancak asıl can sıkıcı ve dolandırıcılık şüphesi uyandıran tuhaflıklar evrak ve geçmiş kısmında patlak verdi.

​İlk olarak, satıcının bana gönderdiği Hepsiburada faturası tamamen sahte çıktı; sipariş numarasını teyit ettirdiğimde o kodun aslında bir MacBook Pro'ya ait olduğu anlaşıldı. Üstelik bu sahte faturada bir kadın ismi yazarken, Game Garaj yetkili servisini arayıp seri numarasından sorgulattığımda cihazın asıl faturasının "Moda Sepetim" tarzı kurumsal bir firmaya kesildiğini öğrendim. Satıcının hikayeleri de sürekli değişmeye başladı; faturanın aslını istediğimde cihazı aldığı arkadaşının eşiyle boşandığını, küs olduklarını ve bu yüzden evraklara ulaşamadığını iddia etti.

​İşin en tuhaf ve tehlikeli kısmı ise cihazı aldıktan bir hafta sonra yaşandı. Satıcı beni arayıp, birisinin 3 ay önce bu cihazın seri numarasını vererek "kargoda araya girip malımı çaldılar" diyerek şikayetçi olduğunu ve kendisinin ifadeye çağrıldığını söyledi. Şikayeti yapanın elinde fatura yok, sadece seri numarasını vermiş ama şikayet tarihi tam da cihazın ilk sahibinden çıktığı döneme denk geliyor. Tüm bu sahte fatura kurgusu, çelişkili boşanma bahaneleri ve satıcının işler sarpa sararsa "cihazı senden geri satın alırım" şeklindeki şüpheli teklifi, ortada ya kargo üzerinden dönen bir sazan sarmalı dolandırıcılığı ya da sahte evrakla mal kaçırma durumu olduğunu gösteriyor. Ben ödememi ibana açıklamalı olarak yaptım ve tüm yazışmalarım duruyor, hukuken iyiniyetli alıcı konumundayım ancak arka planda dönen bu sahtecilik ve 3 ay önceki polis şikayeti durumu fazlasıyla mide bulandırıcı.
0
🌸ananiyimioguz
(25.06.26)
Satıcıyla ilişkini kesmeni tavsiye ediyorum. Savcılık çağırırsa ifadeni verirsin. Daha fazla yazışma istersen
0
hebanon
(25.06.26)
kardeşim çok uzundu. yapay zekaya analiz ettirdim. şöyle yol gösterdi :)

---0---

Durum tam bir "sahte fatura/çalıntı veya uyuşmazlık malı" sarmalı. Ekşi Duyuru kullanıcısının iyi niyeti ve cihazın performansından memnun olması, maalesef hukuki riskleri ortadan kaldırmıyor.

Buradaki en büyük tehlike; faturanın sahte çıkması, sipariş numaralarının uyuşmaması ve cihazın seri numarası üzerinden "Emniyeti Suistimal" veya "Nitelikli Dolandırıcılık/Hırsızlık" dosyasına konu olmasıdır.

Ekşi Duyuru kullanıcısına iletmen için durumu analiz eden ve adım adım ne yapması gerektiğini anlatan net bir cevap taslağı hazırladım. Direkt kopyalayıp iletebilirsin:

🚨 Durum Analizi: Sen Nereye Düştün?
Burada çok büyük bir evrakta sahtecilik ve muhtemelen adli bir uyuşmazlık var. "Eşimden boşandım", "Fatura başkaydı", "Kargoda araya biri girdi" hikayelerinin %99'u dolandırıcılık veya mal kaçırma davalarında uydurulan klasik senaryolardır.

En büyük riskler şunlar:

Fatura Sahte: Hepsiburada ve GameGaraj teyitlerinde faturanın başka cihaz ve firmalara ait çıkması, elindeki faturanın Photoshop olduğunu netleştiriyor. Bilerek sahte fatura düzenlemek ve bunu kullanmak ağır suçtur.

Cihaz Çalıntı/Hukuksuz Olabilir: 3 ay önce açılan soruşturma, muhtemelen cihazın bir şekilde (belki kargodan, belki illegal yollarla) el değiştirmesiyle ilgili. İfadeye çağrılan satıcı seni "Cihazı geri alırım" diyerek yatıştırmaya çalışıyor çünkü olay adliyeye intikal etmiş durumda ve ucu ona dokunuyor.

İyi Niyetli Üçüncü Kişi Korunmaz: Eğer cihaz gerçekten hırsızlık veya dolandırıcılık malıysa, sen parasını ödemiş olsan bile "iyi niyetli üçüncü kişi" sayılmazsın (çünkü piyasa fiyatının altında ve şüpheli bir faturayla aldın). Savcılık kararıyla cihaza el konulabilir ve para ödediğinle kalırsın.

🛠️ Ne Yapman Lazım? (Adım Adım Eylem Planı)
Cihazı çok sevmiş olabilirsin, kredi çekmiş olabilirsin ama şu an hukuki olarak kendini sağlama almak zorundasın.

1. Kanıtları Hemen Dijital ve Fiziksel Olarak Yedekle
Satıcıyla olan Sahibinden.com mesajlaşmalarını, WhatsApp konuşmalarını (özellikle görüntülü aradığını, durumları anlattığını) hemen ekran görüntüsü al ve PDF olarak yedekle.

Parayı gönderdiğin IBAN dekontunu (açıklamalı olanı) bilgisayarına indir ve çıktısını al.

Kargo fişini, sana gelen kutunun üzerindeki barkodları sakın atma, fotoğraflarını çek.

2. Cihazı Kesinlikle Geri Satma / İade Etme
Satıcı sana "Getir abi ben paranı vereyim cihazı geri alayım" derse sakın kabul etme. Olay mahkemelik/karakolluk olmuş. Eğer sen cihazı adli süreç başlamışken satıcıya geri verirsen, yarın polis kapına geldiğinde "Cihaz nerede?" sorusuna cevap veremezsin ve "delil karartma" veya "suç eşyasını bilerek elden çıkarma" şüphelisi konumuna düşersin.

3. Savcılık/Polis Çağırırsa Ne Yapacaksın?
Büyük ihtimalle o ifade zinciri sana kadar uzanacak ve kolluk kuvvetleri seni de çağıracak.

Korkmana gerek yok: Sen bu cihazı illegal bir yolla çalmadın, parasını piyasa şartlarında ödeyip legal kargo ile aldın.

İfadeye çağrılırsan yukarıda bahsettiğim tüm kanıtları (dekont, mesajlar, kargo fişi) bir dosya yapıp götüreceksin. "Ben iyi niyetli bir alıcıyım, faturanın sahte olduğunu sonradan öğrendim, satıcıya güvendim ve paramı IBAN ile gönderdim" diyeceksin.

4. Son Çare: Parayı Kurtarma Durumu
Eğer savcılık cihaza el koyarsa (ki ihtimaller dahilinde), senin yapacağın tek şey kalıyor: Sana bu cihazı satan adama karşı "Sebepsiz Zenginleşme" veya "Dolandırıcılık" davası açarak ödediğin parayı (ve çektiğin kredinin zararını) hukuki yoldan tahsil etmek. Elindeki açıklamalı dekont bu yüzden hayati önem taşıyor.

⚠️ Özetle: Cihazı şu an kimseye satma, kullanmaya devam et ama her an polis/savcılık çağırabilirmiş gibi tüm belgelerini hazır tut. Satıcının "çözeriz, geri alayım" laflarına kanıp cihazı ona teslim ederek elindeki tek somut delili (ve kozu) kaybetme.
0
galahad reloaded
(25.06.26)
(1)

500 Euro banknot döviz bürolarında bulunur mu?

gadlemler
yaygın mıdır kadıköy'de bulabilir miyim?
yaygın mıdır kadıköy'de bulabilir miyim?
0
gadlemler
(22.06.26)
elime bir tane geçti, bozduramadım. bu paranın basımı bitti ve türkiye' de çok sahtesi var, yanaşmıyor döviz büroları.

en sonunda gidip o parayı euro hesabıma yatırdım. 2 gün sonra gidip çektim, bozuk verdiler.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
(14)

çalıştığın şirkete cv ver diyen arkadaşlar

yenibirgüzelnick
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar. siz
sevdiğim güvendiğim arksdaşlarım için ikya iletiyorum cvlerini. ama arkadaş olarak sevsem bile sorumsuz olduğunu bildiğim arkadaşlarımın cvsini iletmiyorum. ama onlar ilettiğimi düşünüyor. iletmeyeceğim desem arkadaşlığımız biter, iletsem iki gün sonra benim itibarımı sarsacak davranışlar yapar.

siz olsanız ne yapardınız?
+1
yenibirgüzelnick
(22.06.26)
iletmem, doğru yapıyorsun bence.
+4
gadlemler
(22.06.26)
bence bir bahaneyle almasanız veya iletemediğinizi söyleseniz (ik elden cv almıyor gibi) daha iyi olur. böylece istiyorlarsa kendilerinin direkt başvurma ihtimali olur. bahanelerinizi inandırıcı bulmazlarsa da kendi bilecekleri iş.
iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca haklarına girmiş oluyorsunuz bence.
+3
lil siztah
(22.06.26)
ik cv alıyor da sonra mülakat yapmıyolar mı her türlü?
ben iletiyorum genelde isteyen herkesi.
+2
jelly bear
(22.06.26)
güncelde kimse kimsenin cvsini iletmiyor göt korkusundan.

güvenmediğim sorumsuz vb. diye bahane sıkmayın, sanki atom parçalanıyor iş hayatında.

yollamayacaksanız yollamayın dürüst olun.
-5
kveldulv
(22.06.26)
@lil siztah+1
Ek olarak iletmediğiniz halde iletmiş gibi yapınca, o kişide beklenti yaratmış oluyorsunuz ki bu sonrasında hayal kırıklığı yaratıyor.
+3
Amaranta ursula
(22.06.26)
@kveldulv bahane sıkmak filan ne alaka? gayet sürekli iş değiştiren sorumsuz insanların benim imajımı da etkilemesini istemiyorum. şu an çalıştığım yere 3 arkadaşımı da getirdim zaten onların güzel çalışacağını biliyordum çünkü.

@lil siztah, elden verilen referanslı cvler öncelikli oluyor. yoksa linkedinden de başvuruyorlar zaten.
0
🌸yenibirgüzelnick
(22.06.26)
şöyle yapıyoruz sizinde ik ya sözünüz geçiyorsa, biri geliyor ik ya yönlendiriyoruz onlar kısa görüşüyorlar zaten olumsuz ise belirtiyorlar bizde ok diyoruz, ik ile olan görüşmemizde biz yolluyoruz diye bu alıncak değil diye belirttik, sorumluluğu ik ya bırakıyoruz.
0
eja
(22.06.26)
Ben olsam ben de aynısını yapardım, bu sebepten insanlarla bozuşmaya gerek yok.
Birine "ya seni severim ama sorumsuzsun cvni iletemem" demek de olmaz yani.

Zaten halihazırda kendileri başka ortamlardan başvuru yapabiliyorlarsa yapsınlar, olacağı varsa olur, sizin iletmediğiniz halde ilettim demenizde ben büyük bir sorun göremedim açıkçası.
Ama yarın öbür gün arkadaşınız olan cvsini iletmediğiniz biri işe alınırsa o zaman "ben senin cvyi iletmeyi unutmuşum ya" derdim. En azından kendi hakkıyla girdiğini bilsin.
0
mutekebbir
(22.06.26)
Referans olabileceğim kişilerin cv’sini veriyorum. Güvenmediğim kişilerinkini vermiyorum şu an ihtiyaç yokmuş olursa haber edecekler diyorum.
0
kablelvuku
(22.06.26)
Doğru olan hiç söz verip cv'yi teslim almamak, bir çok bahane sunulabilir bunu yaparken de; "ik elden cv almıyor", "doğrudan referansa sıcak bakılmıyor", ya da "daha önce başka bir arkadaşa referans olmuştum pişman oldum zor durumda kaldım kusura bakma" şeklinde bir çok bahaneyle reddedebilirsin, aksi halde verdiğini söylersen seni sürekli sıkıştırır bir haber var mı diye sorar, bir de tutup ik'yı arayıp size şu arkadaş vesilesiyle cv ulaştırmıştım bir gelişme var mı diye sorabilir daha fazla zor durumda kalabilirsin.
+1
solo
(22.06.26)
bana bir arkadaş artık insan kaynaklarının elden cv verilmesi yasak demişti.
Çok salladığını da düşünmüyorum çünkü kendim için istememiştim ve baya samimiyizdir boşver salla derdi. ama belki yanlış bir bilgi de olabilir.
ama sen de bunu kullanabilirsin, yasakmış o yüzden ik almıyor artık dersin.
0
high hopes of the sozluk
(22.06.26)
Bizim şirkette yeni bir etik kural geldi. artık cv iletemiyoruz, içeriden referans olan kişi ile işe giren kişi arasında doğrudan bir bağ istenmiyor dersin.
0
galahad reloaded
(23.06.26)
Bizde de elden veya mail ile CV almıyorlar KVKK'ya aykırı diye. Gerçekçi bir senaryo yani.
Ya da bizi böyle yemeye başladı İK :)

Referans konusu önemli bir nokta. Kefil olmayacağın birini tavsiye etme derdim ben de. Ya da iletirken, "rica etti ama tanımıyorum" diyebilirsin.
0
burfak
(23.06.26)
kveldulv cevabı en doğrusu aslında.

bana bir arkadaş abisi için cv atmamı istemişti.

ben de dümdüz "bu operasyonda da şirkette de çalışılmaz, o yüzden atmam." dedim.

sonra aradan 2 yıl geçti. arkadaşın abisi kendiliğinden benim çalıştığım operasyona girdi.

bin pişman :)

yine operasyona polish speaker arıyorlardı. bir arkadaşımı önerdim. çocuğu almadılar. gördük sonra kendi buldukları polish speakerları.

sonuç: etkili yetkiliysem ve operasyon da güzelse mutlaka yardımcı olurum.

fakat arkadaşı tanımam lazım kesin.
0
rain when i die
(23.06.26)
(5)

Bielcik hakkında bilgisi olanlar bakabilir mi

su eve bi peynir alamadin diyen fare
Merhabalar arkadaşlar.İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
Merhabalar arkadaşlar.
İlçe tercihi yapacağım, sizce Bilecik merkez mı yazmalıyım, Bozüyük ilçesini mı yazmalıyım?

Siz olsanız hangisini yazarsınız? Artısı eksisi konu hkk.bilgisi olan arkadaşlar yazanilir mı ?
0
su eve bi peynir alamadin diyen fare
(18.06.26)
bozüyük dediğiniz yerde yht istasyonu var. ankara' ya 2 saatten az sürede varıyorsunuz, eskişehir' e 40 dakika filan. istanbul' a 2,5 saat. burası ova. o yüzden kışın donma ihtimaliniz yüksek.

bilecik' te de donarsınız ama orası dağ tepe olduğu için daha az.
0
galahad reloaded
(18.06.26)
Bilecik diye bir yer yok diye biliyorum.
+6
kizil karga
(18.06.26)
Bozüyük'te çalışıp Eskişehir'de yaşayan (ya da tam tersi) çok kişi var. Eskişehir'e çok yakın, ulaşım ağlarının ortasında. Bilecik merkeze göre daha gelişmiş denebilecek bir yer. Şehir nüfusları olarak da aynılar yani Bilecik'in ilçesi gibi değil, kendi başına bir il merkezi gibi (Bilecik şehir nüfusu 72 bin, Bozüyük şehir nüfusu 73 bin). Bozüyük daha çok gelişen bir yer bi de son yıllarda yani birkaç yıla aradaki fark daha da artabilir.
+1
nundu
(18.06.26)
Bilecik merkezde pek bir numara yok. Bozüyük 'te de yok ama Bilecik ten büyük. Arkadaşların dediği gibi Bursa Eskişehir Ankara İstanbul yol üzeri.
0
etna
(18.06.26)
Tartışmasız bozüyük.
0
antihero
(19.06.26)
(8)

Bağdat Caddesi'nde flörtle yemelik içmelik mekan

jonas
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
Nereleri önerirsiniz acaba? Şimdiden teşekkürler.
0
jonas
(16.06.26)
hocam öyle genel sorular soruyorsunuz ki, yanıt dolacak sorularınız yanıtlanmıyor.

zevkleriniz nedir? bütçeniz nedir?
birer kokteyl içseniz 400 tl' ye de yer var, 1500 tl' ye de.
biriniz vegandır, kebapçı önermeyelim.
+3
galahad reloaded
(16.06.26)
Strada - maps.app.goo.gl

Rezervasyonsuz gitmeyin.
0
himmet dayi
(16.06.26)
klasik ranchero iyidir.

haftasonu cuma akşamları kalabalık oluyor.

bence deneyimine göre fiyatı iyi hala.
0
kveldulv
(16.06.26)
neni brasserie
0
awlmi
(16.06.26)
nazende’nin yeni mekanını denerdim herhalde. diğer tercihim neni+1
+1
eileengray
(16.06.26)
suadiye

gou society
pigalle suadiye
townhouse

caddebostan

il sud giardino (bahçesinin en güzel zamanları)
catch

fenerbahçe

kendime istanbul
0
anlamlihatalar
(16.06.26)
ali ocakbaşı

ororo sushi.
0
kveldulv
(16.06.26)
bistro 33
0
co2s2
(16.06.26)
(14)

eski sevgilinin evlenmesi

kestane gürgen palamut
Herkesin eski sevgilisi evlenmiştir. Geçen günlerde acil bir ameliyat geçirdim, sonrasında zorlandım, psikolojik ve fiziksel olarak toparlanmaya çalıştığım bir dönemdeyim. Çat diye eski sevgilimin nikah fotoğraflarını gördüm instagramda. Arkadaşları ile takipleşiyorduk onlar paylaşmış. Ayrılalı 1.5
Herkesin eski sevgilisi evlenmiştir. Geçen günlerde acil bir ameliyat geçirdim, sonrasında zorlandım, psikolojik ve fiziksel olarak toparlanmaya çalıştığım bir dönemdeyim. Çat diye eski sevgilimin nikah fotoğraflarını gördüm instagramda. Arkadaşları ile takipleşiyorduk onlar paylaşmış. Ayrılalı 1.5 seneyi geçmişti, orta uzak mesafe ilişkisiydi, sık görüşmeye çalışırdık. Ancak ciddi bir aşamadan dönmüştük aileler bir araya gelecekti, karşılıklı aile içine girmiştik, bazı eşyalar alınmıştı, ev bakılıyordu, evlenme teklifi için yüzük aldığını sonradan duymuştum vs. Aile problemleri nedeniyle benimle seneye bile evlenemeyeceğini söyleyince, aile problemlerini kafaya takıp benimle görüşmeyi kesince / görüşmek istemeyince ayrılma kararı aldım. Aile çok problemli eski sevgilim sünger gibi her problemi çekip dünya meselesi haline getirirdi, bana yansıtırdı vs detaya girmek istemiyorum. O ailede yapamazdım zaten. Ayrılık kararı tamamen mantık çerçevesinde oldu. O da beni kazanmaya çalışmadı tamam dedi ayrılırken hiç sormadı, bi konuşalım bile demedi. Ayrılmaya cesaret eden ben oldum diyelim.
Fotoğrafı görünce kadını direkt tanıdım. Evlendiği kadın işyerinde altında çalışan birlikte iş yaptığı birisi, geleneksel (tarzlarımız bambaşka) genç bir kadın. Eski sevgilimin hoşlandığı bir tip bile değil. (Eski kız arkadaşlarını biliyorum küçük bir şehirdeniz) İşten bahsederken bu kadının ismi geçerdi. bizler 30+ kız 20 sonlarında. Başkası olsa şaşırmazdım ama bahsettiği birisi ile evlenince şaşırdım. Aradan zaman geçse de aldanmış gibi hissetmem normal mi? Sanki ben varken de arada bir gerilim varmış da ben gidince sorun çözülmüş gibi. Gerçekten hiçbir şekilde evlenmeyi düşünmediğini söyleyip nasıl evleniyor erkekler. Sanırım ben derin yaşadığım için üzülüyorum. Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
kestane gürgen palamut
(16.06.26)
@arbre neden kıskanayım? mantığını kullanıp ayrılan taraf benim. Güzelliğini, mesleğini vs kıskanacak birisi de değilim çok şükür hepsine sahibim. Yaş ise konu hepimiz yaş alacağız, yaşlanacağız. İnsan dürüstçe ayrılamayan erkeğin aslında isteyince her sorunu çözebildiğini ama seninle çözmek istemediği görünce harcadığı zamana, emeğe üzülüyor
+4
🌸kestane gürgen palamut
(16.06.26)
Hissettiğiniz her şey, o aldanmışlık duygusu, o sızı sonuna kadar normal. İnsan olmanın, bir döneme emek vermiş olmanın, derin yaşamanın doğal faturası bu. olur öyle şeyler.

bir erkek olarak size küçük bir trick vereyim ; erkekler genelde aşkı değil kolaylığı seçer.
+2
galahad reloaded
(16.06.26)
Erkeklerin klasik huyudur, aslında evlenmek istemiyor değil seninle evlenmek istemiyordur. Bu adam hayatta evlenmez, ilişki yapmaz dediğim eski uzatmalı flörtümün şak diye düğün fotosunu görmüştüm ben de. Fazla sorgulama boşver, kızdan hoşlanmayıp siz ayrıldıktan sonra zamanla bir şeyler hissetmiş olabilir. Zaten ailecek sorunlularmış, bundan sonrasını o kadın düşünsün.
+5
ekimoloji
(16.06.26)
çok da deşmeye gerek yok. tabi ki üzüleceksin, ortada kurulmuş bir hayal ve bunun kırıklığı var. üzülmek normal, böyle bir şey olması da normal. üzüleceksin, önüne akacaksın geçecek.
geçmiş olsun.
+4
kisa
(16.06.26)
1.5 sene olmuş
adam 30+ yaşta
belki siz varken hiçbir şey yoktu. 1.5 yıl oluşmasına fazla fazla yeterli, illa öyle "acaba"lı şeyler düşünmeyin yani

ha ama erkekler en yok artık diyeceğiniz kadınlarla da evlenir, evleniyor. siz zamanında duygularınız vardı diye adamı gözünüzde büyütüyorsunuz muhtemelen.
+2
subcomponent
(16.06.26)
Üzülme diyemem çünkü ayrılık üzüntü verir. Emek veriyorsun, zaman harciyorsun, geleceğe dair hayaller kuruyorsun o kişiyle ilgili. Çok fazla bir şey diyemem bu konuda. Sadece şunu demek isterim ayrılık ne kadar kötü bir deneyim olsa da anlattıklarına dayanarak bu ayrılığın seni çok daha ileri taşıyacak, çok daha geliştirecek ve çok daha standartları yüksek bir hayata taşıyacak bir sonuç olduğunu düşünüyorum. Sadece bir konuda sana biraz sitem edeceğim; " kendi altında çalışan" ifadesi hoş olmadı.

Dediğim gibi üzüntünü yaşa ve sonra geride bırak, yolunda ilerle. Hayatında bir yıldız gibi parlamaya devam et.
-4
rock n roll
(16.06.26)
Aile problemlerinden sonrasini okumadim. Allah kurtarmis.
Aile olaylari basladi mi düzelmesi cok zor. Öyle bir dramayi cekmektense önüne bakmak icin firsat iste.

Gelecege odaklan. Cok daha iyileri senin olsun ve olacak da.

Edit: sonrasini da okudum. Kurbanlik koyun gibi bir sey bulmus kendine.
+4
Purple life
(16.06.26)
muhtemelen sizin evet demeyeceğiniz şeylere evet dedi o kadın.
aradan da 1,5 sene geçmiş. belki adamın fikri de değişmiştir, orta yol bulunmuştur.
+2
elorelia
(16.06.26)
@rock haklısınız, ast üst demem gerekirdi. farkında değilim. biraz şok oldum sanırım, "senle olmazsa ben kimseyle evlenemem " diye büyük laflar ederdi bir de.

@purple burada anlatmam uygun olmaz ama o zaman da duysanız "ayrıl bu adamdan" derdiniz. herkes hakkında hayırlısı olsun. benle mutlu olamaz diyordum belki onunla mutlu olmayı tercih edebilir, erkek zihnini anlamıyorum. Allah her şeyin hayırlısını versin.
-2
🌸kestane gürgen palamut
(16.06.26)
Kötü hissetmeniz doğal elbette, sonuçta ilişkiyi sevmediğiniz için değil beklentinizi karşılamadığı için bitirmişsiniz ve bu kişi sizin beklediğiniz şeyi başka biriyle kurmuş.

Ama çok da romantize düşünmek yanlış olur heralde. "Arada problem benmişim de ben çekilince sorun çözülmüş gibi" kısmına katılmıyorum bu açıdan. Evlilik kararı almak için her şeyin mükemmel olması gerekmiyor, birçok kişi zoraki veya yanlış sebeplerle de evlilik kararı alabiliyor. Siz bu yoldan geçmişsiniz, hazırlıklar yapılmış, planlar yapılmış ama olup biteni tatmin edici görmemişsiniz. Belki cidden içinize sinse veya hak verseniz ailevi problemlerin atlatılmasını bekleyecek gücü ve enerjiyi de bulabilirdiniz ama değmeyeceğine karar vermişsiniz. Şimdiki ilişkisi ise bilinmez. Belki daha çok uyuştular, belki daha pasif kaldıklarından akıntıya kapılıp gidiyorlar ve sizin için tatmin edici gelmeyen şeye karşı direnç gösterecek kimse yok ortada... birçok sebebi olabilir, ama neticede siz bilinçli bir şekilde sonlandırmışsınız bu işi. Bekleyebilirdiniz de belki, ama istediğiniz bu değilmiş. Bence buna odaklanın.

Ayrıca sondaki "hiç evlenme planı yokken" kısmı kafamı karıştırdı. Anlattığınız şeylerden sizle de evlilik planı yaptığını düşünmüştüm ben? Ev bakmalar, aile tanışma planları, haberiniz olmasa da yüzük konusu... Sadece belki o dönemki karmaşa içinde tam olarak işleri somutlaştıracağı bir evrede değildi, ama kafasında bu fikri oturtmuş belli ki. Siz kendinizi çekince de zaten zihnen artık evlilik fikrine ısınmış olduğu için diğer kişiyle işlerin bu noktaya evrilmesi çok sancılı olmamış heralde. Ki bu iyi bir şey, çünkü eğer durum buysa aldanmış hissetmeniz için bir sebep yok.
+1
akhenaten
(16.06.26)
@akhenaten anne babası arasındaki tartışmaları o kadar büyük görüyordu ki ben böyle sorunlar varken seninle seneye de evlenemem, sen olmazsan başkası ile de evlenmem diyen birisi. sonradan bu hale evrildik yani. evliliği düşünmediğini düşünüyordum o dönem. o da sorun değildi aslında sorunlar çözülürdü. benimle bir şey paylaşma çabası yoktu. beni sevdiğini düşünmüyorum dönüp baktığımda. dediğiniz gibi ben böyle bir evlilik içinde olmak istemedim, yıpratır, aile ilişkileri, hem ailesi hem kendisi tarafından bana yapılan bazı hareketler beni zaten çok yıpratmıştı.
+1
🌸kestane gürgen palamut
(16.06.26)
Geçmiş olsun,umarım kısa sürede iyileşirsin.
Adam hakkında da şunu diyeyim, ya sözü ya özü doğru değilmiş. Size da nasip olmamış,hayırlısı budur umarım. Sıkmayın kendinizi
+1
denizciman
(16.06.26)
biraz uzuntu duymak normal, keske hıc olmasa tabıı de erkeklerın cıddı konulardakı buyuk konusmalarına kesınkes gözuyle bakmamak lazım hayat bunu ogrettı. twıtterda yıllarca ıntıhar guzellemesı yapan kırk ustu erkek, yıllar zarfında bırden aşık oldu evlendı cocuk falan derken sımdı tekrar huzunlu bır seyler yazmaya basladı. baska bırı daha o da yalnız yaslanıcam huzurevınde dıyorken, bıreysel yasamı övguleyen, herkes cıft olmak zorunda degıl dıyen erkek, sımdı hayatımda bırı var demeye basladı.
saglıkta kaybedılen ıyılık hali, ınsanı boyle durumlarda sakin durmaktan alıkoyuyor, dılerım cabucak ıyılesır, ıstedıklerıne kavusursun.
0
deepness
(16.06.26)
Üzülmek normal malesef ama çok kafa yormamak lazım. Ben de erkeklerin en iyisi en güzeli en sevdiği olsa bile sonuçta en kolayını seçtiğini düşünüyorum. Kasıtlı olmasa da yetersizlik hissini tetikleyen, onu değişmeye zorlayan daha iyi versiyonu için zorlayan kişiden uzaklaşmak daha kolaydır bu ebeveynlerde bile böyledir kuralcı babadan kaçar rahat anneye sığınırız. Siz zorsunuz diye söylemiyorum o kendi içinde böyle görmüş olabilir size yetebilmek için. Kadınlar daha romantik daha verici olduğu için bu tarz şeyleri göze alabiliyoruz ama erkekler için zor duygusal yatırım yapmak dönüp de bi kendi eksiklerine bakmak. Karşısına öyle denk biri çıkmış onunla evlenmiş çabalaması gerekmemiş belki de. Özetle konu onunla alakalı sadece. sizinle ya da sizin daha az sevilmenizle veya bir eksiğiniz olduğuyla ilgili değil. Size de daha güzel kapılar açılır umarım. Bazen birilerini eşimiz zannederiz ama henüz zamanı gelmemiş olabilir
+2
denizkenarısandalye
(16.06.26)
(6)

Başkasına mı yaptırayım kendim mi para verip alayım?

skr1292
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin
Selamlar, bir iş aldım. Makine bende yok 16 bin lira verip makineyi alıp kendim yapabilirim ama ilk işten hiçbir şey kazanamıyorum, zararım da olmuyor işin fiyatı 16 bin lira yani makineyle aynı fiyat. sonrası meçhul iş gelir gelmez bilmiyorum.

başkasına ise 7 bin liradan yaptırabiliyorum. bana 9 bin lira kalıyor.

hangisini tercih etmek gerek?
0
skr1292
(15.06.26)
bu tamamen sonraki iş potansiyeline göre değişir. makinem elimde olsun dersen ilk işin parasıyla makine yatırımı yapmış ol, sonraki işlerin bütün parası cepte kalsın.

bir de baktın iş olmuyor, makineyi ikinci el satma durumu nedir onu da değerlendir.
+3
kibritsuyu
(15.06.26)
ben olsam makineyi alırdım. size kalacak 9 bin liraya çok ihtiyacınız yoksa tabi. makinemin olması da iş kovalamak için yeterli bir sebep olur ki artık iş gelmesi için ekstra çaba sarf ederim böylelikle kendi kendinin patronu olma fırsatını kaçırmamış olursunuz.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(15.06.26)
Kendin yap hem referans hem iş tecrübesi, bulunmaz nimet.
0
gabe h coud
(15.06.26)
işi uzun vadeli yapacaksam makineyi alırım.
tek seferlik bir iş ise başkasına yaptırırım.
0
galahad reloaded
(15.06.26)
makieyi al işini yap daha sonra baktın ki makine yatıyor, aldığın paraya satarsın böylece o imal ettiğin ürün bedavaya gelmiş olur + yaptığın işin parasını da kazanmış olursun
0
neira
(15.06.26)
riske girmeden para kazanmasi zor.
daha cok para kazanmak istiyorsan makinayi alarak riske gireceksin.
yok az para olsun benim olsun diyorsan baskasina yaptiracaksin bitecek.

patron ile calisan arasindaki farki zaten bu yol ayrimlari belirliyor.
0
cooperr
(15.06.26)
(19)

Kadınlara sorum: kayınvalide kaprisi

alice in potatoland
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar a
Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak. Doğumdan 2 hafta önce gelecek, bebek 1 aylık olana kadar kalacak. Sonra annemden açıkçası dönmesini istedim, o da olumlu karşıladı. Çünkü eşim 1 ay babalık izni alacak ve babalık izni zaten bebek 2 aylık olana kadar alınabiliyor sadece. Doğumdan hemen sonra anneme ihtiyacım olacak tabii, en basitinden acil sezaryen olmam gerekse banyomdu pansumanımdı annem yapacak çünkü eşim sahiden hastanedeki işleri yoluna sokmak için çalışmalı o dönemde. Eşim de bebeğin 4-8 haftalık dönemini baba izni alsın diye anlaştık. İzinleri de böyle ayarladık. 4 kişi olarak, aile olarak vakit geçirmek istiyorum, hem de açıkçası kafa dinlemek, biraz bebeği tanımak, biribirimizi rutine sokmak istiyorum ve bu dönem hepimiz için çok uygun. Eşimin işi açısından uygun, kızımın okulu açısından uygun (yaz tatilinde), bebek henüz çok büyümediği için onun açısından uygun.

Bu esnada kayınvalidem de ee biz ne zaman gelicez diyor. Doğumdan sonra 2-3 gün gelip görün ama ilk 2 aylık planım bu şekilde, daha uzun kalmak istiyorsanız eşim işe döndükten sonra, bebek 9-10 haftalıkken gelirsiniz bir ay kalırsınız dedim. Ozaman bebek büyümüş olacakmış, zevki yokmuş. Ben de sinirlendim tabii ki, ben yanımda bana yardımcı olacak kişi istiyorum, kimseyi eğlenmeye çağırmıyorum 25 aylık çocuk + bir tane yeni doğanla. Ayrıca ne demek torunun 3. ayda zevki yok. İlk iki ayda bebek dediğin 20 saat uyuyor, göremiyor, seni bilmiyor, ne tür bir zevk bekliyorsun yani?

Eşim de ee annem de madem ilk ay gelsin, sana o da yardımcı olur diyor ama sahiden evde o kadar kalabalık istemiyorum, annemle kayınvalidemin zamanlarını da değiştirmek istemiyorum, sonuçta annemin bana yardımcı olabileceği gibi yardımcı olamaz. En basitinden bir isteğim olduğunda annemden daha rahat isterim, pansumanımı kayınvalideme açıp yaptırtmam yani bu sefer ebe ayarlamam gerekecek ve doğuma bir ay kalmışken ebe bulmak sahiden imkansız, o işler de ayarlanmadı yani.
Siz olsanız bu durumda ne derdiniz? Taviz vermeli mi, yoksa plan bu şekilde mecbur bekleyecek mi demeliyim? Açıkçası mal mal kaprisleri yüzünden şu an işi yokuşa sürüyor ve her şey ayarlanmışken şu an plan değiştirmek bizi hem çok uğraştıracak hem de ideal olmayacak. Evde bir tane misafir odası var, hem annemleri hem onları yatıracak yerim yok. Salonda da kimse yatsın istemiyorum. En basitinden eşim ilk bir ay işe gidecek, ağladığı vakit bebeği alıp salona geçebilmek ve eşimin uyumasına müsaade edebilmek istiyorum.
+2
alice in potatoland
(14.06.26)
Onlar geldi mi çocuk öyle mi bakılır falan diye eleştiri bombardımanına da tutarlar seni. Hatta altını kendileri değiştirip kıyafetlerini giydirmek falan isterler.
+4
runaway
(14.06.26)
öncelikle yuh, 9-10 haftalık bebek nereye çok büyümüş oluyorumuş da tadı kaçıyormuş; nasıl kafalar bunlar.. ilk günlerde, 2-3 gün görmeleri gayet yeterli ve ideal bence de.

şimdi programınızı sıkı yapmış ve taviz vermekten mutsuz olacak gibi görünüyorsunuz. bu durumda, ben olsam, programı değiştirmenin stresi yerine, kayınvalidenin keyfi olmadı diye surat asmasının görece önemsiz stresiyle baş etmeyi tercih ederdim. tek tavsiyem, kendileri relaks tiplerse, böyle asker gibi planlamış olmanız onlara batıyor olabilir; bu süreçteki haklı emirlerinizi, olabildiğince tatlı dille vermeye çalışın. eşinizi de bu yolla yanınıza çekin; ki öyle ortadan ortadan konuşup, programı yoruma açık hale getirmesin.

stressiz ve sağlıklı bir doğum süreci diliyorum <3
+6
lil siztah
(14.06.26)
Bu kadar uzun yazarak kendini ikna edebilirsin başkalarını değil. Kadını sevmiyorsun bu apaçık belli yani biz her şeyi planladık çok saçma. Sevmesende o kadınında torunu ve o da gelecek o da kalacak ve o da görecek.
-5
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
Kayınvalideler tahmini ne zaman kapatilir

Kendi anneni yaninda istemen ve cekirdek aile olarak vakit gecirmek istemen cok dogal ama bu karsi tarafta "sizi ailemize dahil etmiyoruz" olarak duyuluyor. "Ee biz aylarca torunumuzu goremicek miyiz yani?" gibi karsilaniyor. Onlar da heyecanli olunca bebek icin boyle sonuclar doguyor

Daha yumusak bir yerden, "esim ise basladiginda yardima ihtiyacim olabilir, annem ve ikiniz bu sekilde donusumlu destek olsaniz benim icin cok iyi olacak" gibi soylemek lazim sanirim

Onun haricinde; pansuman falan yoktu ya? Ilk gun hastanede yapiyorlar yapilmasi gerekeni, 3 gun de dus almiuosun, sonra dewamke boyle diil mi?
+7
üğpoıuy
(14.06.26)
@artıküye, Neyseki eşimden başkasını ikna etmek zorunda değilim. Zaten doğumda 3 gün gelin kalın dedim. İstiyorsa bebek 9. haftasındayken de gelip bir ay kalabileceğini söyledim. Çocuğu göstermediğim ya da kaçırdığım yok, götünden anladığın konulara yorum yapmak zorunda değilsin.
+1
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Hahaha bize neden uzun uzun açıklama yazıyorsun o zaman. Esine tanri sabir versin
-9
artıküyeolmakistiyorum
(14.06.26)
İnsanların, senin aksine duruma mantıklı yorumlar yapabilmeleri için olayı bütün halinde anlamaları gerekiyor. Açıklama yapmıyorum, durumu anlatıyorum. Senin tüm çevrene Allah sabırlar versin.
+8
🌸alice in potatoland
(14.06.26)
Seninle aynı fikirdeyim. İnsan böyle zamanlarda kendi annesini yanında ister çünkü kendi annesinin yanında daha rahat hisseder. Ayrıca evde çok kişi olsun istemeyebilir.

Kayınvalide olsam bebeği ve gelinimi ziyaret amaçlı gelirdim ve yardıma ihtiyacı varsa yapardım ve torunumu da sever evime giderdim öyle uzun süre bile oturmazdım.

Umarım her şey yolunda gider ve bebeğinizi sağlıkla kucağınıza alırsınız. Şimdiden tebrikler.
+6
rock n roll
(14.06.26)
Soru kadinlara ama yuksek musaadenizle bir erkek olarak, kocaniz cozsun bu durumu, siz niye bu kadar dertleniyorsunuz, ve sizi niye bu kadar muhattap ediyor ozellikle boyle bir donemde. Ben olsam anneme, bizim plan boyle der gecerdim, karima da herhangi bir sitemde bulunmasinda musaade etmezdim.
+5
bosver nicki
(14.06.26)
Kayınvalidenizi belli ki sevmiyorsunuz. Doğum sonrası gibi çok hassas bir dönemde annenin istekler önceliklidir diye düşünüyorum. Doğal olarak planı değiştirmeye gerek yok. Ayrıca bu konuyu eşin halletmeli. Sen söyler geçersin. Israr ve ikna kısmı ile eşin uğraşsın.
0
elorelia
(14.06.26)
kendinizi nasıl rahat hissedecekseniz oyle davranmanız gerektiğini düşünüyorum. Burada bahsettiginiz sebeplerle beraber açıklama yapıp, konuyu kapatabilirsiniz.Zaten ikinci çocuğunuz, annelik konusunda da tecrübelisiniz. siz planinizi yaptiysaniz boyle bir hassas donemde kimsenin bozmasına izin vermeyin. Sizi anlayışla karsilamalari gerekir bu durumda.
+1
acelaacedebela
(14.06.26)
Kayınvalideleri asla memnun edemeyeceğiniz için canınız nasıl istiyorsa öyle yapın. Lohusa döneminizi stressiz sorunsuz yaşamanız daha önemli.
+7
ekimoloji
(14.06.26)
Kayınvalideyi annenden önce çağırsan ona özel oda hazırlayıp bebeği koynunda uyutmasına bile müsaade etsen yine yaranamayacaksın. Kayınvalidelerin lohusa alerjisi vardır illa ki bir kusur bulur zaten. Boşuna kendini üzme yani.
0
yenibirgüzelnick
(14.06.26)
öncelikle umarım hem siz, hem bebek sağlık sıhhat içinde doğumu atlatırsınız.

öncelikle size hak veriyorum. insanın kendi annesi gibi olmaz. Annenin yanında yarı çıplak gezersin, emzirirken sütün taşar umursamazsın, kanlı pedini/pansumanını değiştirirken çekinmezsin. Kayınvalidenin yanında (ilişkiniz ne kadar iyi olursa olsun) o lohusa kafasıyla ister istemez kasılacaksın. Üstelik anladığım kadarıyla evde tek misafir odası var. Eşinin uyuyabilmesi için salonun boş kalması şartı, o bir aylık hayatta kalma modunda altın değerinde bir kural. Salonda yatan bir kayınvalide demek, senin gecenin 3'ünde ağlayan bebekle mutfağa hapsolman ve kimseyi uyandırmayayım diye stres krizine girmem demek. kaldı ki o bebek kalkınca 25 aylık olan da kalkacak.

kaldı ki bebek 3 aylıkken asıl gülücükler başlar, tepki verir, etkileşime girer, asıl zevki oradadır. Kayınvalidenizinki 'ben ilk gören, ilk kucaklayan olayı' egosudur, taviz vermeyin.

edit : kadınlara sormuşsunuz ama erkeğim :( yanınızdayım, ben size hak veriyorum.
+4
galahad reloaded
(15.06.26)
Zihinsel geviş getirmenin ekşisel geviş getirmesi olmuş. Kayınvalidesini seven kadın var mı ya? Burda ne yazıyorsan bunları eşine söyle. Doğum sonrası kadınlar hormonal sebeplerden gergin oluyor, kadınları gelmemek lazım. Gelin istemiyorsa kayınvalide gelmez. Bu erkek eşin sorunu kocana sınır koy o halletsin.
-1
mikahakkinen
(15.06.26)
ben de eylülde doğuruyorum.

belki romantik düşünüyorum ama eşim ben ve bebek olsun istiyorum yakınımda sadece o yüzden sizi anlıyorum

şükür ki ailelerimizle aynı şehirde yaşıyoruz. herkes akşam evine gidebilecek.

annem en büyük yardımcım olacak bu süreçte ama onun da akşam kendi evine gitmesi beni rahatlatıyor. evim küçük zaten kalabalığa gelemiyorum insandan bıkıyorum annem olsa dahi. sadece kocamı istiyorum böyle anlarda.

kayınvalidem de süreçte tabi ki hep yanımda olacak ama yeri gelecek beni yıkayacak gtümü temizleyecek kişiler annem ve kocam. o yüzden dediğim gibi sizi anlıyorum

kocan halledecek bu durumu bacım. sakın kayınvalideyle ikili diyaloga girme sen kötü olursun

hamile halinle sana bu stresi yaşatmalarına sinirlendim ayrıca.
0
Hallegadola
(15.06.26)
Nasıl istiyorsan öyle yap. Doğuran sensin, lohusa sensin. Kafana göre takıl.

Bir kere taviz verirsen, çocuğun her bokuna maydonoz olup, her şeyine karışırlar. Taviz vereceksen, ona göre ver.
0
babilfish
(16.06.26)
Özetle:
T -30 gün: Anne geliyor.
T 0: Bebek doğuyor.
T +0 ila +30 gün: Anne evde.
T +30 gün: Anne gidiyor.
T +30 ila +60 gün: Eş 1 ay babalık izninde.
Eşiniz nasıl bir ay izin alabiliyor "babalık izni" olarak?
-1
Orkun_
(17.06.26)
"Kayınvalidemler doğum esnasında gelsinler istemiyorum. Annem zaten yanımda olacak." bundan sonrasını okumadım zaten, gerek yok.
0
sweetoffice
(17.06.26)
(8)

Hesaba giren aylık 3000 usd sorun çıkarır mı?

runaway
Masak falan peşime takılır mı?
Masak falan peşime takılır mı?
0
runaway
(11.06.26)
Evet. Sorun olur.
+1
gabe h coud
(11.06.26)
bi şey olmaz
-1
jelly bear
(11.06.26)
her ay giriyorsa bi noktada fark edip vergisinin peşine düşebilirler evet.
0
nhk ni youkosu
(11.06.26)
Dyzenliyse olur
0
kisa
(11.06.26)
Masak için ufak, vergi dairesi için büyük bir tutar.

Vergisini sorarlar.
0
kibritsuyu
(12.06.26)
Zennetmiyorum, insanlar 1 mişyona kadar eticaret yapıyor
0
gadlemler
(12.06.26)
paranın kaynağını belgeleyebildiğiniz ve varsa o para ile ilgili vergi/harç vs. varsa ödediğiniz sürece problem olmaz. isterseniz her ay milyon milyon usd girsin.

ha ama açıklayamazsanız problem olur. burada takılmanız gereken yer masak değil, vergi dairesi.

her ay düzenli gelen bir para, kanunen ticari kazanç veya serbest meslek kazancı olarak değerlendirilir.

Maliye, geriye dönük 5 yıllık banka hareketlerini inceleme yetkisine sahiptir. Eğer bu 3.000 USD bir hizmet veya ürün satışı karşılığında geliyorsa ve ortada fatura yoksa, ileride vergi cezası ve faiziyle karşılaşabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
yurt dışından gelen maaş ise sorun olmaz.

türkiye'den birisi gönderiyora üzerine de tapu falan varsa kira geliri m diye yine sorarlar yine sorarlar. bugun sormasalar da sektörel araştırma olur orada yine sorarlar.

En sorulmayacak bir şirkette çalışan iseniz savunmanız daha kolay olur.
0
liberal
(12.06.26)
(23)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
umurumda olmaz ama iş yerindeki kadınlar tarafından bu düşüncem yüzünden alaya alınmışlığım da var.
0
aloha snackbar 3
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(14)

iş bulamıyorum (endüstri mühendisi)

yedigimiztavuk
3 sene önce sabancı üniversitesinden mezun olunca yaptığım birçok iş başvurusuna hemen dönülmüştü. aralarından kendi istediğimi seçerek hemen iş bulmuştum. birer sene tanınmış şirketlerde çalıştım. ikinci işim yeni evime çok çok uzak olduğu için geçen kasımda işten ayrıldım. o zamandan beri yaptığım
3 sene önce sabancı üniversitesinden mezun olunca yaptığım birçok iş başvurusuna hemen dönülmüştü. aralarından kendi istediğimi seçerek hemen iş bulmuştum. birer sene tanınmış şirketlerde çalıştım. ikinci işim yeni evime çok çok uzak olduğu için geçen kasımda işten ayrıldım. o zamandan beri yaptığım başvurulara artık çok az dönüş var ve görüşmeler de olumlu sonuçlanmıyor. neden böyle oluyor? kötü ekonomi dolayısıyla mı yoksa kendimde mi bir problem var emin olamıyorum. yurt dışı seçeneklerini de değerlendirmek istiyorum ama nereden başlayacağımı bilemiyorum. fikir verirseniz çok sevinirim.
+1
yedigimiztavuk
(03.06.26)
piyasa çok kötü. her ilana otomatik 5 sene tecrübe yazıyorlar, ama kimseye para vermek istedikleri falan yok.

mümkünse iyi bir ülkeye yüksek lisansla gidin, sonrasında da geri dönmeyin.
0
kveldulv
(03.06.26)
Başka bir ülkeye kaçmak için çok güzel bir sebep.
Hollanda, Almanya
-1
HellKeePer
(03.06.26)
piyasa çok kötü +1

Ama bu durgunluk sadece Türkiye'de değil, diğer ülkelerde de böyle. Almanya Hollanda sevdasıyla master'a 40 bin euro döküp Türkiye'ye dönüyor millet.
+1
michael harddd
(03.06.26)
"İş işteyken bulunur" kuralının kanıtı niteliğinde ibretlik olay. Henüz 2 yıllık iş tecrübeniz var ve 3. işinizi arıyorsunuz. Ben de çok iş değiştiren biriyim (ayrıca endüstri mühendisiyim). O yüzden çok iş değiştirmekte bir olumsuzluk görmüyorum. Ancak sizin durumda siz hala tecrübesiz bir mühendis olarak sayılırsınız ve şimdiden 2 işten ayrılmışsınız. Piyasanın kötü olması bir tarafa, işveren açısından olumsuz bir izlenim oluşturacak bir kariyer geçmişiniz var. Üstelik adı sanı bilinen firlamardan ayrılmak da insanın kafasında "buralardan da ayrıldıysa bizde niye kalsın" fikrini uyandırır. Çünkü siz "yetiştirilecek" bir çalışan olacaksınız ve firma sizi yetiştirdikten sonra kaçma potansiyeli yüksek olan bir profil çizmişsiniz.

Naçizane tavsiyem; bulacağınız iş en azından 3-4 yıl kalacağınız bir iş olsun. Ben bulayım da 1 yıl sonra yine değiştirirm diye düşünürseniz daha sonraki iş arayışlarınızda daha da zorlanacaksınız. Benim de iş görüşmelerimde en çok karşıma çıkan soru "neden bu kadar iş değiştirdin" oluyor. Benim hepsi için makul gerekçelerim var ve bu yüzden ikna edici oluyor. Bu nedenle de iş görüşmelerim genelde olumlu sonuçlanıyor. İkinci görüşmeye gidip de teklif almadığım iş olmadı şimdiye kadar.
+7
himmet dayi
(03.06.26)
11 yıllık endüstri mühendisiyim kötü bir okulda lisans iyi bir okulda yüksek lisans yaptım. 4. İş yerimden geçen ay kendi isteğimle ayrıldım. Bir aydır aktif iş arayışım var ve ayrıldığım pozisyonun altına da başvuruyorum fakat olumlu dönüş henüz alamıyorum. Kendimle ilgili kriterler farklı olacağı için size genel kontrol etmeniz gereken noktaları yazacağım.

* Maaş beklentisi iş tanımına göre yüksek olabilir.
*1 sene çalışıp ayrılmak çoğu İK’nın gözünde iyi bir izlenim değil. Destekleyici bir ön yazı/kapak sayfası hazırlamanız etkili olabilir.
*CV’niz güncel ve/veya okunaklı olmayabilir bunun için yapay zekadan destek alabilirsiniz.
*Başvurduğunuz işler kalifikasyonunuzla uyuşuyor mu ?
* kariyer.net’ten ziyade artık firmalar linkedine yönelmiş durumda linkedin profiliniz güncel ve güçlü mü ? Aynı şekilde yapay zekada buradan destek alabilirsiniz.
*başvurup geçmek çoğu zaman yeterli değil mail/in direkt mesaj yoluyla başvuru sahibiyle iletişime geçmeniz fark yaratabiliri bir iki görüşmeyi bu şekilde kazandım.
* doğrulanmış bir bilgi değil fakat ik’cı bir arkadaşım özellike global olmayan firmalara gönderilen cv’leri ilanda aksi bir belirtim yoksa türkçe gönderilmesini tembihledi.

Özelden de yazarsanız cv inceleyip iş ve sektör konularını da görüşebiliriz. Umarım en kısa sürede istediğinizi elde edersiniz
+1
kablelvuku
(03.06.26)
Sabancı Üniversitesi gibi prestijli bir okuldan mezun olman sana kapıları ilk başta sonuna kadar açmış. ancak iş dünyasında 3 yılda 2 şirket değiştirip, şu an işsiz durumdayken 3. işi arıyor olmak, IK uzmanlarının önüne gittiğinde şunu söyler;

Bu aday çok yetenekli ama aidiyet duygusu düşük. Biz ona oryantasyon vereceğiz, işi öğreteceğiz, tam verim alacakken 1. yılın sonunda yine sıkılıp ya da başka bir sebeple gidecek mi?

insanlar işe alımdan ziyade elindekini korumaya hedefli. eğer işe beyaz yaka alım yapacaksa tecrübesiz/sık değişim yapan birindense, piyasada mevcutta çalışıp tecrübeli birini almak ister. yemeği yapmak isteyen artık çok az, hazır tüketmek daha cazip geliyor. daha az enerji harcıyorsun son tahlilde.

ne yapabilirsin; elindeki enstürmanları agresif bir şekilde kullanmaktan başlayabilirsin;

Sabancı Üniversitesi mezunlarını bul. Mutlaka bir dernek vs. vardır. Hatta toplantıları oluyorsa git. Üst dönemlerinden mezun olup, hedeflediğin şirketlerde üst pozisyonlarda olan kişileri bul. Onlara direkt mail ya da linkedin üzerinden mesaj at; "X bey/hanım, Sabancı'dan X bölümü mezunuyum. Şu alanlarda tecrübem var, şirketinizdeki dinamikleri merak ediyorum, uygun olduğunuzda bir kahve içmek/10 dk telefonda görüşmek isterim de. eğer insan kaynaklarının duvarına tosluyorsanız bu yolla girmeyi deneyin.

ayrıca himmet dayı+1 . bulacağınız ilk iş sizi memnun etmese de en az 3-4 yıl durun.
+4
galahad reloaded
(03.06.26)
İbb kariyer merkezine baktınız mı? Metro İstanbul gibi yerlere top tier üniversitelileri alıyorlar. Belediye deyince insanlar burun kıvırıyor ama güzel birim gelirse çok güzel fırsatlar olabiliyor. Mesela metro istanbul, yeni açılan hatlara gelen trenlerin bakım onarım eğitimi için çalışanlarını firmanin ülkesine gönderdiği oluyor. Hyundai rotem trenleri İçin ekibini 1 aylığına Kore’ye gönderdiğini duydum. Özellikle İngilizcesi olan adaylara güzel pozisyonlar olabiliyor.

Buna ek, üniversitelerin kariyer merkezine de bakabilirsiniz. Hatta yeni mezun kişiler için en doğru yer orası çünkü ilanların tamamı ya öğrenci ya da yeni mezunlar için. Mesela boğaziçinin kariyer merkezi çok aktif.

Baykar/fergani/cezeri’ye de bakabilirsiniz. Bu üçleme de top tier ünileri seviyor, bi de ortalamanız fena değilse…
+1
klardtt
(03.06.26)
Bu ekonomide yol uzun diye iş bulmadan işten çıkmak, mezuniyet sonrasi iki senede iki iş değiştirmek, ne bileyim, ben olsam ben de iş vermedim bu vizyona. Alınma gücenme yok.
+1
huladancer
(03.06.26)
merhaba, iş değiştirmeme takılanlar için açıklık getireyim:

ilk iş yerimde 1 yıl sözleşmeli olarak başladım. mobbinge uğradım. pek de bir şey öğrenmedim. bana mobbing yapan yöneticim son ana kadar benimle devam etmeyeceğini söylemedi. bu yaşadıklarım bende bir süre yeme bozukluğu oluşturdu.

bir sonraki işimdeyse erken mesai saatleri ve mesafe dolayısıyla sabah 5.30'da evden çıkıp akşam 9.30 yatıyordum. yani yaşamıyordum. maaşımsa bütün bu çileye karşılık çok düşüktü. bir öğrenme ortamı da yoktu çünkü sürekli yöneticilerim değişti, yeni başlayan biri olarak uzun süre yöneticisiz çalıştım. bunun eksikliğini kötü şekilde hissettim.
-1
🌸yedigimiztavuk
(03.06.26)
ilk iste universite onemli, sonraki islerde de deneyim onemli.
ilk kursunu atmissin, sonra hemen ziplamissin, hata #1
zipladiktan sonra da baska is bulmadan istifa etmissin hata#2.
egosal bir arkadassin herhalde, egonu azalt. Unutma, mezarliklar kendisini paha bicilmez sanan adamlarla dolu.
Fazla didiklemeden bir ise gir, 2-3 sene bir yere kimildamadan calis.
$u noktada onune gelen ilk teklifi kabul etmen lazim.
0
cooperr
(03.06.26)
piyasa kötü, ai azimli.

bir end. müh olarak yazdım.

çeşitlenme iyi olabilir. alternatif yetenekler yazanmak örneğin. ai, pm vb. önemli. 2-3 yıl tecrübe pek tecrübe sayılmaz. hiç tecrübe de sayılmaz. anlattığınıza göre henüz bir alanda derinleşme de yok.

bu durumda gelişilebilecek yerlerde düşük ücret de olsa sebat edilebilir.

diğer yanıtım da gelip çocuğu gömenlere... olm siz yaşamadığınız hayatı neden eleştirmeye bu kadar isteklisiniz? sizleri de anlamıyorum. sanki iş kutsal ? şöyleydi böyleydi... sizene olm, ne mutsuz insanlarsınız?
+4
gurur
(03.06.26)
Uzaktan maval okuması ne kadar kolay...Adam mobbing gördüm demiş. Yaşamayan bilemez.
-1
Kahvedesu
(03.06.26)
cocugu gommussunuz diyen arkadaslar.

gercekler acidir, elin adami sana acimaz, colugun cocugun var mi umrunda olmaz kapinin onune koyar. 10-15 senelik isinde iyi muhendislerin is az diye 10dk icinde kapinin onune kondugunu defalarca gordum.

verilen tavsiyelerde gomme falan yok, hepsini okudum gayet yapici ve dogru elestiriler. ben olsam dinlerim, ama totosuna guvenen borazancibasidir.
isin sonunda kendi bilir.

bu mobbing mevzusundan da gina geldi...
+1
cooperr
(03.06.26)
is isteyken arayarak bulunur. bunu aci bir tecrübeyle yasayarak ögrenmissin.
0
Purple life
(03.06.26)
(2)

istanbul'da cocukla gidilebilecek oyun/etkinlik alanlari (11 yas)

warrior princess
Kidzania'ya gittik. Vialand'e gittik. Florya akvaryumuna gittik. Asagidakilerden hangilerini tavsiye edersiniz? Artilari eksileri neler?nickelodeon play! Viasea/viaport LegolandHupalupaBaska oneriler de alabilirim.
Kidzania'ya gittik. Vialand'e gittik. Florya akvaryumuna gittik.

Asagidakilerden hangilerini tavsiye edersiniz? Artilari eksileri neler?
nickelodeon play!
Viasea/viaport
Legoland
Hupalupa

Baska oneriler de alabilirim.
0
warrior princess
(03.06.26)
MSA' nın çok güzel çocuk atölyeleri oluyor. pastadan tutun basit yemeklere kadar her şeyi yapıyorlar. veli ile katılım oluyor, sonrasında da yiyorsunuz :)

hemen hemen tam gün sürüyor.
0
galahad reloaded
(03.06.26)
Kızımı arada hupa lupa ya götürüyorum çok istediği için.

Gözlemlediğim eksilerini yazmam gerekirse;

- verdikleri ödül kağıt fişlerden nefret ediyorum. onları gidip makinelere fiziken sokmak, okutmak vs. işkence. zaten çoğu zaman da bozuluyor. başka bir sisteme geçmeliler. ellerinde çöp yığını gibi kağıtlarla dolaşan veliler ve çocuklar çok işkence çekiyor.
- en az 1 saatin geçirildiği trambolin bölümü bence her türlü sakatlığa açık. görevliler çok genç ve bence herkesi takip edemiyorlar.
- gereksiz pahalı geliyor bana.
- tek başına biraz zevksiz, mutlaka arkadaşları ile olmalılar zevk almak için bence.
0
la traviata
(03.06.26)
(4)

Bankalar istediği gibi hesaplara bloke koyabiliyor mu?

ulukayin
Sözlükte gündem olmuş bir başlık var. Vatandaşın birine 1 trilyon tl para gelmiş. Banka bu kişinin hesabını bloke etmiş. Sormak ve anlamak istediğim husus şu, banka herhangi bir şüpheli durumda kafasına göre öyle pat diye hesabımıza el koyabiliyor mu? Mesela diyelim ki benim dedemden kalma bir arazi
Sözlükte gündem olmuş bir başlık var. Vatandaşın birine 1 trilyon tl para gelmiş. Banka bu kişinin hesabını bloke etmiş. Sormak ve anlamak istediğim husus şu, banka herhangi bir şüpheli durumda kafasına göre öyle pat diye hesabımıza el koyabiliyor mu? Mesela diyelim ki benim dedemden kalma bir arazim var. 3 milyar TL’ye sattım. Tamamını da bankacılık sisteminden aldım paranın, banka hop birader bu kadar yüksek tutarda havale/eft gelmiş al sana bloke diyebiliyor mu?
0
ulukayin
(03.06.26)
Banka kafasına göre el koyamaz ama şüpheli işlem gerekçesiyle hesabı geçici olarak dondurabilir.

sizin aylık hareketiniz 50bin tl ise ve bir anda 3milyar tl giriş olduysa banka hesabınızı dondurur para kaynağını 'belgeli olarak' açıklamanızı ister. açıklayabilirseniz güle güle harcayın. açıklayamazsanız açıklayana kadar hesabınız donuk kalır.
0
galahad reloaded
(03.06.26)
koyabiliyor. 3 milyar tl'ye de gerek yok.

geçen ay mükellefimin teki benim yüzümden sgk'dan ceza yedi. siz ödeyin, benim ücretimden kesin, indirimli ödeme süresini kaçırmayın dedim, tamam dediler, ödemenin son günü gece 22'ye kadar da ödemediler (git: 1622202).

ben de indirimi kaçırıp onu da bana itelemesinler diye kendim ödeyeyim dedim, gece 22'de 12.000 (on iki bin) liralık cezayı kendi hesabımdan ödemeye kalktığım anda telefona gelen sms'e ve onay bildirimine rağmen ödeme reddedildi, hesabıma da bloke geldi. banka beni dolandırılıyorum sandı. o saatte işlemi gerçekten kendimin yaptığına bankayı inandırıp blokeyi açmakla uğraştım.

demem o ki, banka bir şeyden şüphelendiği anda hesaba blokeyi koyabiliyor.
0
kibritsuyu
(03.06.26)
el koyma demeyelim. oyle dediginizde sanki paraniza cokuyormus gibi algilaniyor. bloke etme diyelim. yani olagan disi bir hesap hareketi oldugunda bloke edebiliyor. bazen yuklu bir miktar gonderdiginizde veya aldiginizda sizi arayip onay isteyebiliyorlar. mesela hesabinizdan 300 bin tl cikis gozukuyor, bu bilginiz dahilinde mi falan filan diye soruyorlar. burada sizden transfer onayi bekliyorlar.
0
Sour
(03.06.26)
Kamuoyuyla paylaşılmayan bankacılık kriterleri ve her bankanın yapay zeka destekli çalışan algoritmaları var. Bir de bankaların ensesinde boza pişiren MASAK var (MASAK'tan korktukları kadar kimseden korkmazlar).

Herhangi bir nedenle şüpheli işlem kriterine takılırsanız blokeyi anında koyarlar.
0
10551037
(03.06.26)
(4)

Bulgaristan Üzerinden Yunanistan'a Giriş

kirk karaktere sigmayacak adam
Merhaba, 3-4 günlüğüne Yunanistan'a gitmek istiyorum. Vize ile ilgili bir problemim yok ama daha önce pasaportumla KKTC'ye giriş yaptığım için Yunanistan'a girişte problem yaşayacağımı öğrendim. Önce Bulgaristan'a girip oradan geçiş yapsam yine aynı problemi yaşar mıyım? Tecrübe eden var mı? Teşekkü
Merhaba,

3-4 günlüğüne Yunanistan'a gitmek istiyorum. Vize ile ilgili bir problemim yok ama daha önce pasaportumla KKTC'ye giriş yaptığım için Yunanistan'a girişte problem yaşayacağımı öğrendim. Önce Bulgaristan'a girip oradan geçiş yapsam yine aynı problemi yaşar mıyım? Tecrübe eden var mı?

Teşekkürler
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(03.06.26)
Bulgaristan' dan geçmek problemi çözmez. İster İpsala' dan araçla gidin, ister Atina' ya uçakla inin, ister tüm avrupa' yı gezip son durak yapın. o pasaport üzerinde KKTC damgası görüldüğü an geri çevrilirsiniz kapıdan.

3 şekilde bu durumu çözebilirsiniz ;

1 - yeni pasaport çıkartıp onunla gidebilirsiniz. üzerinde damga olmayacağı için bununla giriş yapılabilir.
2 - pasaport polisinin görmemesini ümit ederek aynı pasaportla devam edersiniz, risk alırsınız.
3 - yüzerek ya da şişme botla geçersiniz.
-1
galahad reloaded
(03.06.26)
Bulgaristan da Avrupa Birliğinde olduğu için sınırlarda geçişler kolaylaşmıştır diye düşündüm. Yanılıyor muyum? Yeni bir pasaportum var ama vizem eski pasaportumda yer alıyor.
0
🌸kirk karaktere sigmayacak adam
(03.06.26)
sorması ayıp, KKTC girişinde neden pasaporta damga vurduruyorsunuz ki? normalde kimlikle girilebiliyor. TC vatandaşı değil misiniz?

vize geçişi konusunda yanılıyorsunuz, buradaki problem geçiş ülkesinin Bulgaristan olması değil, pasaportta KKTC giriş-çıkışının olması.

Yunanistan, KKTC' yi resmi olarak tanımıyor. KKTC sınır kapılarını ise yasa dışı görüyor. Yunanistan, KKTC damgası olan bir pasaporta kendi resmi giriş damgasını basarsa, KKTC'nin sınır kapısını dolaylı yoldan tanır.

yeni pasaportun üzerinde vizeniz yok ve vizeniz eski pasaportta ise onu da ibra etmek zorundasınız. pasaport memuru her koşulda vizeyi görmek için eski pasaportunuzu isteyecek sizden.
0
galahad reloaded
(03.06.26)
Merak edip araştıran olursa diye yazıyorum. Hiçbir sıkıntı olmadı.
0
🌸kirk karaktere sigmayacak adam
(11.06.26)
(6)

Havaalanından yolcu almak

matlii
Merhaba, yurtdışından gelecek bir arkadaşımızı havaalanından arabayla almak istiyorum. Acemi bir sürücü olduğum için mantıklı mı emin olamadım. Sabiha Gökçen için soruyorum. Kısa süre bekleme yapmak mümkün mü, çok kaos oluyor mu? Herhangi bir öneriniz olur mu?Çok teşekkürler şimdiden.
Merhaba, yurtdışından gelecek bir arkadaşımızı havaalanından arabayla almak istiyorum. Acemi bir sürücü olduğum için mantıklı mı emin olamadım. Sabiha Gökçen için soruyorum. Kısa süre bekleme yapmak mümkün mü, çok kaos oluyor mu? Herhangi bir öneriniz olur mu?

Çok teşekkürler şimdiden.
0
matlii
(01.06.26)
5-10 dk kadar beklenir ama fazlası sıkıntı polis sürekli devriye atiyor
+1
artıküyeolmakistiyorum
(01.06.26)
havaalanına girmeden önce yol boyunca insanlar yol kenarında bekleyip, alınacak kişi kapıya çıkmaya yakın arıyo o zaman girip alıyosunuz kapıdan. güzel bir şey değil yol kenarında uzunn uzuun sıralar yapmak.. ama öyle yapıyo herkes
+2
chanandler bong
(02.06.26)
bekleme yapmak çok zor. herkes bekleme yapsa, yer kalmaz. polisler doğal olarak çektiriyor. misafiriniz sizi çıkarken telefonla arayabilecekse, havaalanına girmeden yolun sağına park etmiş arabaların arasına bir yere park edin. misafiriniz bavulunu aldığını, artık çıkmakta olduğunu teyit ettiğinde havaalanına girin, hatta gerekirse dışarıda beklesin çok kısa bir süre. dışarısı kalabalık olacağı için, sizi bulabilmesi için telefonla konuşmanız gerekecek "şuradayım, buradayım" demek için.

eğer telefon görüşmesi mümkün değilse, gidin arabayı havaalanında otoparka park edin. gidin içeride karşılayın. birlikte otoparka gidin. otopark 1 saate kadar 250 lira olması lazım.
+3
co2s2
(02.06.26)
Çok kaos oluyor temkinli ilerleyin, yollar ikiye üçe ayrılıyor sıkıntı yok, orta veya solda kalın. Gitmeden önce sokak görünümünden gelen yolcu ayrımına falan bakın. İnsanlar, arabalar, bazen çift sıra park ediyorlar vs tam bir keşmekeş, çoğu zaman. Sütunlar numalaralandırılmış, buluşmak için gelecek kişi size numara söylesin, en rahat öyle olur.
+1
mbond
(02.06.26)
viaport avm'de rahat rahat bekleyip, gelen kişi kapıya çıkarken gidebilirsiniz (10 dk falan sürer)
0
brkylmz
(02.06.26)
hiç macera aramayın, yol kenarına çekersiniz o sırada EDS aracı geçer, ceza yersiniz, yolcu beklersiniz camınıza biri yapışır freeshop'ta çalışıyorum parfüm lazım mı der.

saatinizi planlayın, sabiha gökçen' de otoparkın ilk 15 dakikası bedava, ilk saati 250 tl. verin kurtulun.
+1
galahad reloaded
(02.06.26)
(16)

Bu erkeğin vücudunu ve giyim tarzını yorumlayalım

64654942
https://ibb.co/7hd5wtP
-1
64654942
(21.05.26)
Çömünce çatalı görünen tesisatçı abiye benzettim ben.
Karbonhidrat tüketimine kısıt koymalı.
+2
Mirket
(21.05.26)
Olumsuz anlamda söylemiyorum bunu, ama ortada çok tartışacak bir şey göremedim açıkçası. Sokaktaki herhangi birinden ayıran, öne çıkan bir vücut tipi veya belirgin bir tarz bulamadım.

Eğer bir tarzdan bahsedilecekse biraz daha kafa yorması gerekecek gibi.

Ben normal diyeceğim.
+2
akhenaten
(21.05.26)
giyim tarzı güzel ama vücut berbat. göbek var, bel kalın, kalça leğen gibi geniş. böyle erkek olmaz.

erkek vücudu budur: img-s1.onedio.com
+1
yurtsuz john
(21.05.26)
en azindan siyah giyiyor.
0
baldur2
(21.05.26)
kalça ve göbekte toplanan yağları vurgulayacak kesimlerden kaçınsın derim.
0
lil siztah
(21.05.26)
Erkeğe göre komik bi vücudu var, östrojeni yüksek olabilir.
0
kizil karga
(21.05.26)
Poğaçayı bıraksın.
Çok klasik giyiniyor. Simsiyah, pantolon çok klasik, deri ceket filan. Yağ yaksın ve giyim tarzını biraz değiştirsin
+1
mor oje
(21.05.26)
2 metreyse gerisi teferruat. Boy oldugu surece kadinlar ustune atlar, Notre Dam'in kamburu olmussun onemli degil.
-5
freedonia
(21.05.26)
Hantal, sıradan. Spora ihtiyacı var.
0
ekimoloji
(21.05.26)
Full östrojen bu. Klinefelter sendromu falan olabilir
-2
michael harddd
(21.05.26)
Allahın yarattığına laf etmem ama hiç olmazsa pantolon seçimini değiştirsin kesimi bu vücuda uygun değil.
0
yenibirgüzelnick
(21.05.26)
alamanci gibi.
spor sart, birayi, arpayi, unu kesmesi lazim.
hormonlu sergen.
0
cooperr
(22.05.26)
Giyime özenmesi yok, ayak uydurmak adına rahat hissedeceği bir şeyler tercih etmiş. Özenli değil
0
gadlemler
(22.05.26)
tişört boyu ceketten uzun, bu biraz eğreti duruyor.

spor ayakkabı ya da bot olsa daha iyi dururdu. özellikle siyahla kombin olunca beyaz stan smith ayakkabılar iyi gözüküyor.
0
galahad reloaded
(22.05.26)
ata demirer'in zayıf hali.
0
ground
(22.05.26)
kolye var bir şeylere özenmeye çalışmış.
0
mikahakkinen
(22.05.26)
(16)

uluslararasi bir etkinlikte siyaset

sanxis
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden
5 kitadan yaklasik 1000 kisinin katildigi bir dans etkinligi var. birisi bu etkinlige yakasinda filistin bayragi rozetiyle geliyor. baska biri bunu gorup rahatsiz oluyor (organizatorun iddiasina gore, etkinlik kurallarini ihlal ettigi gerekcesiyle) organizatore sikayet ediyor. organizator bu kisiden, etkinlik kurallarina aykiri oldugu gerekcesiyle rozetini cikarmasini istiyor. katilimci rozeti cikarmayi reddediyor, salondaki bin kisiden hangisinin uzerinde dini ya da siyasi sembol olup olmadigini bilemeyeceklerini, bu tavrin sadece filistin meselesiyle ilgili oldugunu dusundugunu soyluyor. tartisma buyuyor, sesler yukseliyor. katilimci herkesin icinde organizatore bagirarak "soykirim destekcisi" gibi ithamlarda bulunuyor. bunun uzerine katilimcidan salonu terk etmesini istiyorlar, 10 dk suren bir itis kakis sonunda ucretini iade edip salondan cikartiyorlar.

katilimcinin iddialari: salonda dini ve siyasi sembol sayilabilecek baska bir cok unsur tasiyan kisi olmasi cok muhtemel (taki, tisort, dovme vb), etkinligi tum bunlardan arindirmaya calismak gercekci degil, dogru da degil. bana karsi sergilenen tavrin sebebi filistin meselesiyle ilgili bazi katilimcilarin rahatsizligi ve organizatorun catismadan kacinma istegidir. "amacimiz insanlarin bayraklarini ve kimliklerini kapida birakip burada birbirlerini kucaklamasidir" diyerek aslinda farkliliklarimizi kapida birakmamizi, cunku bazi farkliliklara hosgoru gostermeyebileceklerini ifade etmis oluyorlar.

organizatorun iddialari: bu etkinligi 15 yildir duzenliyorum ve hicbir zaman politik bir rengi olmadi. kisisel olarak filistin halkinin yaninda olsam da, etkinlikte bir rozete izin verirsem hepsine izin vermem lazim ama 5 kitadan insanin geldigi bir etkinlikte bu bircok soruna yol acabilir. katilimcidan rozeti cikarmasini kibarca rica ettim ama sebeplerini aciklamama bile izin vermeden bana hakaret etmeye basladi. etkinlikten cikarilma sebebi rozet degildi, bana bagirdigi ve hakaret ettigi icin etkinlikten atildi.

sizce kim hakli?
0
sanxis
(21.05.26)
Katılımcı filistinli ise haklı yoksa haksız. Filistin vatandaşı kendi rozetini pek tabii taşıyabilir. Siyasi amaç içermez ülkesini temsilen orada. İsrail vatandaşı da taşıyabilir.
Ancak bir Türk filistin rozetiyle katılırsa siyasi propagandadır. ABD'de siyonist biri İsrail rozetiyle katılabilir.
0
croswell
(21.05.26)
organizatör daha haklı.
başkalarında başka semboller de olabilir ama gündemdeki bir konu olması sebebiyle filistin rozetinin tetikleyici bulunması olasılığı daha yüksek haliyle. katılımcının yerinde ben olsaydım, bir duruş segilemek istiyorsam rozeti çıkarmaz ve etkinliği terk ederdim.
organizatöre bağırması falan tatsız ve gereksiz bir şov olmuş.
0
lil siztah
(21.05.26)
bence etkinlik sahibi haksız. en başta şikayet edilmeye geldiğinde kişilerin üstündeki rozet gibi küçük bir sembole karışamayacağını, aynı şekilde israil rozetine de karışamayacağını, çok büyük bayrak açmak, tahrik edici ve organizaysonu bozucu hareketler dışında insanları takılarından dolayı uyaramayacağını söylemeli ve geri püskürtmeliydi. olayı büyüten kendisi olmuş. o zaman iki tarafı da dışarı çıkaracaksın.
+3
awlmi
(21.05.26)
Katilimci hakli, neyi nereye kadar kontrol edeceksin. Biri atiyorum hacli kolye falan taksa, ya da garip bir dovmesi olsa onu da mi cikaracaklar. Tabii bu isler siyah-beyaz ayrilamiyor. Mesela nazi simgesi tasisa ne olacakti, o zaman organizator kesin hakli diyecektik falan filan.
+1
mbond
(21.05.26)
iki tarafın da haklı olduğu konular var.

Organizatörün burada siyaset istemiyoruz argümanı pratikte uygulanamaz. Salonda muhtemelen haç kolye takan, ülkesinin bayrağını taşıyan dövmesi olan, ukrayna renklerinde bileklik takan ya da LGBT+ sembolü taşıyan birileri vardır. burada arkadaş haklı.

organizatör açısından bakacak olursak o saat aralığında mekanın ve etkinliğin sahibi organizatör. Ağa o. 15 yıldır bu işi yapan birinin, 5 kıtadan gelen insanları güvenli ve steril bir alanda tutma çabası anlaşılabilir. Eğer Filistin rozetine izin verilirse, ertesi gün İsrail, Tayvan, Ukrayna veya Rusya sembolleriyle gelecek insanların yaratacağı kaosu öngörmüş ve bunu engellemek istemiş olabilir.

Ha organizatörün ; onu rozet yüzünden değil, hakaret ettiği için attım savunması hukuken ve usulen doğrudur. Hiçbir organizasyon, yöneticisine herkesin içinde 'soykırım destekçisi' diye bağıran bir müşteriyi içeride tutmak zorunda değildir. Parasını iade edip dışarı çıkarmak en doğal hakkıdır.
0
galahad reloaded
(21.05.26)
Organizatörler , uluslararası alanda çalışan faaliyet gösteren firmalar vs. siyonistin ayağına basmamayı tercih ederler. Çünkü para, pazar, yatırım onlarda.
Türkiye'de dahil bütün dünyada sanattan spora , siyasete iş dünyasında, ekonomide eğitimde hatta bilim / felsefe yönüyle öne çıkan ortamlar gibi belli kesimlerde siyonistin belirli büyük bir tekeli vardır.
Dünyada tanınmış bir çok ödül törenlerinde bile siyonist yanlıları yine kendileri gibi siyonist yanlılarına akademik , sanat vs. adı altında ödül verirler.

Nobel barış ödülü :) derler bazen. Sürekli savaş çıkaran sağa sola saldıran siyoniste laf edebilen var mı ? yok .

Neyse konu uzadı . Cevabı basit o organizatörün faaliyet gösterdiği alanlar ve sosyal medya paylaşımlarına bakıldığında , neyin karşısında sustuğu, neyin tarafında olduğu da anlaşılır.
5 kıtadan 1000 geliyor ve sorun da bir kişinin üstüne taktığı rozet oluyor.
Ama orada belki yüzlerce kişinin zihninde asılı duran siyonist bayrağı dışarıdan görünmediği için bir sorun yok demek.
ABD de bile görüldü Filistin yanlısı üniversite görevlilerinin ne derece mobbing vs siyasi baskılara maruz kaldığı.

Bu arada Netenyahu istediğini hala alamadı . Kazanmak , arkada ABD olmasına rağmen sürekli öldürmekle ele geçen bir şey de değil .
0
diyecevaplandı
(21.05.26)
etkinliğin ortasında durup dururken slogan atmıyorsa siyaset yapmıyor. isteyen filistin bayrağının rozetini takar, isteyen maga yazılı tshirt giyer, isteyen domuz poposu desenli şapka takar, kimseye bi zararı yok, müdahale edilemez. tetiklemekse sorun herkes her şeyden tetiklenebilir, onların sorunu.
0
mezzosprite
(21.05.26)
Organizatör haklı, kural varsa herkes uymalı.
0
ekimoloji
(21.05.26)
diyecevaplandı+1

Organizatör belli ki pragmatist düşünüyor, 3 günlük etkinlik kazasız belasız aksamadan geçip bitsin şeklinde. Bu yüzden biz burada siyaset istemiyoruz gibi steril ve ortayolcu bir duruş, egemenin yanında hizalanmak demektir, hiç siyaset olmasın dediğin, egemenin ağzının tadı kaçmasın diye düşünüp, otokontrolünü uyguladığın yerde tarafını seçmiş oluyorsun. Buna cevap hangi politik kampta olduğuna göre değişir.
+2
grimavi
(21.05.26)
Katilimci hakli ve argumani cok dogru.

@croswell ne alakasi var, filistin'i desteklemek icin filistin vatandasi mi olmak gerek?
+1
baldur2
(21.05.26)
Hakim ideoloji tarafından soykırıma uğratılan bir halkın yanında duran ve sesini çıkaran herkes haklıdır. "x'te siyaset istemiyoruz" diyen herkes 7 Ekim'de İsrail'e destek kampanyaları yaptı. Aynı kişiler Rusya-Ukrayna savaşında Rus'ları bilimsel kongrelerden bile banladı. Aynı şey İsrail vatandaşları için talep edildiğinde "siyasete karışmıyoruz" oluyor. Bu ikiyüzlülük bu kadar görünür haldeyken hiçbir organizatör, kimsenin yakasındaki rozete, omzundaki kefiyyeye karışamaz. Organizatör haksız, katılımcı haklı ve argümanları yerinde. Keşke arbedeyi büyütüp etkinliği yapılamaz hale getirseydi.
+2
evrim halkasi
(21.05.26)
Organizatör haklı, o kadar insan bir etkinlik için toplanmış, farklı iki kutupta insanlar olabilir ve amaç dünya görüşünden bağımsız olarak birlikte eğlenebilmek.

Karşı görüşe sahip birisini tahrik edecek bir sembol takıyorsan sonuçlarına katlanırsın.
-1
kimlanbu
(21.05.26)
öyle kültür sanat etkinliği olmaz bir kere.

hayattaki her şey siyasidir. siyaset insanın nasıl yönetildiğini sorgulaması, gerektiğinde bu yönetici erk'in oluşturduğu yanlışlara mağduriyetlere ve haksızlıklara tepki gösterip ses çıkarmasıdır.

bu saydıklarım kültür sanat etkinliklerinin de önemli bir tarafını oluşturur. e film festivallerini düşünün, gırla siyasi film belgesel vs kaynar. müzik festivallerinde bile ne gruplar çıkıyor sözler full siyasi.

yani şu "sanata siyaset karıştırmayın" cehaleti bir bizim toplumda var. aksine sanatın kendisi zaten bir başkaldırı, siyasetin kendisidir.

kaldı ki burada bahsedilen çetnik selamı, gamalı haç vs gibi bir tarafı gerçekten provoke edeni aşağılayan, taciz eden bir gösteri de değil. bayrak, filistin bayrağı. minicik bir rozet.

aşırı sıkıntılı bir durum. bence gerçek sanatçılar, bu katılımcının engellenmesi yüzünden bu organizsyonu protesto ederlerdi. tabii artık bütün dünya youtuber, fon, clickbait üzerinden yürüdüğü için benim hayalim bir ütopya..
+3
makbur
(21.05.26)
Bagiris, itham ve kargasa hos olmamis. Katilimci burada haksiz. Organizator ise Yahudi'den gelen sikayeti yoksaydiginda organizasyonun ardindan sahsina gelecek tepkilerden korkuyor, belki isinin bozulacagindan ya da seneye ayni organizasyonu yapamayacagindan cekiniyor ve rozet konusunda kaypak davranmis.
-1
osssy
(21.05.26)
Katılımcı her şekilde haklı. Organizatör katile katil, soykırımcıya soykırımcı demekten aciz bir zavallıymış.

Filistin meselesinin siyasi olduğunu düşünen ve iddia eden herkes benim nazarımda zavallıdır.
0
10551037
(22.05.26)
Bir ülkenin bayrağı siyasi simge sayılamaz.

İnsanlar ülkelerinin egemenlik simgesini özgürce taşımakta haklılar. Başka bir ülkenin bayrağından rahatsız olan, sorunu kendinde aramalı.

Amerikan bayrağı rozeti için Irak'ta yaptığı soykırım dolayısıyla tepki gösterilse, aynı reaksiyonu verebilecek mi?

Organizatör net haksız.
0
babilfish
(22.05.26)
(20)

Çok Para Harcayan Kadın Partner

lapetitemort
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla
Evlilik düşündüğünüz veya halihazırda evli olduğunuz partneriniz biraz savurgan ise bu durumu nasıl idare ediyorsunuz? Ayrılmak çözüm ama öncesinde uygulamaya dökebileceğim, işe yarayabilecek tavsiyeler verebilirseniz memnun olurum.

Biz birlikte yaşadığımız için ve erkek tarafı olarak ben daha fazla kazandığım için harcamalar biraz bana yıkılıyor. Ay sonunu çıkaramamak konusunda zaman zaman tedirgin oluyorum. Yerinde "hayır"lar ile bir şekilde durumu idare ediyorum ama kendimi cimri birisi gibi hissediyorum. Hatta bazı şeyleri almadığım için yetersiz de görünüyorum. Her zaman da hayır diyemiyorum ve mecburen aldığım şeyler de oluyor. Genel olarak partnerim tutumlu olmaya çalıştığımı görse de bundan biraz rahatsız, sanki onu ve evimizi yeterince önemsemiyormuşum gibi yorumluyor.

Örnek üzerinden anlatayım. Markete gittiğimizde çok içgüdüsel, rafta güzel durduğu için aldığı şeyler oluyor. Mesela evde zaten bir sürü bıçak var iken sırf tasarımı güzel diye veya özel bir fonksiyonelliği var diye kendimizi yeni bir bıçak almış olarak buluyoruz. Bir tane salıncak gibi askılı sandalye gördü mesela, "bu bahçeye çok yakışır" deyip aldı. Yani aslında kötü bir şey değil, ikimiz de kullanacağız onu ama belki benim gündemimde şu an bunu almak öncelikli değil? Veya ne bileyim, benim nazarımda zaten bir tane iş gören sandalyemiz var, buna gerek yok. Süpürge muhabbeti açıldı mesela, en kral süpürgeyi istiyor, tabi ki almadım ama yani onun istediği esneklikte bir partner olsam 20k verip süpürge alacağız ve maaş yok olup gidecek. Bu gibi şeylerden dolayı kendi harcamalarımı kısmak zorunda kalıyorum.

Dün "pesto sos alalım, makarna yaparız" diye girdiğimiz markette yine 3-4k harcadık. Normalde hesabını kitabını bilen, günlük ve hatta haftalık masrafını kafasında netleştirebilen bir insan olarak böyle rastgele fatura çıkması durumları beni biraz zorluyor. Artık mesela hiçbir mağazaya/markete girmek istemiyorum çünkü ne alacağımız ve ne kadar ödeyeceğimiz çok belirsiz.
+3
lapetitemort
(20.05.26)
1- birlike alışverişe çıkmayın.
2- market alışverişini internetten yapın.
3- "bu çok pahalı" demek ayıp değil.
+1
co2s2
(20.05.26)
hocam bunlar idare edilecek şeyler değil, belli bir yaştan sonra kolay kolay değişmiyor karakter. işler çok ciddileşmeden ayrılın derim. bu tarz savurgan insanlar sizin ev/araba sahibi olmanıza, gelecek planları yapmanıza mani olurlar. birşey dediğinizde de adınız cimriye çıkar. hem karşı tarafı finanse etmiş olursunuz, hem de canınız sıkılır. para konusunda hayata sizin gibi bakan birini bulun, sonra cidden pişman olursunuz.
+2
shadowfollower
(20.05.26)
Kendinizi cimri hissetmene gerek yok, siz sorumluluk sahibi bir yetişkin gibi davranıyorsunuz.

Ancak çözümü sürekli anlık "hayır"lar diyerek baraj kapaklarını tutmakta aramayın, yorulursunuz.

Çözüm, paranın yönetim biçimini sisteme bağlamaktır. Kuralları önceden koyulmuş bir bütçe planı yapın, ortak ve kişisel harcama limitlerini belirleyin. Eğer bu net sınırlara ve senin bu konudaki net stresine rağmen sistem kurmayı reddediyor ve pervasızca harcamaya devam ediyorsa, işte o zaman evlilik kararını tekrar gözden geçirirsiniz. çünkü para harcamak ve alışveriş yapmak bir bağımlılıktır.
0
galahad reloaded
(20.05.26)
eğer dediğiniz gibiyse o iş sıkıntılı ama karşı tarafı da dinlemek lazım.
belki o markette içeriğe dikkat ederek satın alan birisi? içeriği kaliteli ürünler bir tık pahalı oluyor. mesela palm yağlı ülker yerine züber alan birisidir belki? ve bu size gidip en pahalısını seçiyor hissiyatı yaratıyordur?
ya da kral süpürgeden kastınız dysonsa mesela parasını hakediyor aslında ama size sırf pahalı olduğu için onu seçmiş hissiyatı oluşturuyorsa?

bunları neden yazdım ben eşimle bunların sorunu yaşardım zamanla aştık gibi.
belki sırf harcamak için harcamıyordur.

bir de gıda maalesef pahalı ülkede ve genelde markete ekmek almaya gidince ekstra şeyler hep alınır ya. akşam yemeğe şunu mu yapak deyip alınır, buzluğa atarız deniz alınır. yemeği karşı taraf yapıyorsa kafasında plan vardır illa evin bi eksiğini bulur alır. markete tok gidin :)
0
rayde
(20.05.26)
siz bu konuda daha önce de benzer bir soru açmıştınız.
bu kişininki, harcamayla tatmin olan bir psikolojiye benziyor. siz bunu makul(?) sınırlara çekmek istedikçe, cimrilikle suçlanmaktan kaçamayacaksınız. bunun tek çıkar yolu, kişinin gereksiz(?) harcamalarını farkederek buna kendi çözüm araması olur. ancak bunun için de, bu savurganlığı(?) sizinkiyle değil, kendi parasıyla yapıp, ay sonunda kendisinin sıkışması gerek. bunu sağlayabiliyorsanız ne ala. değilse ve bu düzen böyle oturmuşsa, bu saatten sonra yapabileceğiniz bişey yok bence.
0
lil siztah
(20.05.26)
Harcama alışkanlıkları sanılandan daha temel bir sorun aslında. Partnerlerden biri diğerine göre belirgin şekilde daha tutumluysa genelde ya tutumlu olan içinde biriktirip ilerde karşı taraf için ufak görünen konularda bile tahammülsüz hale gelmesi ya da diğerinin hevesi kursağında kalmış, kısıtlanmış hissetmesi çok olası. Ortak noktada ise ikisi de tatmin olmuş hissedemiyor.

Ayrıca ilerde olursa çocuğun ihtiyaçlarına yönelik harcama ve birikimlerde konu daha hassas bir hale dönüşebiliyor. Örneğin bir taraf çocuk için birikime daha çok önem verirken, diğeri kısa vadeli ihtiyaçlara daha büyük önem veriyor ve ikisi de diğerini çocuğun ihtiyaçlarını dikkate almamakla suçlayabiliyor.

Bu konu sanırım ancak çiftlerin birbirinin görüşünü görünürde değil, samimi şekilde anlayabilmesiyle çözülüyor. Yani karşılıklı olarak birbirinizin, hangi durumda, neyi, ne düşünerek yaptığınızı anlamanız gerek. Siz bunu yapıyor gibisiniz, eve önem vermekten falan bahsetmişsiniz. Bu kişi harcıyor çünkü "yaşamayacaksak neden kazanıyoruz" gibi bir fikri var gibi. O da sizi anlamalı, sadece "tutumlu biri" olduğunuzu veya "biraz cimri" olduğunuzu düşünmemeli; örneğin "harcamayı sevmiyor çünkü hayatta her duruma hazırlıklı olmak gerektiğini düşünüyor" gibi bir tanımı olmalı kafasında. Bunlar olduktan sonra ortaklaşmak daha kolay. Çünkü ancak bu tarz bir farkındalık sayesinde birbirinize olan saygınızı korumak mümkün olur. Aksi takdirde eğer birbirinize yakıştıracağınız sıfatlar bunlar olursa bir "savurgan" ve bir "cimri" eninde sonunda birbirine düşer.

İçinizde olan biten şeyleri yeri geldikçe samimi olarak paylaşmayı deneyebilirsiniz. Veya ona da bu tarz bir şekilde kendisini ifade etmesi için yeri geldiğinde sorular sorabilirsiniz. Ama kısa vadede ikinizin de harcama alışkanlığı değişmeyecektir.
0
akhenaten
(20.05.26)
evlenince daha kötü olur.

borcunuz olduğunu falan söyleyin, düğün falan yapamam diyin. kendiliğinden gidecektir.
+7
kveldulv
(20.05.26)
durumu açık açık belirtin. 5-6 yıl önce olsa bu kadar koymazdı belki ama şu enflasyonist ortamda en olmadık şeyi yapıyorsunuz.

açık açık cimrisin bile diyebilir, birisi bana demişti oradan biliyorum. cimri olmayan biriyle evlenmişti sonra iyi şeyler duymadım hakkında.

biz artık liste yapıp giriyoruz markete. liste dışına bir iki abur cubur dışına çıkmıyoruz. yolun başındaysan ve durum düzelecek gibi değilse ayrıl coco diyorum.
0
Improbable
(20.05.26)
öğrenciyken beraber yaşayan tanıdığım bir çift vardı. kız tarafı harcama yapmayı o kadar seviyordu ki öyle böyle değil. sürekli kartlar şişip duruyordu. hatta hatun kişisi ile arkadaşım paralarının olmadığı zamanlarda beraber büyük marketlere gidip market arabasını tıka basa doldurup, kapıda satın almadan bırakıp gidiyorlardı. hatta bu davranışı yapan bir çok kişi olduğunu duydum sonradan. maalesef duyduklarımın hepsi de kadındı. bu hatun daha sonra erkek tarafı memur olamadı diye ayrıldı. kendisi öğretmen oldu ve zengin bir koca buldu. ancak adamın işleri nedense kötüye gitmiş ve iflas etmiş. sebebini bilmiyorum. hatun bu kişiden de ayrıldı. genelleme yapmak yanlıştır ama önlemini almak gerekir.
0
ground
(20.05.26)
@lapetitemort , gelir seviyeleriniz arasında nasıl bir fark var? örneğin Sen 10x para kazanıyorken o x birim para kazanıyor ise, senin seviyendeki bir gelir gider dengesini yönetmek konusunda tahayyülü yetersiz kalıyor olabilir. açık açık sabit giderlerin ve yatırım planlarına ayrılan kalemlerin neler olduğunu, yol haritanızı paylaşabilirsiniz. Bugün kazandığı para ancak günübirlik ihtiyaçlarına yada ulaşılabilir lükslerine yeten insanlar, birikim ve yatırım yapılabilen gelir seviyesini pek anlayamıyorlar. Buna çok sık rastladım.

Rakamları tamamen afaki olarak söylüyorum, ayda 100 bin TL kazanan ve bunun tamamı ile gündelik ihtiyaçlarını, kirasını , faturalarını ancak ödeyebilen bir kişi , ayda 1 milyon TL kazanan insanların dahi bütün bu parayı hunharca harcayabileceklerini zannedebiliyor. Bu konuda partnerin bakış açısını genişletebilmek (eğer mümkün ise) , bir çözüm olabilir.

Ancak para kendi cebinden çıkmıyor diye hesapsız kitapsız ilerleyen biri ise, senin emeğine vaktine acımıyor ise, sen sıkıştığında kendi parasını da cömertçe senin için harcamıyor ise bu bir karakter problemidir bana göre. Yol yakınken yolları ayırmakta fayda vardır.
0
loch ness
(20.05.26)
Sizi bu kişiyle hiç de güzel bir gelecek beklemiyor. Hiçbir şeyden emin olmasanız da bundan emin olabilirsiniz. Tecrübe ettiğinizde umarım ki çok şey kaybetmezsiniz.
+1
asue
(20.05.26)
iletisimle asmayi denemekten baska care yok. zaten konuyu asamazsaniz tukendikce bu tip mali sorunlar sizi birbirinize kusturecek ve en son dusman hale getirecektir. durumu oturup konusun. ozellikle sabit gelirli kisilerseniz butce olusturup bu sekilde hareket etmeye mecbursunuz. aramizda kral torunu olmadigini anlamasi gerekenler var.
0
johnnie w lker
(20.05.26)
hesaplarınız ayrı olsun, isteyen istediği gibi harcasın. biz böyle yapıyoruz. markette ayrı sepetler yapmıyoruz gerçi ama bu kadar rahatsız olsam onu da yapardım.
-1
mezzosprite
(20.05.26)
Beraber bütçe yapın. Orada aylık neye ne kadar harcayabileceğinizi görün. Ayda bir veya üç ayda bir bütçenin üzerinden geçerek gerçek ile kıyaslayın. Soru sorulmaz o zaman. Bütçende varsa özgürsün.

Ya da ortak harcama yapmayın. Her şey fifty fifty. Kabul etmiyorsa ayrılın.
+1
gabe h coud
(20.05.26)
harcama alışkanlıklarının kolay kolay değişebileceğini sanmıyorum ve herkesin kendi parasını kazandığı bir ilişkide bütçeleri ayrı tutmak yerine birbirini değiştirmeye çalışmanın gereksiz sorun çıkardığına inanıyorum. hani oturup "bak şunu alalım şunu almayalım, şuna para harcayalım buna harcamayalım" diye çözülebilse harika olur tabi ama bi tarafın aklına yatmayabiliyor bu yaklaşım. ya da bi süre işe yarıyor sonra yine harcamalar artıyor, "ama bi sor bakalım neden aldım, bu çok farklı, şundan dolayı gerekli" falan. ne gerek var. ilişkide ayrı bütçe fikri bazı insanlara soğuk geliyor bunu da çok iyi anlıyorum ama alternatifi sıkıntılı olduğu için temiz çözüm bence
0
mezzosprite
(20.05.26)
Orneklerin siradan olsa da (kim en cok reklam yapmis pahali marka supurgeye sahip olmak istemez?) bu temel bir sorun +1 cunku borclanarak imkanlarinizi asabilir ya da harcamalariniz yatirim ya da guvence kaybina sebep olarak gelecek standartlarinizi dusurebilir. Butce belirlemek, harcama kalemlerini bolmek gibi sorumluluk almaya tesvik edici ya da borclanma limitini veya kabiliyetini sinirlamak gibi tasinamayan sorumlulugun sonuclarini engelleyici yontemler denenebilir. Iyi bir partnerin, harcama limitiniz olmayacagi donemlerde de size ve hayata karsi olumlu olmasi beklenir.
0
osssy
(20.05.26)
yukarıdaki cevapları okumadım ama konuşmalısınız diyorum. açıkça konuşmaktan neden çekiniyorsunuz, ona yetemedğinizi düşünüp ayrılır diye korkuyorsanız bence bırakın ayrılsın.

ortak bir gelecek planlıyorsanız bence ayda maaşlarınızın belli bir kısmını birikime koyuyor olmanız lazım, gelecekte kullanılmak üzere ev + araba + pasif gelir lazım. veya evlenecekseniz düğün masrafları için para biriktirilmesi lazım. bunları ortak konuşup her ay maaşınızın belli bir kısmını biriktirin.

markete gittiğinizde ise örneğin "ay sonuna kadar 20 bin TL param kaldı ve bu paranın 5 bini faturalar 5 bini kredi kartı için ayırdım yani şu anda bıçak/ bahçe mobilyası için bütçe ayıramam" diye söyleyin. çocuk değil sonuçta anlayacaktır bence.
0
Sadece soruyorum
(20.05.26)
www.reddit.com
Bunu cevirip okursan gelecegini görebilirsin.
0
Purple life
(20.05.26)
hocam aylık bir milyon gelirin olsa buna oranla harcama yapılacağı için yine tedirgin olacaksın.
0
duyuruuser
(22.05.26)
hemen harcamalara sınır koyun. hesapları ayırın, pahalı alışverişlerden kaçının.
0
babilfish
(22.05.26)
(13)

Kreş için siz neyi seçerdiniz?

wild honey suckle
Çocuk iki yaş bebesi. Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık
Çocuk iki yaş bebesi.

Evimizin tam yanındaki köşk bir kreş. 50 senelik okulmuş.Baya kafasını uzatsa bizim daireyi görür. Önünden geçtikçe de aşina oldu baya. Hevesle okul okul diyor. Ama klasik anam babam usulü bir kreş. Öyle tam gün ingilizce, ne bileyim dans mans bir şey yok. Fiyat olarak da aylık 40k. Sınıfta iki öğretmen var. Yemekler orada pişiyor.

Evimizden 45 dk uzaklıkta (trafiğe göre değişebilir) modern bir okulun kreşi. Dev bahçe. Çok daha geniş ferah sınıflar. Muhtemelen teknolojik olarak da malzeme olarak da daha iyi durumda. Tam gün ingilizce, dans, cimnastik gibi dersler var. Yemekler catering. Ama dönüş yolunda baba alacağı için muhtemelen 1,5 saat yol gelecek. Fiyat 55k.

Çok arada kaldık. Yol gitsin istemiyoruz, bir sorun olursa evin dibinde olması anneannenin işini kolaylaştırır falan. Ama diğer okul da ne bileyim baya okul okul geldi bize. Eşim bu çocuk 2 yaşında okulda ders olsa ne olur ya şeklinde yaklaşıyor. Bilemedik çok arada kaldık.

Napardınız siz ya?
0
wild honey suckle
(18.05.26)
Hic dusunmez evin yanindakine verirdim. Aslinda mumkun olsa o yasta hic gondermek istemem de mecbursa boyle yapardim. Diger yer ilginc geliyor kulaga ama o kadar yol da cocuga ve size eziyet olur.
+1
mbond
(18.05.26)
Ben 2. okulu seçerdim. Evet yolu çok uzak ama vizyonu daha açık olacak ileride. İngilizceyi bu yaşta öğrenmesi daha kolay. Jimnastik yapacak ve daha güçlü bir fiziğe sahip olacak ve belki daha disiplinli bir hayat düzeni olacak. Dans öğrenmesi de müthiş bir şey. Diğer okul sanki annesi ve babası gelene kadar oyalansın gibi geldi bana
-2
rock n roll
(18.05.26)
oğlum 2 yaşındayken 1.5 saatlik yola gitmeye çekinirdim, uzun yol çocuğun canı sıkılır falan diye. siz her gün bu yolu çektireceksiniz, hem de her gün iki kere!

bu arada bu yol sadece çocuğa değil, size de zarar verecek. tüm hayatınızın içine edilecek.

yandaki kreş candır.
+2
co2s2
(18.05.26)
Ev yanindaki.
Es hakli. 3 yasina kadar ögrenmesi gereken tek sey odaklanabilmek aslinda. Ve motor skilleri.

3. yasindan sonra yabanci dil icin oyun ablasi abisi gibi bir sey bulunup İngilizce konusulabilir.
-2
Purple life
(18.05.26)
o yasta cocugun ingilizce "dersine" ihtiyaci yok. 55k okul immersion yapiyorsa ok. yoksa diger anne babalara asik atmak icin yapilan birsey. dans cimnastik daha onemli, ama bunu nasil yapiyorlar, kostur kostur gunu dolduracaklari ve whatsapptan velilere anlik poz atmak icin cirpinacaklari yuzeysel bir etkinlik ise yine bosver gitsin. 40k yandaki okula basip cocugun ilgisini ceken etkinlikler icin o parayi kenara atmak daha mantikli (su an olimpik sporcular bile cok kucuk yaslarda baslamiyor, tavsiye edilen bu degil).

ayrica baba hakli erken akademinin cocuklara birsey kazandirmadigi aksine ilerki yaslarinda zarar verdigine dair arastirmalar var.
+1
warrior princess
(18.05.26)
2 yasindaki cocugun dans yazilim ingilizce almanca ogrenmesine gerek yok, zaten ogrenemez de iste. Evin yanindaki bence de.
+2
baldur2
(18.05.26)
evin yanındaki +
+3
yenibirgüzelnick
(18.05.26)
direkt evin yanındaki. bu işin yağmuru çamuru, kışı fırtınası da var. bunlar çocuk, düşecek, yaralanacak, bazen okulda ateşlenecek. hemen birinin müdahale edebilmesi lazım. özel tim olarak da anneanne varsa büyük lüks.

çocuğa ayakkabasını bağlayıp, kemerini takabilmeyi öğretsinler yeterli. çocuk 2 yaşında ingilizce öğrenmesin boş verin, ileride öğrenecek zaten. oynayabileceği kadar oyun oynasın.
+2
galahad reloaded
(18.05.26)
Evin yanındakine verin, uzaktaki okulu düşünmeyin bile. 2 yaş çocuk annenin gerekirse hemen ulaşabileceği uzaklıkta olmalı. Ateşi çıkar, oyun oynarken düşer, kusar, okuldan gelin diye ararlar vs o yol size çile olur. İngilizce eğitim veren okul da international small hands academy ayarında falan değilse 2 sene gidip şakır şakır İngilizce öğrenmesini beklemeyin (kreşte İngilizce öğretmeni olarak çalışmışlığım var, evde de İngilizce konuşulması lazım. Sadece okuldaki İngilizce ile bilingual olunmuyor)

Sosyalleşmesi, oyun oynaması, özbakımını yapacak hale gelmesi yeterli şimdilik
+6
kullanicadi
(18.05.26)
Mutlaka üçüncü bir kreş daha vardır
0
Hallegadola
(18.05.26)
Bir önceki kaldığım evimin karşı binası özel kreşti, oraya verdim. Evde devamlı birisi varsa büyük bir lüks, 2 yaşındaki çocuk daha derdini kendi dilinde anlatamıyor, ingilizce 10'a kadar sayacak diye o kadar eziyete gerek yok.

Kreşte sorunlu bir çocuk olmasın, temizliğinden emin olun, öğretmenlerden iyi bir elektrik alın yeterli.
0
kimlanbu
(18.05.26)
45 dk'dan sonrasını okumayacaktım ama yine de okudum :) herkes için çok yorucu olur ya, hani işyeri yolu üzeri falan değilse sadece kreş için bu yol gidilecekse ben yapmazdım.. üçüncü bi seçenek yoksa evin yanındakine verirdim ben
0
mezzosprite
(18.05.26)
En iyi kreş eve yakın kreştir.
Eve yakın olana verin. O yaşta çocuk o kadar yol çekemez, yazık.
2 yaşta da anca yes no öğrenir. Jimnastik dedikleri de hopla, zıpla, kolları aç, takla attan ibarettir. Bizim okulda da var.
Bir de ilk zamanlar hasta vs olacak, zaman zaman erken almanız gerekecek vs.
0
elorelia
(18.05.26)
(5)

Anadolu Yakası Kasap

twelfth
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
8 aylık bebemize et/kıyma almak istiyoruz. Migros’un kıymasını etini sevemedik bir türlü. Güvenilir, temiz, bebeme yediriyorum diyeceğiniz etler satan kasap öneriniz var mı?
0
twelfth
(18.05.26)
daha spesifik bir bölge var mı? anadolu yakası kocaaaa bir bölge.

soğanlık'ta ünlüer tertemiz bir kasaptır.
aydınevler'de gümrükçüoğlu vardır, tertemiz bir kasaptır.
0
co2s2
(18.05.26)
küçük kemirgen, şifa olsun yediği :))

soğanlık ünlüer +1

bir de pahalıdır, lükstür ama istanbul butcher iyidir.
theistanbulbutcher.com
0
galahad reloaded
(18.05.26)
macrocenter
0
gadlemler
(18.05.26)
lokasyon olarak soğanlık Aktan Et iyidir. ünlüer gibi gereksiz isim pahalılığı da yoktur. sahibi mehmet ali bey çok kalender bir esnaftır.
0
since1907
(18.05.26)
Kasabımız Göztepe Solmaz Kasap. Eski yerinin tam karşısına taşındı kentsel dönüşümden dolayı. 50 yıllık dükkandır. Çalışanlar bile yıllardır aynı.
0
awlmi
(18.05.26)
(14)

Aile bireylerinizden biri kendine uygun olmayan bir ilişki yaşadığında

ekimoloji
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
Müdahale eder misiniz yoksa ters teper diye karışmaz mısınız? Uygun olmamak derken her bakımdan. Aileler ve yaşam tarzı uyuşmuyor karşı taraf yaşça büyük, evlenip ayrılmış üç çocuklu…
0
ekimoloji
(17.05.26)
normalde sorarsa fikrimi söylerim, ama müdahale etmem. ancak aile denilince, sorumluluğu beni de ilgilendiren aile büyüklerinin ayılıp bayılmaları falan işin içine girecekse, ikna odası konuşması yaparım (bunda iyiyimdir).
ancak ilişki yaşayacak kadar yetişkinse ve beni dinlemiyorsa yapacak bişey kalmaz. kenara çekilip, ne zaman patlayacak bakalım diye bekler; en az zararla kurtulmasını temenni ederim.
+1
lil siztah
(17.05.26)
aile bireyi dediğiniz kim? kardeşse ederim. en yakın kuzenimse de yine ederim. ötesine etmem. müdehaleden kastım ikna turu tabii ki, yoksa yetişkin insan. günün sonunda kararını kabullenmek zorunda kalınabilir. bizim aramızda böyle bir sessiz anlaşma var. birbirimizden düşüncülerimizi saklamayız ama olmazsa da yine de desteğimizi kesmeyiz.
+1
awlmi
(17.05.26)
Aile diyorum zaten, kardeştir… kuzen o kadar yakın olmadığı için günün sonunda sanane-banane denilebilir.
0
🌸ekimoloji
(17.05.26)
Yanlış kararlar veren insanların özelliği, takdir edersiniz ki yanlış kararlar alabilmeleri. Onun için müdahale ettiğinizde "aa gerçekten de haklısın ben çok salak bir insanım" deme ihtimali daha da inat etme ihtimalinden daha düşük.

Şimdi bu iki kişi arasındaki ilişki yanlış bir karardır demiyorum, ancak siz böyle düşünüyorsunuz neticede. Bu açıdan evet, ters teper çekincenizde bence haklısınız. Ben bu tip durumlarda yeri geldikçe, fikrimi söyleyip "tabi senin bileceği iş" temasına yöneliyorum. Çünkü gerçekten de kendi bileceği iş. İş inada bindirilmezse insanlar yanlış kararlardan daha rahat geri adım atabiliyor.

Başka bir etkili yöntem de bunun yanlış olduğunu düşündüğünüzü, uyarınızı yaptığınızı ve bunun sıkıntılarından doğacak dertlerin ilerde size ulaşmamasını istediğinizi belli etmek olabiliyor. Bu haltı yersen sonucuna kendin katlanırsın diyorsunuz yani.
+4
akhenaten
(17.05.26)
basta bana sormadiysa bi sey tepki vermem ciddiye binince yorumumu yapar ongordugum sorunlari yasarsa bana gelemeyecegimi belirtirim. ters teper diye bi sey yok yapmak isteyen yapiyor zaten sen soyledin diye inatla evlenecek degil kimse. oyle dese bile oyle bi sey gercek olmaz o bahaneye siginabilir sadece
0
ala09
(18.05.26)
Kastettiğim yasak ve yanlış olanın daha çekici gelmesi durumu. Örneklerini çevremde çokça gördüm. Kimse kimseye inat olsun diye evlenmiyor zaten.
0
🌸ekimoloji
(18.05.26)
aile üyesi olduğu için sorumluluk hisseder ve fikrimi sebepleriyle açıklarım. buna rağmen çok uç durumlar söz konusu değilse nihai kararlarına saygı duyarım. kardeşim de olsa 25-30 yaşında birini zincirleyecek veya istediğimi yaptıracak değilim. ben kendi söyleyeceğimi söyler, gerisi için şans dilerim. ilişkisi mutlu giderse ne ala. yok olmazsa da gelip bana bir şey söylemeye hakkı olmaz, biz zamanında söyledik hepsini derim. bazı şeyler tecrübeyle öğreniliyor, farazi konuşuyorum şimdi 25 yaşında oğlan 40 yaşında üç çocuklu kadınla evlenmeye kalkarsa ve "yapma" dememize rağmen bu yola girerse ne yapalım yani yaşayıp kendisi görsün. anam babam da olsa yetişkin bir insanın bu denli ciddi kararlarından en başta kendisi sorumludur ben fikir beyan eder, destekler veya karşı çıkabilirim yapacağım maksimum odur. karşı taraftan da bunu beklerim, bu yaşa gelmişim aile üyelerim bir ilişkimi onaylamayabilirler ama bu yaştan sonra anamın kardeşimin lafına göre hayatımı dizayn edecek halim yok.
+1
der meister
(18.05.26)
kardeş var kardeş var. kardeş dediğiniz şey kendi parasını kazanan, aile evinin dışında yaşayan da olabilir, 18 yaşında evde yaşayan maddi özgürlüğü olmayan birisi de.

kazık kadar adamsa/kadınsa bırakın seçimleriyle yaşasın.

edit : bu arada bu 'kendine uygun olmayan' tanımı, kardeşinizin tanımı mı? yoksa siz mi o kişiyi kardeşinize uygun görmüyorsunuz? siz karar makamımı oluyorsunuz bu durumda?
+1
galahad reloaded
(18.05.26)
Söylerim olabilecek problemleri ama her hikâye aynı bitmiyor. Güzel de olabilir.
-5
arbre
(18.05.26)
Aile bireylerinden değil de 70 yş üstü bir akraba sürekli escortlara gidiyor. Kıbrıs gazisi diye sesimi çıkarmıyorum. Kolay değil, Yunan'ı dize getirmişler. Ayda 3-5 posta yapmışsın çok mu?
-7
runaway
(18.05.26)
o durumdaki insana kolay laf anlatamazsiniz. sizin tepkiniz aradaki bag, idrak duzeyi ve sabir esigi ile ilglili. cok sevdigim ve asla kotu olmasini istemedigim biri icin mucadele ederim. ama surekli hata yapan, kulagini disariya kapamis sekilde davranan bir kardesse 1, 2 uyarip birakirim. bazi insanlar kicinin ustune dusup kendi kalkmali.
0
buenosdias
(18.05.26)
bence aranızdaki yakınlığa göre değişir. ben mesela kardeşlerimle aramda onların işine karışacak kadar yakınlık yok. genelde herkes kendi aleminde. ben evlenirken onlara bir şey sormadım. onlar da bana sormayacaktır o yüzden karışmam muhtemelen. fikrim sorulursa uygun bulmadığımı söylerim ama gel vazgeç diye ikna konuşması yapmam. kuzenimle ilgili böyle bir durum yaşamıştım, kuzenimin sevgilisinin bi davası vardı, bana da davayla ilgili bi şeyler sormuştu, sevgilisinin suçsuz olduğunu düşünüyordu. ben de avukat olduğum için açıkça söyledim, sen şu anda sadece kendini kandırıyorsun, elbette koskoca kızsın, senin kararlarıı yargılamak bana düşmez ama bu adamın suçlu olduğu açık ve bu tehlikeli bir ilişki diye. kardeşim olsa da muhtemelen aynı şekilde yaklaşırım.
0
Sadece soruyorum
(18.05.26)
benzer bir durumda annemin benimle konuşması çok işe yaramıştı. bi kendine bak bi ona, kendine bu ilişkiyi nasıl layık görürsün tarzı bi konuşmaydı. herkeste işe yarar mı bilmem ama bazen göz açabiliyor. ama bunu yaparken "kararın ne olursa olsun yanındayım, doğru karar vermeni kendim için değil senin için istiyorum" tutumunuzu hissetmeli
0
mezzosprite
(18.05.26)
minnak minnak çıtlattırdım
0
gadlemler
(18.05.26)
(14)

Simülasyonda mıyız

mertumursamaz
Simülasyonda mıyızEskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)https://youtu.be/3gDHNMm8qEY?si=EeTjspQAhxm6iglF1
Simülasyonda mıyız

Eskiden tc de doğduğum için tanrıya isyan ederdim artık olmayan bir tanrıya isyan etmiyorum onun yerine beni simülasyonda tc ye yazan ya da yazanlara isyan ediyorum şu videodakiler gibi
Modern Talking Cheri Cheri Lady (NOKARA Remix)
youtu.be
1 gün bile olsa çılgınca eğlenemeden ölecek olmak çok acı

Elon musk simülasyondayız diyor

elon musk simülasyon teorisi

Elon Musk, gerçekliğimizin üstün bir medeniyet tarafından yaratılan gelişmiş bir bilgisayar simülasyonu olduğunu öne süren "Simülasyon Teorisi"nin en tanınmış destekçilerinden biridir. Musk, insanlığın teknolojik gelişimiyle oyunların gerçeklikten ayırt edilemez hale geldiğini, bu nedenle simülasyonda yaşamama ihtimalimizin "milyarda bir" olduğunu savunmaktadır. 

Elon Musk'ın Simülasyon Teorisi Görüşleri:

Temel Argüman:

Teknolojik ilerleme hızı (örneğin 40 yıl önce iki çubuk ve bir kareden oluşan Pong oyunu varken bugün gerçekçi oyunlar olması), çok uzak olmayan bir gelecekte gerçeklikten ayırt edilemeyen simülasyonlar yaratılabileceğini gösterir.

"Milyarda Bir" İhtimal: Musk, 2016'daki Code Konferansı'nda, yaşadığımız evrenin "temel gerçeklik" (yani orijinal evren) olma ihtimalinin milyarlarda bir olduğunu söylemiştir.

Mantıksal Çıkarım: Eğer bir simülasyon oluşturma yeteneği (medeni bir topluluk tarafından) bir kez bile kazanılırsa, bu teknolojiyle sonsuz sayıda simülasyon çalıştırılabileceği için, mevcut tecrübemizin bunlardan biri olması daha olasıdır.

Karşı Argümanlara Yaklaşım: Musk, bilim insanlarının bu konuda farklı görüşleri olsa da, teknolojinin gidişatının sanal ve gerçek arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağına inanıyor. 

Teorinin Kökenleri ve Bilimsel Durumu:

Nick Bostrom: Teori, 2003 yılında filozof Nick Bostrom tarafından ortaya atılan hipoteze dayanır.

Bilimsel Tartışma: Bazı kuantum fizikçileri, evrenin dijital verilerden oluşabileceği fikrini simülasyon teorisi için bir kanıt olarak görse de, diğer fizikçiler bu fikrin matematiksel olarak mümkün olmadığını öne sürmektedir. 

Özetle, Musk için simülasyon teorisi, insanlığın teknolojik gelişiminin doğal bir sonucu olarak gördüğü, simüle edilmiş bir dünyada yaşamamızın şaşırtıcı olmayacağı bir senaryodur

ben demiyorum elon musk diyor. peki ya elon musk neden bunu söylüyor ve gerçeği yaşamıyorsak tam olarak neyi yaşıyoruz?

(bkz: simülasyon teorisi)

simülasyonun argümanının en büyük dayanağı 'sınırlar'.

peki nedir bu sınırlar?

normal şartlarda, bir simülasyon programı, iki veya üç boyutlu, zamanla ilerleyen bir modele sınırlamalar koyacaktır. yani, simülasyonu kurgulayanlar tarafından çizilmiş sınırların dışına çıkmanız mümkün değildir. kısacası, kurgulanmış bir simülasyonun içindeysek yazılımın izin vermediği noktaya (sınır değerler) gidemeyiz. 

fizikte var olan kurallar üzerine düşündüğümüzde, çevremizde birtakım sabitleri kabul ederek ilerleyebiliyoruz. sabit olan ışık hızını değiştiremiyoruz, yani ışık hızını arttıramıyor yahut azaltamıyoruz. aynı şekilde, kuantum mekaniği için çok önemli bir yer teşkil eden planck sabiti üzerinde de herhangi bir oynama yapamıyoruz.

bu sınırlara genel anlamıyla örnek vermek gerekirse; 

ulaşılabilecek maksimum hız olan ışık hızı (c=299,792,458 m/s), minimum sıcaklık olan mutlak sıfır (=-273.15 °c=0 °k), minimum uzunluk olan planck uzunluğu (=1.616 × 10^-35 m), maksimum sıcaklık olan planck sıcaklığı* (=1.41 × 10^32 k), minimum zaman aralığı olan planck zamanı* (=5.39 × 10^-43 s), maksimum yoğunluk olan planck yoğunluğu (=5,1 × 10^96 kg/m³), ...  

• kuantum mekaniğinin geçerli ve tanımlı olduğu limitlere göre.

evrensel sabitler (evrenin her yanında aynı olduğu düşünülen):

kütleçekim katsayısı (g=6.67 × 10^-11 m³/kg×s²), planck sabiti (=6.62 × 10^-34 j·s), protonun kütlesi (=1.67 × 10^-27 kg), elektronun kütlesi (=9.109 × 10^-31 kg), avogadro sayısı (=6.022 × 10^23 1/mol), evrensel gaz sabiti (r=8.314 j/k×mol)...

yapılan deneyler de bu görüşü destekliyor

gerçekliğin bir illüzyon olduğuna dair, geçmişte uzun felsefi ve bilimsel teoriler öne sürülmüştür. simülasyon argümanı, ilk olarak 2003 yılında nick bostrom tarafından öne sürülmüştür. bostrom ve diğer yazarlar simülasyon argümanının geçerli olduğuna dair ampirik verilerin mevcut olduğunu öne sürer. bu konuda 2012 yılında almanya’nın bonn üniversitesinde de deneyler yapılmış ve sonuçlar simülasyonlarda olması gereken üst enerji sınırlarına işaret etmiştir.

son zamanlarda ise a.ı. ve simülasyon üzerine ciddi anlamda dizi/filmler görmekteyiz. bunlara örnek vermek gerekirse sanıyorum ki en önemlisi geçen sene ilk sezonuna başlayan westworld uygun olacaktır. ama en önemlisi ise sanıyorum ki matrix

simülasyonun esas amacı "anlamak" üzerine kuruludur. neyi anlamak? bir üst evreni, sınırların aşılıp aşılamayacağını vs.

eğer ki simüle edildiysek bizi simüle edenler ile aynı fizik kurallarına sahip olmamız mümkün. çünkü simülasyona göre her şey "aynı" olmak zorundadır. bu da akıllara vr teknolojisi ile birlikte bizimde bir simülasyon yaratabileceğimiz gerçeğini getiriyor.

fakat bu bir döngü, esasen bu sonsuz evrenlere dayalı olabilir. bizi yaratanları yaratanlar, onları da yaratanlar olabilir. bunun bir sonu olmayabilir.

peki bu işin merkezinde ne var? en başa döndüğümüz zaman tekrardan kapı tanrıya mı çıkıyor?

ya da tüm bu olaylar zamanın linear akmamasıyla bir alakası olabilir mi, zaman düz bir şekilde değilde yuvarlak bir hal almış ve ilk evreni bizim simüle ettiğimiz evren simüle etmiş olabilir mi?

bu sınırları aşarsak eğer nereye ulaşırız? ışık hızını aşarsak ve evrenin genişleme hızına yetişebilirsek mekansal olarak evrenin dışına çıkabilir miyiz? çıkarsak ne ile karşılaşırız? 

ya da tüm her şeyi anlamak üzerine kurduğumuz için var olmayan bir gerçeklik yaratmış olup bütün evrenler üzerindeki hayatlar sahte, yalan olabilir mi? düşündüğümüzün aksine hiçbir amacımız olmayabilir mi? 

esasen her şey en başa dönüyorsa, ilk yaratıcıya dönüyorsa bu kişi tanrı olabilir mi, tanrı ise nasıl yoktan var olabildi ya da nasıl hep vardı? daha da önemlisi, tanrı hiç olmayabilir mi, zaman linear değil de circle bir şekilde işleyebilir mi? hatta ve hatta gerçekten insan "tanrı" figürünü soyut ve somut bir şekilde yaratıp adlandırmış olabilir mi? 

ve en önemlisi, tanrı olabilir miyiz? var olan bütün soruların cevaplarına ulaşabilir miyiz?

bu ve bu gibi soruların cevaplarını belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz lakin elon musk gibi bir adam böyle bir şey söylüyorsa mutlaka bir bildiği vardır diye düşünüyorum.

Sonuç elon musk simülasyondayız diyor peki sizler ne diyorsunuz simülasyonda mıyız değil miyiz?
-11
mertumursamaz
(15.05.26)
Değiliz.
0
kizil karga
(15.05.26)
westworld 10 sene oldu çıkalı. copy paste bir yazıysa hiç yorma bizi.
0
buenosdias
(15.05.26)
Çok uzun bir duyuru olmuş, okuyup anlamaya çalışmak için mecalim yoktu açıkçası. Başlıktan yola çıkarak yazıyorum:

Simülasyonda olsak ne değişir? Toplumlarda hâlâ cehalet ve cehalet kaynaklı bilinçsiz kötülükler yaygın. Hâlâ çarpıklıklar fena halde iş görüyor. Ne değişecek? Simülasyondaymışız madem bu hayatı iyiliklerle yararlı işlerle geçirelim mi diyecek herkes? Yoo? Ben uzay çalışmalarını da anlamıyorum, dünyanın içine edip her yeri boka çevirenlerin uzayı anlamasının anlamı ne olabilir ki? Saf kötülük var başka bişey yok, uzayı bilsen ne olur bilmesen ne olur, o parayı hayatın kalitesini artırıp doğayı korumaya harcamayı eblehlik olarak gördükten sonra. Hangimiz uzaya gidicez Allah aşkına ya. O kadar boş ki bunlar.
0
muhayyer divan
(15.05.26)
parka
(15.05.26)
bir çocuğun rüyasında yaşamadığımızı ispatlayabilir misin?
tanrının varlığını ispatlayabilir misin.
bizi, makarna canavarının yaratmadığını ispatlayabilir misin?

bu da öyle bir soru işte.
+2
parka
(15.05.26)
Elon musk ın kast ettiği annunakiler ya da alien filmdeki mühendisler.

Ya hepsine inan ya de hiçbirine inanma seçim senin
0
Hallegadola
(15.05.26)
Soruyu sorup orada bıraksaydın keşke. Altındaki afili teoriler kuramlar simulasyon teorisiyle çok da alakalı değil, instagram postlarındaki Tevfik Fikret metnine benziyor.

Simülasyonda değiliz. Kuantum ölçekten kozmik ölçeğe detayları çok fazla çözünürlüğü çok yüksek, milyarlarca gözlemciye aynı anda bu kadar kusursuz ve hatasız bir deneyim yaşatabilecek teknoloji var olamaz. Erkcan özcan çok güzel anlatıyor bunu.

Gitmediğim görmediğimiz halde evrenin herhangi bir noktasında, ışığın gidemeyeceği bir yerde rastgele bir yıldızı hayal edip düşünebiliyoruz. Aklen oraya gidebiliyoruz ama evrenin ötesini hayal dahi edemiyoruz çünkü fizik kanunlarının çalışmadığı bir yer orası. İlla bir yaratıcı bir bilinç merağımız varsa evrenin kendisine niye allah demiyoruz niye bununla yetinmiyoruz acaba.
0
beyfendi
(16.05.26)
Simulasyonda olduğumuza inananlar, oytun erbaşçılar ve şekspir şeyh pirdir diyen fesli tipin müritlerini ciddiye alma oranım eşit.
+1
wilhelmwasmuss
(16.05.26)
Sanmam.
Öyleysek de umarım uyandırılmam.
0
mutekebbir
(16.05.26)
bana makul geliyor.

elon musk "biz insanlar sadece en ilginç simülasyonları devam ettiriyoruz o zaman dünya da ilginç bir yer olmalı" anlamında bir açıklaması da vardı. bence dünya oldukça da ilginç ve absürd. koca usa in başında trump var mesela. komik bence. böyle aralarda ipucu da veriyorlar gibi (matrix vs.) geliyor sanki bunu yaşayacağız ve sonrasında diyeceğiz ki vay be ne kadar benziyor matrix e.

yapay zekanın humanoid robotlarla tam kapasiteyle kavuşmasına belki 10 belki 20 yıl uzaktayız. sonrasında da bir nokta da terminatör filminin gerçekleşmeme olasılığı da oldukça zayıf.

kısaca absürd komedi tadında bir simülasyonda olabiliriz.
0
visenfoni
(16.05.26)
simülasyonda olup olmamanın şu an hissettiğin şeyi değiştirip değiştirmediği önemli. iyi hissetmiyorsan ne fark eder ki?
0
gurur
(16.05.26)
kendisi 'en iyi mühendis de benim, en iyi ekonomist de benim, her şeyi ben tasarladım' modu olan gerçek bir narsist. Özellikle de arkasındaki binlerce dahi mühendisin, bilim insanının ve teknisyenin emeğini tek bir tweet’le kendi hanesine yazdığında içimden pipimi ye diyorum. gelsin yüzüne de söylerim. höt zöt ederse de tekte alırım kendisini.

hayatı bu kadar irdelemeye ve yerinizi yurdunuzu bu kadar deşelemeye gerek yok. 50 sine yaklaşan biri olarak bir formülde ben vereyim size ;

çalışın, bir işte uzmanlaşın, bu sırada insan biriktirin.
uzmanlaştığınız işte para kazanın.
bir insanla hayatınızı birleştirin, birbirinizi dizayn etmeden beraber yaşamayı öğrenin.
ailenize küçük birini daha katın ve aile kurun.

eğer bu aileyi duygusal ve maddi olarak ayakta tutabiliyorsanız hayatta başarılı birisinizdir. gerçek simülasyon budur.
0
galahad reloaded
(04.06.26)
Simülasyondayız

Bu Dünya Gerçek mi, Simülasyon mu? Planck Sınırı ve Kodun Görünmeyen Duvarları!
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
-1
🌸mertumursamaz
(04.06.26)
Simülasyondayız

CERN'deki deneyler boşuna mı?
youtube.com

Sonuç simülasyondayız
0
🌸mertumursamaz
(23.06.26)
(3)

3-4 aylık yazlık apart

1837837
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesif
Daha önce de sordum. Burada daha önce yazılanların hepsini dikkate alıp araştırıyorum. Fiyatta uçmadan denize yakın ege akdeniz nereler olur? Gece hayatı değil sakinlik peşindeyim. Böyle siteler var mı daha önce kullanmış olan var mı? Cevap olarak Fethiye, marmaris falan yazılıyor. Biraz daha spesifik yerler olursa sevinirim. Bir de geçen bir tavsiye geldi mazı’ya gidin oradan çıkmıyorum harika bir yer vs 600k fiyat verdi. Tavsiyesi olan mümkünse uçmasın.
0
1837837
(15.05.26)
daha önce bodrum akyarlar tarafında 10 yıl boyunca her yaz 3-4 ay konakladık, daha sonra fiyatlardan dolayı rotayı yunanistan' a kaydırdık. akyarlar bölgesinde evleri yıllık kiralamak daha efektif oluyor ama şu anda bile yıllık 700-800k bandındadır diye düşünüyorum.

ege bölgesinde karavan parklarının günlüğü 1000-1500 tl arasında diye biliyorum. 600k yıllık ise çok iyi fiyat.
0
galahad reloaded
(15.05.26)
3 ay fiyatı 600 maalesef. Bodruma da gerek yok. Balıkesir olur çanakkale olur uçulmasın istiyorum. Sadece neresi ve nereden güvenli kiralama yapılır?
0
🌸1837837
(15.05.26)
ören, öğretmenler plajı tarafındaki pansiyon/apartlara sorun uygun olacaktır.
0
biravekahve
(15.05.26)
(5)

Yatalak hastanın yaraları (Hassas foto uyarısı)

seni tanıdığım güne lanet olsun
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an. Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Ya
Yatalak ve alzheimer hastası babaanemin kalça kısmında bu şekilde yaralar oluştu. Sol taraf özellikle neredeyse delinmiş, kötü de kokuyor. Uzun zamandır bu halde değil, son birkaç ayda oldu. Çok üzülüyorum ancak doktora gösteremiyorum şu an.

Acaba şu dönemde onun acısını azaltacak ne yapabilirim? Yaraların kapanıp iyileşmesi için kısa sürede ve kolay şekilde ne yapılabilir ameliyat dışında?

ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(14.05.26)
ivedilikle şişme yatak alın ardından evde sağlık hizmetinden yararlanın. doktor eve gelip görsün ve pansuman yapsın.

siz ise hemen bu akşam nöbetçi bir eczaneden söyleyeceğim merhemleri alıp ilk pansumanı yapın. (dmden yazıyorum) yara ilerlemiş çünkü. sakın batikon sürmeyin yarayı kurutur.

hastanın yatış pozisyonunu 2 saatte bir muhakkak değiştirin.
0
yurtsuz john
(14.05.26)
Anneannem aynı durumdaydı. Doktor Fito ve Kamfolin yazmıştı. İkisini eşit miktarda karıştırıp yaranın üzerine sürüyorsun ve iyice emilene kadar yaranın üzerine yatmaması lazım.
0
truf
(14.05.26)
bakım evinde bu tarz yaralara bakıcılar kantoran yağı sürüyor.
0
mikahakkinen
(14.05.26)
merhaba, öncelikle geçmiş olsun.

bu sizin başa çıkabileceğiniz bir durum değil, bu tip bası yaraları kemiğe kadar ilerler. Bununla ilgili gecikmeden tıbbi destek almak durumundasınız.

444 38 33 numaralı evde sağlık hizmeti hattını arayınız, biraz yoğun bir hattır ama düşecektir. buradan kayıt oluşturuyorsunuz ve sizi kısa bir sürede arıyorlar. eve doktor gelecek ve yaraları görecek, ona göre ilaç düzenleyecek. bir hemşire de pansumanları sizin nasıl yapacağınızı gösterecek. sonra da periyodik olarak geliyorlar zaten kontrole.
+1
galahad reloaded
(15.05.26)
galahad reloaded'in söylediklerini yazacaktım. +1
+1
wilhelmwasmuss
(15.05.26)
(4)

Prag ve Berlin için otel tavsiyesi alınır

kendi helvasını kavuran zombi
Prag ve Berlin için metrolara ve medeniyete yakın, temiz ve uygun fiyatlı otel önerileriniz var mıdır? Teşekkürler şimdiden.
Prag ve Berlin için metrolara ve medeniyete yakın, temiz ve uygun fiyatlı otel önerileriniz var mıdır?

Teşekkürler şimdiden.
0
kendi helvasını kavuran zombi
(14.05.26)
Hotel Amano Eastside: Ostbahnhof istasyonu karşısında. otel güzel ve temiz.

Prague Golden Age: old city'de. tarihi yerlere yürüme mesafesinde. uygun fiyat ve idare eder. fiyata göre daha iyi yerler bulunabilir.
0
scudman1
(14.05.26)
Berlin için novotel potsdamer platz
0
eileengray
(14.05.26)
Prag : The President Hotel - biraz tuzludur ama hak eder. odaları çok iyidir.
Berlin : Novotel Potsdamer Platz +1 . buranın yürüyerek 5-6 dakika mesafesinde 2 adet çok büyük süpermarket var, dönüşte çikolata filan alacaksanız oradan alın, fiyatları çok uygun.
0
galahad reloaded
(15.05.26)
President +1 ama tuzlu biraz evet.
0
kumandanim
(15.05.26)
(2)

Has altın bozdurma

kisa
Arabayla rahat gidip makul fiyattan bozacak yer biliyor musunuz İstanbul da?kapalı çarşıda araba işi sıkıntı
Arabayla rahat gidip makul fiyattan bozacak yer biliyor musunuz İstanbul da?
kapalı çarşıda araba işi sıkıntı
0
kisa
(12.05.26)
Vezneciler, vefa tarafında boş yer bulabilirsin. Oradan yürüme mesafesi çok değil. Geçen hafta birkaç kez işlerimiz oldu bu şekilde hallettik. Bir güvensizlik hissetmedim
0
hebanon
(12.05.26)
30-40 kg gibi bir şey değilse, sırt çantanıza koyup toplu taşımayla bile gidebilirsiniz kapalı çarşıya. oralarda öyle kapkaç filan olmaz, esnaf barındırmaz o tipleri.

eğer yüksek bir şey bozduracak iseniz randevu isteyin, büyük ihtimal misafir ederler sizi, o sırada aracınızı filan organize ederler.
+1
galahad reloaded
(13.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(5)

Eşin Anneler Gününü Kutlama?

eisberg
Selamlar, 2 yaşında bir bebemiz var, eşimin Anneler gününü az masrafla nasıl kutlarım? Bir orkide aldım, bir de pasta alsam evde kessek çok mu gariban style olur? Yemeği kesin evde yeriz sonrası için dışarıda nasıl bir plan olabilir?
Selamlar, 2 yaşında bir bebemiz var, eşimin Anneler gününü az masrafla nasıl kutlarım? Bir orkide aldım, bir de pasta alsam evde kessek çok mu gariban style olur? Yemeği kesin evde yeriz sonrası için dışarıda nasıl bir plan olabilir?
0
eisberg
(10.05.26)
Daha napacaksın ki?
0
ekimoloji
(10.05.26)
Eşin seni biliyor sen eşini biliyorsun, gariban style olsa ne olur olmasa ne olur, önemli olan senin ona olan sevgin ve ilgin bence. Dışarı çıkılacaksa, bu aralar ihtiyacı olan türde bir mekan seçilebilir... ne yapmayı seviyorsa ve neye ihtiyacı varsa artık.
0
cigerdelen
(10.05.26)
anneler gününde pasta ilginç geldi bana. onun yerine başka bir tatlı alın. geç kalmış da olabilirim :)
0
co2s2
(10.05.26)
daha ne olacak hocam, abartmayın.

hediye alacaksanız başka bir gün alın. sonra standart günler çileye dönüyor.

ha çocuğunuzun annesi bol bol hediye alın farklı günlerde.
0
gurur
(10.05.26)
çocuğu al, 3-4 saat evden uzaklaş. kadın az kafayı toplasın, dinlensin. veya çocuğa ben bakacağım sen arkadaşlarınla vakit geçir de.

genç annelere bundan kral anneler günü hediyesi yok.
-4
galahad reloaded
(11.05.26)
(13)

istifa etmeli miyim?

estimated time left
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar
merhaba. iki ay önce yeni bir işe başlamıştım (deneme süreci 6 ay). iş remote ve geçen hafta birlikte çalışmak için onların yanına gittim. her neyse 5 gün beraber çalıştık, toplantılar vs gayet iyi geçti, en azından benim için.

her iki haftada bir yöneticimle birebir görüşmem var. son birebire kadar sürekli olumlu feedback alıyordum. bugün yaptığımız birebirde sana kötü haberlerim var diyerek konuya başladı. gidişattan çok memnun kalmadıklarını, çalışmak istedikleri kişinin daha farklı olduğunu ya da daha farklı şekilde çalışmasını beklediklerini söyledi. sonraki feedbacke kadar kendimi kanıtlamam gerektiğine dair başka şeyler de ekledi.

benim tecrübeme göre istifa etmeliyim. bana göre feedback toplantıları bu şekilde yapılmaz, bu konuşma tamamen işten çıkarma konuşması gibiydi. istifa etmesem ve gerçekten beklentilerini karşıladığım durumu düşünürsek 2 hafta sonra devam etmek benim için zor olacak. sizin yorumunuz nedir?
📊 istifa etmeli miyim?
evet %25.9 (7)
hayır en azından 2 hafta daha çalış %74.1 (20)
0
estimated time left
(07.05.26)
senaryo anlattığın gibiyse gidişattan memnun kalmadık diye birşey olamaz. KPI'larını gösterir bak burda eksiğin var, bunu kapatmak için bunları yapmamız gerekiyor falan demesi lazım. sikerler öyle işi. çıkarmak isterlerse tazminatını almadan çıkma. iş bulmak her zamankinden daha zor şu an.
0
plastic_angel
(07.05.26)
Et gitsin ya sokayım böyle dünyaya zaten sıkışırsan toplarız aramızda. İsyan ulan
-5
gobekliraki
(07.05.26)
iş bulmadan istifa etme, inceden başla iş başvurularına, görüşmelere.
0
selam
(07.05.26)
Sen niye istifa ediyorsun. Onlar kovsun.
Oh valla hem ise al hem de hiçbir sey vermeden üc bes lafla yolla.
-1
Purple life
(07.05.26)
2 ay önce başlamışsın. neden istifa ediyorsun, onlar kovsun laf mı şimdi? istifa et tabii ki. Kovunca bir kazancı mı var deneme süresinde? Deneme süresi dolmadan kovacaklar. Sonra bir referans ya da neden ayrıldın sorusu olunca istifa ettim demek başka işten çıkarıldım demek, en kötüsü şirketten birisinin işten çıkarttık demesi olur.
0
gabe h coud
(07.05.26)
o başka kişide ya da çalışma biçiminde görmek istedikleri farkları belirtmedi mi?
istifa etmeyin, enseyi de karartmayın. iki hafta iki haftadır; bekleyip görün derim.
0
lil siztah
(07.05.26)
bu durum tamamen seninle ilgili. farkli yerlerden is teklifleri alabileceksen sizinle calismaktan memnun degilim der istifayi basar cikarsin ama isten ciktiginda basinda bin turlu finansal kriz belirecekse kapitalist duzene ayak uydurmaya bakmalisin.

insan su misali icinde bulundugu duruma gore sekil alir. bence sen de oyle yap.
0
johnnie w lker
(07.05.26)
istifa etme ama is aramaya basla.
buyuk ihtimal yakinda kovulacaksin.
0
cooperr
(07.05.26)
iş aramadan kesinlikle istifa etme.
acilen iş bul.
tüm yakınlarına haber sal.
cv'ni düzenle.
bol şans!
0
rain when i die
(08.05.26)
Normal şartlarda 2 aylık bir çalışana 5 günlük yüz yüze çalışma sonrası bu denli sert bir pivot yapılması, kararın aslında o 5 gün içinde verildiğini gösteriyor.

Gerçek bir performans geliştirme süreci, somut hedefler ve bir yol haritası listesiyle gelir. Ucu açık, beklediğimiz kişi değilsin gibi ifadeler genellikle teknik beceriden ziyade kafaların uyuşmadığını gösteriyor.

Eğer maddi olarak sizi çok zorlamayacaksa, bir sonraki feedback toplantısını beklemeyin derim. Yöneticine gidip; 'Son görüşmemizden sonra beklentiler ve mevcut durum arasındaki farkın, kısa sürede kapanmayacak kadar yapısal olduğunu anladım. Şirket kültürüne ve beklentilere tam uyum sağlayamayacağımı hissettiğim bir noktada, her iki tarafın da vaktini çalmamak adına deneme süreci içerisinde istifamı sunmak istiyorum' diyerek profesyonel bir çıkış yapabilirsin. Bu biraz da sizin duruşunuzu gösterir.
+1
galahad reloaded
(08.05.26)
İstifa etme. İş ara. bulunca edersin.
Deneme süresi iki ay olmalı. Bu süre dolmadıysa ve küçülmeye gideceklerse gözden çıkartmış olabilirler ve yolunu yapıyor olabilirler.
Neden olumsuz geri bildirim verdiklerini anlamaya çalış. Bir sonraki işinde sana faydası olabilir.
0
burfak
(08.05.26)
deneme süreci iş kanununa göre 6 ay değil 2 ay. sözleşmede 6 ay yazsa da farketmez.

genelde firmalar 2 ay, 6 ay , 12 ay şeklinde çıkarmalar yapiyorlar. performans diyolar da aslında olay sizin haklarınız.

muhtemelen devam edecekseniz de 6 ay 12 ay civarı çıkarırlar sizi. iş arayın.
0
kveldulv
(08.05.26)
Bizde böyle iki kızla olay oldu hatta birinin çıkışı verilecekti biraz beklendi, ikisi de şimdi şirketin en çalışkan insanları sadece toparlamadı çalışkanlıklarıyla olanları unutturdular hatta biri terfi de aldı, işine odaklan kendine 6 aylık hızlı Gonzales süresi tanı ve sıkı çalış, hiç bir şeye hayır deme ve işini temiz yap, uyumlu ol, bu zamanda iş bulmak zor, çıkıp aramak çok zahmetli.
0
Teran
(08.05.26)
(9)

doktora ne hediye alınır

Sadece soruyorum
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer. gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
arkadaşlar selam, cuma günü basit bir operasyon geçireceğim. doktora bi hediye almak istiyorum, çok pahalı olmayan ama eli boş gitmiş gibi de olmayan ne alabilirim? devlet hastanesi bu arada ameliyat olacağım yer.

gömlek gibi bi şey mi alayım yoksa lokum baklava gibi bi şey mi? ya da parfüm?
-1
Sadece soruyorum
(06.05.26)
lokum/baklava diyorum.
+1
elorelia
(06.05.26)
Şahsen tanımadığınız kişiye kıyafet gibi kişisel şeyler almak hem risk hem de gereksiz. Güzel bir kutu çikolata yaptırırsanız daha hoş olur. Kendisi yemese bile ikram edeceği kişiler vardır.
+3
ekimoloji
(06.05.26)
Biz ameliyat sonrası yapmıştık. Bölümdeki çalışan doktorlar ve hemşireler için ağam'dan baklava, doktor için de divan'dan çikolata almıştık.
-1
logisticsmanager
(06.05.26)
son model crocs aldım ben geçen hafta 4500 tlye.
değiştirme kartı da koydum.
0
plastic_angel
(06.05.26)
gabe h coud
(06.05.26)
annem ve babam doktor. babam çok gömlek “tükettiğinden” eve gelen en kullanışlı hediyeler hep vakko gömleklerdi. değiştirme kartıyla beden değişikliği de yapılabiliyor gayet. uğraşmak istemiyorsanız çikolata, baklava alın geçin derim. Düşünmeniz yeterli.
0
eileengray
(06.05.26)
Olm ne çeşit insansınız birisi aldığı yerin adını yazmış bak pahalıdan aldım demek için diğeri ben daha zenginim diye link vermiş.
Doktora ne hediyesi onu da anlamadım da a101-bim hediye çeki diyorum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
doktor eşiyim.

dövmeyin veya küfür etmeyin yeterli. onların işi o, güler yüzle teşekkür ve allah razı olsun yeterli oluyor.
0
galahad reloaded
(06.05.26)
Değişim kartı ile birlikte erkek ise gömlek kadın ise ipek fular. Beğenmezse hoşuna giden başka ürün alır.
0
Aydan Dustum
(06.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(18)

Sevgilinin yapış yapış yakın arkadaş grubu

seni tanıdığım güne lanet olsun
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor. Şimdi şöy
Flörtten sevgililiğe giden bir ilişkim var. Adamın 5 erkek (2'si bazen benimkinde kalıyor) ve 4 kadın çok yakın arkadaşı var. Hep grupça takılıyorlar, herkes birbiriyle çok iyi anlaşıyor, ayrıca birlikte iş de yapıyorlar. Patron benimki, o yüzden arkadaş grubunda da lider genelde o oluyor.

Şimdi şöyle bir durum var ki ben kadınlardan 2 tanesinin (X ve Y) benimkinden hoşlandığına eminim. X uzun yıllardır arkadaşı, kadın beğeniyor belli ki ama olmayacağının farkında. Bu kadınla ilgili başka biri geçen yıl bir şeyler söylemiş ve benimki de durumu fark edip araya mesafe koymuş diye de duydum başka birinden. Hadi onu geçtim.

Y olan ve benimkinin aynı zamanda en sık görüşerek iş yaptığı kadın ise resmen ona yaranmak için çırpınıyor. Sürekli sadece ona özel cilveli ses, çocuk gibi bir haller, neredeyse her cümleye yiaaa diye güya tatlılık yaparak başlama falan. Bu kadın 3 yıl önce iş yaparken aralarına katılmış ve yakın arkadaş grubuna öyle dahil olmuş. Aynı zamanda gruptaki bir başka erkek (ki benimki de onu çok sever) ilk zamanlarda Y'den hoşlanıyormuş ama Y onu kesin bir şekilde reddetmiş. Benimki o dönem ufak ufak aralarını da yapmaya çalışmış ama olmamış.

Şu an gruptaki az önce bahsettiğim X ve bu erkek kişi dışındaki herkes bu kadınla benimkini çok yakıştırıyor ve birlikte olmalarını istiyor açık açık. Zaten adam onlara beni tanıştırınca o erkek kişi dışındaki herkes soğuk davrandı bana, hala da öyle. Sürekli biz bize şuraya gidelim, biz bize bunu yapalım planları yapılıyor ama ben asla yokum. Benimki sürekli beni hatırlatıyor, dahil ediyor falan ama onlarla vakit geçirmek istemiyorum. Bana kendimi fazlalık gibi hissettiriyorlar. Ayrıca birlikte olduğum insandan hoşlanan kadınlarla veya onu başka bir kadına yakıştıran insanlarla ne kendim yan yana olmayı ne onun yan yana olmasını istiyorum. Benimkine desem ya ne alakası var, asla öyle hissetmiyorlardır falan der eminim. E adam da onları hem çok seviyor hem kaç yıllık arkadaşları ve alışmış sürekli onlarla olmaya. Geldim diye arkadaşlarından koparamam, zaten hakkım da yok.

Başka ilginç bir bilgi, benimki ne zaman biriyle flört etse birkaç aydan uzun sürememiş çünkü ya gruptaki kadınlar o kadını aşırı sevip aşkımmmm bebeğimmmm diye dibinden ayrılmamış ya da bana yaptıkları gibi soğuk davranmışlar. Ayrıca gruptaki hiç kimsenin uzun yıllardır hiç ilişkisi hatta flörtü bile olmamış. Buna o kadar şaşırdım ki. Yılbaşında bile nolur sana gelelim diyerek sabahtan benimkinin evine geldiler, biz gece 3 gibi eve gelip onlara katıldık. Bir tek ev arkadaşı olan bir erkek ve zamanında Y'den hoşlanan erkek arada flört falan deniyor ama o da sürmüyor. Bana çok hastalıklı geldi bunların hali bir noktada ya.

Bir iki ay önce adamın doğum günüydü ve evinde baş başa vakit geçirelim dedik ki bir de bunu arkadaşlarına haber verecek halimiz yok zaten. Akşam kapı çaldı ve balonlar, pastalar, kamera elde ve açık falan doğum gününü kutlamaya gelmişler. Bana da aaa biz seni unutmuştuk ya hiç aklımıza gelmedi dediler. Sonunda git de denemedi ama gecemiz ve ertesi günümüz rezil oldu çünkü sabaha kadar kaldılar.

Mesela bazen X'in canı sıkılıyor ve ya sende kalmaya geldim diyerek gelip benimkinde kalıyor o diğer 2 erkek de evdeyse. Ya da Y bazen ya kahvaltı hazırlamaya geldim diye eve gelip bu 3 erkeğe sabah kahvaltı hazırlıyor, dur bir de börek açayım diyor akşama kalıp falan. Erkekler de abi bu kız tam evlenilecek kız değil mi ya diyor güya şakayla ara sıra. Evde geçen hep birlikte oturuyoruz ve kahve makinesini bulamadım. Y diyor ki sen şimdi bilmezsin yerini, onu ben alttaki dolaba koydum.

Ya sizin bizim ilişkimizde yeriniz ne? Sizin bu adamın evinde işiniz ne? Biz niye bu ilişkiyi futbol takımı gibi yaşıyoruz? Erkekler de dahil siz niye bu adamın evinden çıkmıyorsunuz? Biliyorum esas problemli olan benimki çünkü yıllardır asla sınır koyamamış. Bir de herkes yerini bilir özellikle iş söz konusuysa diye onlara hadlerini bildirdiğini falan sanıyor ama alakası yok.

Adamın bunlar dışında her şeyinden memnun sayılırım ama ona söylesem özellikle Y ve erkeklerin tavrını asla konduramayacağını, kabul etmeyeceğini düşünüyorum. Sonradan gelip adamın herkesle arasını bozan da olmak istemediğim için özellikle bu insanlara karşı rahatsız olduğumu da pek belli etmedim ki etsem de toplu halde inkar edip beni kötü yapacaklarına eminim. Ben hiç uğraşmayıp bu aile olmuş insanları birbirine bırakıp gideyim mi ya? Ya da şansımı denemek adına bir benimkine söyleyip en sonunda onun gözünde muhtemelen fitne fesat olayım mı? Aslında kaç aydır rahatsızım ama bugün yine bir şey oldu onun üzerine sormak istedim. Yaşananların çoğunu yazmadım bile, bunlar sadece iki üç küçük şey. Yaşlar 35 ve üstü. Sadece ara sıra bunun evinde kalan 2 erkek kişisi 30'ların başında.
-1
seni tanıdığım güne lanet olsun
(04.05.26)
Erkek arkadaşınızın tavrı net gibi, onun için bu bahsettiğiniz iki kişiyle ilgili bir endişeye gerek yok gibi görünüyor anlattığınız kadarıyla.

Şöyle ki, elinizdeki malzeme bu. Bu kızlarla ilişkinin bu aşamasında rekabete girerseniz kaybedersiniz.

Sizin arada kalmış halinizi kurtaracak tek davranış sanırım "yerinde ağır olan" insan olmak. Rekabet etmemelisiniz. Bu senaryodan ancak özgüvenle çıkılır heralde. Her şeye onay verin demiyorum, ama yeri geldiğinde erkek arkadaşınıza sakin şekilde "ne alaka anlamadım, sizin bazı şeyleriniz bana uzak ama senin çevren, bildiğin gibi yap" tavrını da gösterebilirsiniz. Sizin olaya bakışınız bu çünkü.

İlişki ilerler ve olgunlaşırsa belki o zamana kadar siz de ortama ısınırsınız veya o aşamada daha farklı bir tavır takınabilirsiniz. Ama bu o zamanın konusu.
+4
akhenaten
(04.05.26)
Cemaat yapılanmasının içine düşmüşsün kolay gelsin. Yıllar içinde baya katılaşmıştır. Aralarına almazlar.
Akhenatenin dediği gibi özgüvenini kaybetmeden sağlam basmaya çalış. Artık gerisi seninkine kalmış. Cemaat olarak mı devam edicek yoksa başka bişeyi yaşamaya cesaret edicek mi bakıcaksın.
+5
benim bir gizli bildiğim var
(04.05.26)
Bir sitcom evrenine düşmüşsünüz gibi adeta.
+5
peki madem
(04.05.26)
flortum degil de arkadas cevrem vardi bunlari bir arada tutan seyin ne oldugu belli, ben dayanamadim seviyesizliklerine. aileniz yok diye herkesi aile zannetme olayina bi son verelim ayrica aileler bile bu kadar gevsek olmuyo. biz daha kendi esimizle “me time”lar, kisisel alanlar kavgasi yaparken bunlarin kaynana gibi her dk tepede bitmeleri ciks biz almayalim.

iliski stiliniz ve sikayetleriniz hakkinda acik ve sakin bi diyalog yasanmali. uzaklasirsa da uzaklassin sonrasi adamin kendi tercihi olur uzaklasmazsa da siz yolunuza bakarsiniz. boyle yetiskin ergenlere bir gun bile ayirmak zul
+4
ala09
(04.05.26)
Nasıl olsa sevgililik moduna geçince dört beş aya ayrılırsınız siz de, birbirinizin düzenini bozmayın, bu kişiler neticede sonradan düşmemiş hayatınıza hep varmış, sen de bile isteye bu sisteme dahil olup şimdi de şikayet ediyor gibisin, yapacak bir şey yok.
+3
kizil karga
(04.05.26)
ortam hiç samimi gelmiyor. siz gruba sonradan girdiginiz icin disaridan bir gozle daha net gorebiliyorsunuz ama erkek arkadasiniz maalesef fark etmiyor ya da ortami bozmamak icin bisey demiyor. En ustteki yoruma katiliyorum. Rekabete girip ortami bozan sanki sizmissiniz gibi olmayin ama iliskiniz derinlestikce erkek arkadasiniz da sizi anlayacak konuma gelecektir. Digerleri de yapmaya calistiklari seyden vazgecer gibime geliyor eger sizden istedikleri tepkiyi alamazlarsa.
+1
acelaacedebela
(05.05.26)
of of of, evlerden ırak ortam. sizin de dediğiniz gibi, elemana anlatsanız bile kabul etmeyecek ve bir şekilde siz kötü olacaksınız. en temizi yol yakınken bu toksik ortamdan kurtarın kendinizi (bir özeleştiri olarak bekara karı boşamak kolay diyeyim burada). içinizde kalmasın istiyorsanız da ayrılırken elemana şöyle açıklama yapın: “çok toksik ve vıcık vıcık bir arkadaş grubunuz var ve ben bu yaştan sonra böyle bir ortam içerisinde olmak istemiyorum. sana da tavsiyem, bundan sonra sürdürülebilir bir ilişkin olmasını istiyorsan ya bu gruptan uzaklaş, ya da x/y kaltaklarından (bu lafı söylemeniz lazım, yoksa istenen etkiyi yaratmaz) biri ile birlikte ol. başka türlü ilişki yürütemezsin.”. sonrasında sizi vazgeçirmeye çalışır, “aman gruptan uzaklaştım, arama mesafe koydum vs.” derse de geri adım atmayın, zira dediğini yapıp araya mesafe koysa bile ileride bunu size karşı illaki kullanır. “ben senin için 15 yıllık arkadaş çevremden vazgeçtim” lafını duyarsınız.

son olarak bu elemanın x ve y’nin ilgisini anlamaması, diğer elemanlarla bunun muhabbetini yapmaması mümkün değil. bu ilgi, bu ortam elemanın hoşuna dahi gidiyordur.
+2
shadowfollower
(05.05.26)
öğrenciyken bu kadar okusam mühendis olurdum. bi özet geçeydin abla.
+2
faberkastelli
(05.05.26)
valla bu yazdığınıza göre en normal kişi sizsiniz, sakın kendinizi suçlamayın. temel problem ise erkek arkadaşınız. orada tarikat yapılanması var, kaçın kurtulun.

Erkek arkadaşınız hem patron hem de grubun merkezi olduğu için bu 'hayran olunma' ve 'vazgeçilmez olma' durumundan içten içe besleniyor olabilir. Sınır koymamasının sebebi; ya bu durumun nezaketsizlik olduğunu gerçekten anlamıyor (ki bu daha kötü) ya da arkadaşlarını kaybetme korkusuyla herkesi mutlu etme rolüne aşırı yapışmış durumda.

bir de kendisine ; Senin evinde kahve makinesinin yerini benim değil de bir başkasının bilip bana söylemesi, bizim mahrem alanımızın kalmadığını gösteriyor. Sen benim evime gelsen ve başka bir erkek arkadaşım 'o orada değil şurada' dese ne hissederdin? diye sorar mısınız? valla çok merak ettim yanıtını.
+4
galahad reloaded
(05.05.26)
muhtemelen adaya veda eden isim sen olacaksın. zaten en hayırlısı da bu. habersiz doğum günü için kapıya dayanıp sana haber vermemeleri vs sevgilinin bile rahatsız olması gereken bir durum. ama etmediğine göre o grup içindeki konumun belli zaten.

adamın da kadınlardan gelen ilgi alakanın farkında ve bu durumdan hoşnut olduğuna neredeyse eminim.

ben olsam maddeler halinde bi kağıda yazar, ezberler, sonra sunum yapar gibi karşısına çıkardım. böyle böyle olması normal mi diye kendisini bi sorgulardım. muhtemelen salağa yatacaktır ve ciddi bi adım atmayacaktır. bu da senin gidiş biletin olur.
+2
elorelia
(05.05.26)
siz anlatirken ben sıkıldım.
0
sinematikcrop
(05.05.26)
genelde bu tipler hayatsız oluyor. kabile tipi yaşamayı modernlik, nyc tipi yaşam tarzı olarak görüyorlar.

ilkokul ve lise yıllarından tanıdığım sonra da vine ünlüsü olup patlayıp giden böyle bir arkadaş grubunun birtakım üyeleriyle instagramdan takipleşiyoruz. sizin bahsettiğiniz bir şekilde hayatları var hatta siz öyle anlatınca acaba onlar mı dedim. adeta bir sosyal antropolog gibi inceliyorum onları gangbang tarzı yaşıyorlar.

bence bacım sen kaç kurtar kendini bunlar gün olur birbirleriyle evlenir boşanır çocukları evlenir onlar da boşanır böyle simbiyotik bir yaşam.
+1
Hallegadola
(05.05.26)
muhtemelen çok yıpranıp ayrılmak zorunda kalacaksın zaten. bence şimdiden uzaklaş, adam mı yok memlekette.
+1
antihero
(05.05.26)
@Hallegadola

Gangbang tarzı ne oluyor tam olarak?
0
himmet dayi
(05.05.26)
Makul argümanlarla sıkıntımı belli ederdim ben olsam. Hani kıskanç sevgili gibi değil de hangi olayların size nasıl hissettirdiği, sizin hayalinizdeki ilişki şekli gibi ve nelerden neden rahatsız olduğunuz gibi. Karşı taraftan saçma bir cevap gelirse de yallah defolsun gitsin.
+3
inawen
(05.05.26)
O ne yahu "friends", "how i met your mother" evi gibi :))

Kendinizi ortama adapte etmek dışında şansınız yok, ya bu deveyi güdersin, ya bu diyardan gidersin durumu var.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
nick-entry uyumu :)
0
banach
(06.05.26)
siz hep sorun "arkadaş" olan kişilermiş gibi anlatmışsınız ama burda ki en büyük red flag erkek arkadaşınızın kişisel alanlarını çizemeyen, alan işgalini normal bulan, arkadaş grubu dinamiği/mahremiyet kavramları yokmuş vb. şeklinde davranması. bütün bu olanlar "arkadaş" kişilerinden bağımsız olarak erkek arkadaşınızın onlara açtığı oyun alanında yaşanıyor. o açıyor yanı bu alanı onlara komple. siz bunu kabullenmek yerine onun açtığı alanda tepinen arkadaşlarına kurulmuşsunuz.

sizin tek bir muhatabınız var, erkek arkadaşınız/onun kişiliği. şapkanızı önünüze koyup ben böyle biriyle olmak istiyor muyum diye soracaksınız, tek dengeli çözüm yolu da bu. boşu boşuna diğerleriyle ilgili durumları zihninizde köpürtüp kendinizi yormayın yani, bu yöntemden sağlıklı bir karar çıkmaz.
+1
Phoebe
(08.05.26)
(1)

Berlin - 1-2-3 Mayıs

enteg
Birisi benzer bir şey yazmış bana da sonra mantıklı geldi. Couchsurfingten event oluşturup insan arayacağıma buraya yazarım dedim. 1 Mayıs akşamı, 2 Mayıs ve 3 Mayıs'ın çoğunda Berlin'de olacağım. Çay kahve içmek isteyen, akşam takılırız diyen, ben de şehri gezeceğim diyen olursa haber etsin. Ben da
Birisi benzer bir şey yazmış bana da sonra mantıklı geldi. Couchsurfingten event oluşturup insan arayacağıma buraya yazarım dedim. 1 Mayıs akşamı, 2 Mayıs ve 3 Mayıs'ın çoğunda Berlin'de olacağım. Çay kahve içmek isteyen, akşam takılırız diyen, ben de şehri gezeceğim diyen olursa haber etsin. Ben daha önce gitmedim şehri gezmek öncelikli amacım. Size de yapışmam, sizin yapışmanıza da izin vermem sıkılırsam ben giderim sıkılırsanız siz kalkın gidin. üzmem üzdürmem :). önemliyse, erkeğim.

Bu arada internette pek tabi birçok bilgi var, yine de şurayı gez dediğiniz, şunu ye dediğiniz varsa yazın. şurda kal dediğiniz varsa da yazın. daha ayarlamadım ama siz yazdığınızda ayarlamış olabilirim. eli kulağında.
📊 Nasıl?

Bu anket sona erdi. 10 oy kullanıldı.

0
enteg
(30.04.26)
buranın kokteylleri güzeldir.
www.thealchemist.de

hamburger seviyorsanız Burgermeister iyi bir seçenektir. bir çok yerde var, ama öz hakiki olan kreuzberg' de tuvaletten bozma bir yer. oturma yeri yok, ayakta yiyorsunuz :)
+1
galahad reloaded
(30.04.26)
(5)

Mayo nasıl seçeyim? Şort değil (erkek)

michael_knight
Gideceğim havuzda şort yasakmış.Slip mayo veya boxer mayo gibi tene yapışanlardan giymek zorundaymışım.Yarın decathlon'a gidip alacağım.Seçmek için özel bir şey bilmem gerekmiyor herhalde di mi? Bir öneriniz olur mu?Çıplak gibi bi garip hissedeceğim di mi? Tene yapışacak ve her yeri de belli edecek
Gideceğim havuzda şort yasakmış.
Slip mayo veya boxer mayo gibi tene yapışanlardan giymek zorundaymışım.
Yarın decathlon'a gidip alacağım.

Seçmek için özel bir şey bilmem gerekmiyor herhalde di mi? Bir öneriniz olur mu?
Çıplak gibi bi garip hissedeceğim di mi? Tene yapışacak ve her yeri de belli edecek di mi?

Bilginiz yoksa da acımı, endişemi, utangaçlığımı paylaşıp motive ederseniz sevinirim.
-2
michael_knight
(29.04.26)
Valla açıkçası pek bir şey olmayacak, eskiden herkes bunlardan giyiyordu zaten. Siz de ilkten farklı geldiği için biraz garipseyeceksiniz, sonra zaten herkes aynı olduğundan beyniniz bunla meşgul olmayı bırakacak ve hayatınıza devam edeceksiniz. Psikoloji 101 gibi bir şey.
+3
akhenaten
(29.04.26)
havuz, deniz, plaj kıyafeti mayodur zaten. şortla suya girme fikri kimden çıktı çok merak ediyorum. şortla haşır huşur yüzülmediği gibi kayıyor yapışıyor daha çok belli ediyor. şahsen asla şort giymem.

bakınız sene 1976 herkes mayolu
www.facebook.com
-1
yurtsuz john
(29.04.26)
boxer mayo alacaksan, üzerine tam oturan bir boxerın ölçülerini al, mayo da bu ölçüyü geçmesin. çünkü suya girince mayo genişliyor. yani mayo biraz sıkı olacak. eğer büyük alırsan her yerini belli eder.
+1
malheiros
(29.04.26)
arena veya speedo gibi markalara bakabilirsin. slip mayo etek trasi yoksa giymemen gereken bir sey bu arada,

bunlarin tene yapisan performans mayolari oluyor. sort seklinde olanlara bak. havuzda bu tarz yapisan mayolarla yuzmek daha kolaydir. denizde de oyle aslinda ama cikinca tuhaf tabi. o nedenle sort giyiyoruz.
0
antikadimag
(30.04.26)
hocam 1972 olimpiyatları Mark Spitz mayosu gibi bir şey çok açar valla :))

www.hollywoodreporter.com
+1
galahad reloaded
(30.04.26)
(3)

Ucuza Yurtdışı Uçak Bileti Denk Getirmek

lapetitemort
Bunu nasıl yapıyorsunuz?Kafamdaki şey şu; gezmek için listemde olan ülkelerden hangisi için ucuz uçak bileti denk getirebilirsem oraya tatil ayarlayacağım. Bunu takip ettiğiniz bir kaynak var mı?
Bunu nasıl yapıyorsunuz?
Kafamdaki şey şu; gezmek için listemde olan ülkelerden hangisi için ucuz uçak bileti denk getirebilirsem oraya tatil ayarlayacağım. Bunu takip ettiğiniz bir kaynak var mı?
0
lapetitemort
(27.04.26)
ruhlardan esinlenen karga
(27.04.26)
skyscanner.

kalkis: sehrin
gidis: tum dunya
+2
buenosdias
(27.04.26)
pegasus kampanyaları işimi görüyor.
+1
galahad reloaded
(27.04.26)
(13)

Bu İş Görüşmesi Sonrası Maili Olumsuz Mu Sizce?

lapetitemort
Dear X,Thank you for taking the time to interview with us and for the interest you have shown in joining our team. We truly appreciate the effort you put into your application and the discussion we had during the interview process. We are impressed with your background. However, we would like to in
Dear X,

Thank you for taking the time to interview with us and for the interest you have shown in joining our team. We truly appreciate the effort you put into your application and the discussion we had during the interview process.

We are impressed with your background. However, we would like to inform you that your application for the position will be taking some time to finalize, as your profile is currently kept on hold. In the meantime, if you receive another opportunity, please feel free to pursue it.

We will reach out to you should there be any further progress regarding this position.

We sincerely thank you for your time and interest in our organisation and wish you continued success in your professional journey.
📊 Mailin Tonu?

Bu anket sona erdi. 47 oy kullanıldı.

0
lapetitemort
(23.04.26)
olmamış.
0
summerjam0306
(23.04.26)
"biz sizi ararız" afili versiyon.
0
anon1m
(23.04.26)
"if you receive another opportunity, please feel free to pursue it."
daha ne desin ?
+1
orpheus
(23.04.26)
ümit vermedim diyen ik'nın mail'i
0
WithWorth
(23.04.26)
Açıkça olumsuz üzgünüm. bu olmaz başkası olur. Kolaylık ve sabır diliyorum bu süreçte.
0
akhenaten
(23.04.26)
Pursue it demeyeymiş iyiymiş :/
+1
condom kurşunu
(23.04.26)
sen cok iyi bir insansin ama sevgilim var.
+3
buenosdias
(23.04.26)
However sonrasi olumlu bir sey gelmez zaten.
0
duster
(23.04.26)
ne sacma bir email. haklisin ne dedikleri anlasilmiyor. "your application for the position will be taking some time to finalize, as your profile is currently kept on hold." bu kisim kafa karistirici.

benim anladigim waitlist gibi bir sey. sen yok gibi devam et.
0
antikadimag
(23.04.26)
sorun sende değil bende diyor.
+1
parka
(24.04.26)
insan kaynakları ekosisteminde 'karıncayı s2ceksin ama belini incitmeyeceksin' tavrının tipik örneklerinden biri ;

' if you receive another opportunity, please feel free to pursue it.'
meali : Başka bir fırsat elde ederseniz, lütfen değerlendirmekten çekinmeyin.
anlamanız gereken : kardeşim kusura bakma uygun değilsin, başka iş bak.

eskiden 'cv'niz bilgi bankamızda saklanacaktır ve ihtiyaç halinde değerlendirilecektir' derlerdi.
0
galahad reloaded
(24.04.26)
Abi bir şey diyeceğim, biz bunu yaptık:(
2024 sonu, ben müdürün yerine geçiyorum ve benim yerime birini arıyoruz.
Biz bir aday bulduk, görüşme yaptık, çok beğendik. Tamam diyecegiz, şirket o dönem bize alımlar 2024 sonu için işe alımlar donduruldu, 2025 başı açılacak dedi. Biz de adaya aynen senin bu dediğini ama daha direkt söyledik; böyle böyle. Is bulursan git ama bulamazsan biz sana 2025 başı geleceğiz.
Sonuç? Reorganizasyon, bütün operasyonel işler doğu avrupa ve Hindistan'a taşınıyor. Sadece stratejik işler kalıyor. 2024 yılı sonunda öğrendik, her şey değişti ondan sonra.

Kısacası yalan da olmayabilir. Özellikle büyük sirketse gerçekten ben bıktım bazı kararlarindan :(
0
logisticsmanager
(24.04.26)
net olumsuz.
0
cooperr
(25.04.26)
(7)

Bir veya iki gecelik tatil önerisi

en bi orijinal
Selamlar,Yaş 46 erkek kişiyim. Evde hanımla durumlar azıcık sıkıntılı, 23 Nisan’ın arkasındaki cumayı da izin alıp bir yerlere gidip kafa dinlemek istiyorum ama yer yön bulamadım kendime. Antalya çıkışlı olacak 1-2 gece tek erkeğe uygun yer önerebilir misiniz?
Selamlar,

Yaş 46 erkek kişiyim.

Evde hanımla durumlar azıcık sıkıntılı, 23 Nisan’ın arkasındaki cumayı da izin alıp bir yerlere gidip kafa dinlemek istiyorum ama yer yön bulamadım kendime.

Antalya çıkışlı olacak 1-2 gece tek erkeğe uygun yer önerebilir misiniz?
0
en bi orijinal
(20.04.26)
kaş' a gidin dalış yapın hocam. kafayı dağıtır. hem sosyal ortamdır, en kötü kaptanla takılırsınız.

akşamda dünya kadar demlenecek mekan var.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Adrasan, Olimpos, Kaş, Akyaka, Akbük... Çok zengin bi coğrafyadasınız tadını çıkarın.
0
amelie poulain
(20.04.26)
Batı Antalya tarafı aklıma geldi ama beldeler bu ara çok sakin değil midir?
0
🌸en bi orijinal
(20.04.26)
yunan'a gec?
0
cooperr
(20.04.26)
@cooperr yol uzun 1-2 gece için. Antalya’dan Fethiye, Marmaris veya Kuşadası en kötü.
0
🌸en bi orijinal
(21.04.26)
kıbrıs
+2
bobinhoo
(22.04.26)
kaş'ta sezon çoğunlukla mayıs sonuna doğru açılıyor. bu sene bayram sebebiyle öne çekilir ama bu hafta çok hareketli olacağını sanmıyorum.
antik kent gezmeyi seviyorsanız, bu havalar çok uygun. fethiye civarları için iyi bir kafa dağıtma aktivitesi olabilir.
0
lil siztah
(22.04.26)
(12)

Yurtdışında İş Bulduğumuzda Ne Zaman İstifa Etmeliyiz?

lapetitemort
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğ
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.
Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.
Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?

Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğinde mi? Yoksa teklifi alır almaz mı? Bu süreci nasıl idare etmek lazım? Ortada kalmak istemiyorum.

Şirketim ihbar süresinde çalıştırmak isteyebilir (2 ay).
50 gün kadar da yıllık iznim var.
+1
lapetitemort
(20.04.26)
vize oturum vs netleştiğinde istifa ederdim ben olsam
+3
jelly bear
(20.04.26)
Tabiki olabilir. Benim bir arkadaşımda 8 ay falan sürmüştü zamanında.
Sakın teklif alır almaz istifa etme. Yapabileceğin en büyük hata olur. Eline gideceğin ülkeden belge gelene kadar istifa etme yani.
+1
logisticsmanager
(20.04.26)
vizenizi aldıktan, iş sözleşmenizi karşılıklı olarak imzaladıktan sonra söyleyin. ihbarınız yanabilir gerçi ama yapacak bir şey yok. çoğu şirket aslında iyi performans gösteremeyeceği için çalışanlarına zorluk çıkartmıyor hemen yollar ayrılıyor ama durumunuz nasıldır bilmiyorum.
0
elektr10
(20.04.26)
yıllık iznin varmış zaten. o yüzden her şey kesinleşsin uçak bileti aldığın gün söylersin.
+1
gercekdunya
(20.04.26)
is sozlesmesi imzalandiktan sonra
+1
pasaklıpepee
(20.04.26)
Calisma iznin cikmadan once kesinlikle istifa etmiyorsun. Durumu netlestirmek icin de yeni sirkete haber verip calisma iznin ciktiktan sonra eski sirekete bildirecegini soyluyorsun. Surec biraz uzuyor boyle ama en dogru ve guvenilir yol bu.
+3
synesthesia
(20.04.26)
bazı çalışanlar çok romantik düşünüyor. Patron siz işe geldiğiniz gün öğlen yemeginde kovup ihbar süresini ödeyip işe başlatmama hakkına sahip. Siz de son ana kadar çalışıp istifa edersiniz en fazla ihbar süresini firmaya ödersiniz.

işler her zaman ters gidebilir, netleşinceye kadar ayrılmayın derim.
+1
liberal
(20.04.26)
yurt dışındaki firma ile sözleşme imzalanana ve çalışma vizesi alana kadar mevcut işimi sürdürürdüm.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Ben oturum izni gelip geçici vizeyi pasaporta işlettikten sonra istifayı verdim. ihbar sürem azdı ama senin iznin olduğu için zaten anlaşabilirsiniz. Eğer oturum iznini almadan istifa edersen oturum onay süreci kafayı yedirtir. Her şey eksiksiz olsa bile reddedilme ihtimalini kafandan çıkaramıyorsun.
+1
himmet dayi
(20.04.26)
ben olsam var olan ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandıktan sonra istifa ederdim, diğer işe bi başlamış denemiş olurdum bi süre
+1
mezzosprite
(20.04.26)
is akdinin imzalanmasiyla calisma izninin gelmesi arasinda aylar var. dolayisiyla is akdini imzalayip istifa vermek gibi bir hataya dusmeyin.

ben arada uzun bir tatil yapmak istedigim icin, ab'den onay geldikten sonra Dtipi vize basvurusunu turkiye'de yaptigim gun istifa etmistim. dolayisiyla turkiye'den dtipi vize cikip biletler alinip tarihler netlesene kadar tatil yapmistim. isverenle de kisa bir ihbar suresinde anlasmistik. isveren ile iliskilerinize de bagli elbette. yaza denk geldigi icin de yaz tatili olmustu.
+1
kassiopeia
(20.04.26)
yurtdisinda yasiyorum. cok korkunc hikayeler duydum. ozellikle buyuk firmalar daha acimasiz olabiliyor. ilk iki ay deneme sureci oldugu icin son gun bile "tesekkurler, sizinle devam etmeyecegiz" diyebilir. hatta geldigi gun reddedilip ise bile baslayamayan gordum. isim de vereyim, booking.com yapmisti. pozisyona ihtiyacimiz olmadigini farkettik demislerdi. e tabi is olmadan vize devam etmiyor, gelen adam kira ayarlamis, kontrat yapmis, o kadar tasinma bilmemne.

baska bi ornek
yakin bi arkadasim kontrat imzaladi. 2 ay sonra baslayacak. bu arada yazismalar suruyor, is sozlesmesini, yan haklarin detaylarini falan soruyor aklina geldikce mail atiyor. bikac hafta sonra bi mail geldi. teklifimizi geri cekiyoruz dediler. bi aciklama da yoktu, kisa bisey yazmislardi. ustu kapali "cok soru soruyosun, beklentin kontrattan sonra artti, tercihimizden suphe duyduk ve iyi bir aday olmadigina karar verdik".. gibi biseydi.

yani risk her zaman var. olabildigince gec istifa edin. ihbar 1 ay ise atiyorum ucusa 2 hafta kala istifa edin, 2 haftasini calisin, 2 haftasinin parasini verip erken cikin, imkan varsa.
+1
sttc
(20.04.26)
(3)

yeşil pasaport

kutup_tilkisi
yeşil pasaportum var ve işimden ayrıldım. yeşil pasaportun avantajlarından faydalanarak bana kazanç sağlayabilecek ne yapabilirim?
yeşil pasaportum var ve işimden ayrıldım. yeşil pasaportun avantajlarından faydalanarak bana kazanç sağlayabilecek ne yapabilirim?
0
kutup_tilkisi
(20.04.26)
yurtdışı siparişleri getirebilirsin
kendine iş kurabilirsin (2. el highend ürünleri getirip satmak veya satanlara satmak)
belki sen buradaki yöresel/istenen ürünleri orada götürüp satabilirsin.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(20.04.26)
bir sektör belirleyip ilgili firmalara, "Sizin için şu fuara gidip şu kategorideki ürünleri inceleyebilir, numuneleri toplayabilir, fiyat alabilir ve size detaylı bir rapor sunabilirim" teklifi ile gidebilirsin.

veya firmalara 'inspection' hizmeti verebilirsin. firmanın sipariş verdiği ürünleri firma adına gidip denetleyebilirsin. sayı, nitelik, numune ile uyum vs.
+1
galahad reloaded
(20.04.26)
Koleksiyon ürünleri ucuza veya bulunmadığından dolayı yurtdışından toplayıp satabilirsiniz. Mesela benim yurtdışında yaşayan arkadaşlarım, müzik aletleri, koleksiyonluk oyuncak araba falan getiriyorlar. Hemen satılacak ürünler olursa kar marjları düşük oluyor tabi
+1
Unde bach canim
(20.04.26)
(5)

Portbagaj tavsiyesi

ananiyimioguz
7 kişilik suv aracın tüm koltuklarını açınca 190lt falan alan kalıyor. O da 7 kişinin eşyalarına yetmiyor.Bu gibi durumlar için takması çıkarması pratik (çünkü her zaman 7 kişi değiliz) bir portbagaj arıyorum.Fakat neye göre alınır bilmiyorum. Daha önce de hiç kullanmadım nelere dikkat edilir onu da
7 kişilik suv aracın tüm koltuklarını açınca 190lt falan alan kalıyor. O da 7 kişinin eşyalarına yetmiyor.

Bu gibi durumlar için takması çıkarması pratik (çünkü her zaman 7 kişi değiliz) bir portbagaj arıyorum.

Fakat neye göre alınır bilmiyorum. Daha önce de hiç kullanmadım nelere dikkat edilir onu da bilmiyorum.

Araçta hali hazırda yan çıtalar var. Ama onlara birbirine dik 2 çıta daha çekiliyor sanırım. Bu aparat portbagajın içinden mi çıkıyor?

Aerodinamiğini falan nasıl bileceğim? Yani hava direnci, sürtünmesi, ses yapıp yapmaması falan bunların bir standartı sertifikası falan var mı ne sormam lazım?

Sonra bunun içine konulan eşyalar sıcakta pişmiyor mu güneşin altında? Ona göre ısı yalıtım gibi bir şeyleri oluyor mu onun için neye dikkat etmem lazım?

Kaç litre olsun 400-500-600lt diye gidiyor. Almışken büyük olsun mantığı doğru mudur? Zaten sanırım 50-75 kg geçilmemesi gerekiyor ama en azından hacmi büyük, ağılığı az olan şeyler koyulabilir.

Bu işin piri thule sanırım genelde onu görüyorum yurt dışında veya gurbetçilerde. Fakat o kadar pahalı bir şey olmasına da gerek yok bence.

Ama işte 5bin liraya da var 200bin liraya da var neye göre seçicez bilmiyorum kullanıp memnun kaldığınız f/p ürünler var mı?

Direkt tavana konulan bezimsi şeyler de gördüm de şimdi yukarısı komple cam tavan, patlar matlar o riski alamam.
0
ananiyimioguz
(19.04.26)
İlk temel soruyu sorayım.

aracın üzerine kim çıkıp bavulları alacak?
0
galahad reloaded
(20.04.26)
ablama cruz marka almıştık tamamen aynı sebeplerden. markayla ürünle ilgili bir problem yok ama portbagaj meselesinin iki problemi var:

arabanın modeline ve portbagajın modeline göre kapalı otoparklara girmekte sorun yaşayabilirsiniz. mesela ablam o zamanki evinin kapalı otoparkına portbagajla giremiyordu. arabayı dışarı çıkartıp portbagaj montajını ve içine eşya koymayı dışarıda yapıyordu.

diğer problem de, portbagajı nerede muhafaza edeceksiniz? evde bir dolabın üstüne arkasına koymak mümkün değil. balkon vs lazım.

aracın üzerine çıkıp bavul almak problem değil. kapının iç kısmına doğru basıp bir şekilde yapıyorsunuz. kapının içine, kilit mekanizması olan yere monte edilen basamakçıklar da vardı yanlış hatırlamıyorsam. aerodinami çok dert olmaz diye düşünüyorum, zaten hepsi birbirine benziyor. evet uzun yolda ses çıkartıyor. yapacak bir şey yok.

elimdeki son bilgi : portbagaja sert bavul değil de, yumuşak torbalarla bir şeyler koyarsanız hacmi maksimum kullanmış olursunuz.
0
co2s2
(20.04.26)
@galahad reloaded, yani evet kapıyı açıp iç kısmına basıp koyar alırım ya o sıkıntı değil 2 metre boy var biraz işe yarasın.

@co2s2, teşekkürler aparmanın açık otopark tarafında bisikletleri ve motosikletleri koyduğumuz kapalı depo gibi bir alan var. hem oraya koyulabilir hem de giriş katta iş yerimiz var oraya da koyulabilir yani saklama yeri sıkıntımız yok. sitede kapalı otopark da yok şimdilik, yükseklik sıkıntı yaratmaz. ancak avm de falan denk gelirse... ki onda da dışarıya veya açığa park ederiz artık ne yapalım.

Ve evet yükte hafif hacimde büyük şeyleri tıkıştırcam. ama işte yine de güneşin altında içeriyi nasıl koruyor, ses sorunu olursa iade etmek için geç olur vs. gibi konuları bilemedim.
0
🌸ananiyimioguz
(20.04.26)
ses olacak ama rahatsız etmeyecektir.

güneşi ışık olarak içeri geçirmeyecek, ama içerisi cayır cayır yanacak.
0
co2s2
(20.04.26)
Ben bir süre kullandım, açıkçası çok mecbur değilseniz kullanımı biraz sıkıntılı, benimkinin özellikle ara atkı çitalarından ıslık sesi geliyordu, bir şekilde delikleri kapatıp hallediyordum sonra yolda tekrar başlıyordu. Özellikle bu sebepten kullanmayı bıraktım, bunun dışında da bir şey yükleyip almak zor oluyordu. Güneşten boyası da kötüleşti beyaz bagaj yer yer krem oldu vs.
0
creepy
(20.04.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.